Almanya'nın dünyaca ünlü opera merkezi Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki kardeş şehir ilişkisi, yalnızca belediyeler arasında imzalanan resmi bir protokol olmanın ötesinde, 154 yıllık tarihi bağlara dayanan örnek bir dostluk hikâyesi olarak dikkat çekiyor. Richard Wagner Festivali ile uluslararası üne sahip Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki bu anlamlı iş birliği, kültür, sanat ve tarih ekseninde güçlenerek geleceğe taşınıyor.

Osmanlı'dan Bayreuth'a Uzanan Tarihi Bağ
Bayreuth Belediyesi Meclis Üyesi ve Bayreuth Belediyesi Altın Liyakat Madalyası sahibi SPD'li Halil Taşdelen, iki şehir arasındaki kardeşlik ilişkisinin temelinde yatan tarihi bağların korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Taşdelen, Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki dostluğun köklerinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Bugün Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki kardeş şehir ilişkisini konuşurken, aslında tarihin bizlere bıraktığı çok kıymetli bir mirası yaşatıyoruz. Bundan tam 154 yıl önce Osmanlı Sultanı Abdülaziz'in Bayreuth'taki tiyatro için üç koltuk satın alması, Osmanlı Devleti'nin Avrupa sanatına ve kültüre verdiği önemin unutulmaz bir göstergesidir. Bu anlamlı adım, iki toplum arasında kurulan dostluk köprüsünün ilk taşlarından biri olmuştur."

"Üç Koltuk, İki Millet Arasında Dostluğun Sembolü Oldu"
Sultan Abdülaziz'in sanata verdiği desteğin bugün de Bayreuth'ta saygıyla hatırlandığını ifade eden Halil Taşdelen, tarihte atılan küçük bir adımın yıllar sonra güçlü bir kardeşlik bağına dönüştüğünü söyledi.
Taşdelen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Geçmişte atılan bu dostluk adımları bugün Tekirdağ ile Bayreuth'u kardeş şehir yapan güçlü bağların temelini oluşturuyor. Tarih bazen bir imza ile bazen de tiyatroda satın alınan üç koltukla yazılır. İşte o üç koltuk, iki millet arasında kurulacak dostluğun sessiz ama en anlamlı sembollerinden biri olmuştur."
Kültür, Sanat ve Turizmde Yeni İş Birlikleri
Bayreuth'un yalnızca Almanya'nın değil, dünyanın en önemli opera ve kültür merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Taşdelen, kardeş şehir ilişkilerinin kültür, sanat, eğitim ve turizm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Karşılıklı ziyaretlerin artırılması, gençlik projelerinin desteklenmesi ve ortak kültürel etkinliklerin çoğaltılmasının iki şehir arasındaki tarihi dostluğu daha da güçlendireceğini ifade eden Taşdelen, bu iş birliklerinin gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

154 Yıllık Dostluk Geleceğe Taşınıyor
Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki kardeş şehir ilişkisi, milletler arasında kalıcı dostlukların yalnızca diplomasiyle değil; kültür, sanat, ortak tarih ve paylaşılan değerlerle inşa edildiğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.
Osmanlı Sultanı Abdülaziz'in 1872 yılında attığı sembolik bir adımın bugün iki şehri birbirine bağlayan güçlü bir kardeşlik köprüsüne dönüşmesi, Türk-Alman dostluğunun en anlamlı tarihi miraslarından biri olarak yaşamaya devam ediyor.
Taner TÜZÜN / BAYREUTH






Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…