Van'da 29 haftalıkken 1100, 1300 ve ikisi de 1200 gram ağırlığında dünyaya gelen dördüzler, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezinde 34 günlük yaşam mücadelesinin ardından ailelerine kavuştu.
Tuşba ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Hacer Dikanlı, doğum sancısının erken başlaması nedeniyle Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezine sevk edildi.
Burada yapılan müdahaleyle 15 Haziran'da henüz 29 haftalıkken dünyaya gelen 1100 gram ağırlığındaki Muhammed, 1300 gram ağırlığındaki Selahattin ile 1200'er gram ağırlığında olan Fatma ve Halime bebekler, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.
Organları gelişmeyen, solunum yetmezliği ve göz problemi yaşayan minik bebekleri kuvöze alan sağlık çalışanları, beslenmelerini damar yoluyla sağladı, bakımlarıyla yakından ilgilendi.
Merkezde 34 gün süren zorlu sürecin ardından bebeklerden Muhammed 1 kilo 900, Selahattin 2 kilo 200, Fatma 2 kilo ve Halime ise 1 kilo 950 grama ulaştı.
Sağlık çalışanlarının "şefkat nöbeti" ile hayata tutunan prematüre bebekler, riskli sürecin sona ermesinin ardından taburcu edildi.
Evlatlarını kucağına alan anne ise büyük bir sevinç yaşadı.
- "600 gram doğan bebeğimizi doktor olarak mezun ettik"
YYÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Tuncer, kentte 1996'da kurulan yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiklerini belirtti.
Ünitelerinde prematüre bebeklerin yaşama tutunması için çaba gösterdiklerini belirten Tuncer, şunları kaydetti:
"29 yaşındaki annemiz sezaryenle 2 erkek, 2 kız bebek dünyaya getirdi. Bebeklerin bir aydan uzun süren tedavi ve bakımları ünitemizde yapıldı. Bebeklerimizi 2 kilograma kadar ulaştırdık. Anneye gerekli eğitimleri verdik ve taburcu etmenin sevincini yaşıyoruz. 1996'da yenidoğan ünitemizi açtığımızda Van'da bebek ölüm hızı binde 66 seviyesindeydi. Şimdi ise bu oran binde 9'lara kadar indi. 'Yaşamaz' denilen bebeklerimiz, hatta 500 gramın altında doğan bebeklerimiz bile hayata tutunuyor. Ayrıca 600 gram doğan bir bebeğimizi fakültemizden doktor olarak mezun ettik. Ferhat isimli arkadaşımız şu an çocuk bölümümüzde asistan olarak görev yapıyor. Bunun mutluluğunu da yaşıyoruz. Artık teknik imkanlarımız, bilgi birikimimiz, becerimiz ve tecrübemiz sayesinde 500 grama kadar olan bebekleri bile yaşatabiliyoruz. Annelerimiz bu konuda umutsuzluğa düşmesinler."
Dördüzlerin dünyaya geldiklerinde akciğerleri ve diğer organlarının tam olarak gelişmediğini belirten Tuncer, şunları ifade etti: "Bu nedenle bebekleri bir süre solunum cihazına bağlı olarak takip etmek zorunda kaldık. Bir müddet damar yoluyla besledik. Gözleriyle ilgili bazı sorunlar yaşandı, şükür ki bunların tamamı ortadan kalktı. Herhangi bir kanama bulunmuyor. Nörolojik açıdan da bir sorunları yok. Bebekleri gönül rahatlığıyla ve mutlulukla evlerine göndermenin sevincini yaşıyoruz."
- "Bu sürecin sorunsuz bir şekilde atlatılmış olması bizleri mutlu etti"
Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Kamuran Karaman ise bir aydan fazla süredir hastanelerinde tedavi edilen dördüz prematüre bebekleri taburcu etmenin mutluluğunu dile getirdi.
Çoğul gebelik ve prematüre doğumun bir arada olması durumunda bebeklerde çok ciddi sağlık sorunlarının görülebileceğini belirten Karaman, şunları kaydetti:
"Kalp, beyin, solunum ve gözle ilgili sağlık sorunları yaşanabiliyor. Bebeklerde beslenme problemleri de bazen hem sağlık çalışanları hem de ebeveynler için ciddi zorluklara neden olabiliyor. Dolayısıyla bu sürecin sorunsuz bir şekilde atlatılmış olması bizleri mutlu etti. Hem aile adına hem de hastanemiz adına böyle bir hizmete vesile olduğumuz için mutluyuz. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde büyük fedakarlıklarla, insanüstü gayretlerle çalışıldığını biliyoruz. Ben de aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimiyim. Dolayısıyla burada görev yapan doktorlarımıza, hemşirelerimize, hasta bakıcılarımıza ve tüm sağlık çalışanlarımıza gönülden teşekkür ederim."
- "Hayırseverlerden destek bekliyoruz"
Anne Hacer Dikanlı, doğumun ardından bebeklerinin hemen yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındığını belirtti.
Bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucağına almanın mutluluğunu yaşadığını belirten Dikanlı, şunları söyledi:
"Çok şükür, durumları iyi. Çok teşekkür ederim. Doktorlar bu süreçte bize çok yardımcı oldu. Taburcu olduk. Rabb'im tüm bebeklere şifa versin. Bebeklerimin sağlığı yerinde. Doktorlara, hemşirelere ve herkese teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bebeklerimize Muhammed, Selahattin, Fatma ve Halime isimlerini koyduk. Bu süreçte 4 çocuğa bakmak biraz zor olabilir. Eşimin bazen işi oluyor, bazen olmuyor. Mama ve bez gibi ihtiyaçlarımız için hayırseverlerden destek bekliyoruz. Destek olurlarsa bizim için çok güzel olur."






















Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…