İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.
Avrupa'da mayıs ayından bu yana etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklığı şiddetlendirdi. Nehirlerdeki su seviyeleri tarihin en düşük düzeylerine gerilerken, orman yangınları geniş alanlara yayıldı.
Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.
Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.
Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.
Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.

İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyor
İngiltere'de nisan ayı kurak geçti. Mayıs, haziran ve temmuzda ise eşi benzeri görülmemiş sıcak hava dalgaları yaşandı.
İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.
Londra merkezli ECIU'nun analizine göre, bu hava olayları İngiltere tarımının tüm sektörlerini etkiledi. 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.
Sıcaklar, tahıl mahsullerine ağır darbe vurdu. Tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nem azaldı. Buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretimi 2,5 milyon ton azalabilir. Bu durum, İngiltere çiftçileri için mevcut fiyatlarla 390 milyon sterlinlik kayba yol açabilir.
Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Aşırı sıcakların AB'ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilir
Kuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Hollanda merkezli Triodos Bank'ın çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı sıcaklar AB GSYH'sini yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.
Bu kayıp, yaklaşık 180 milyar avroya denk geliyor. Yıl için öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabilir.
Banka analizinde, ekonomik kaybın dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtildi: tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik, iş gücü verimliliği.
Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.
Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.
Ren Nehri'nde taşımacılık tehlikede
Kıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.
Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren Nehri'nin Kaub noktasında su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere düşmesini bekliyor. Su bu seviyelere inerse, ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemileri nehrin bazı bölümlerinde faaliyet gösteremeyebilir.
Düşük su seviyeleri, gemilerin daha az yük taşımasına neden oluyor. Aynı miktardaki ürün için daha fazla sefer yapılması gerekiyor. Bu durum, kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve ham madde taşıma maliyetlerini yükseltiyor. Sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşuyor.
ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.
Tuna Nehri'ndeki kuraklık enerji üretimini etkiledi
Kuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.
Tuna Nehri'ndeki su seviyeleri kuraklık nedeniyle rekor düşük düzeylere geriledi. Bu durum, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığını ve elektrik üretimini olumsuz etkiliyor.
Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesi 10 santimetreye kadar geriledi. Bu, 2018'deki 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği anlamına geliyor.
Düşük su seviyesi, soğutma için nehir suyunu kullanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini etkiledi. Santralin normal üretimi 2 bin megavatken, 240 megavata kadar geriledi.
Romanya'da da Tuna'nın debisi normal seviyesinin üçte birinin altına düştü. Bu nedenle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kaldı, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.
Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.
Kuraklık, elektrik üretimini azaltıyor. Bu durum, sıcak hava nedeniyle artan klima ve soğutma talebiyle çakışıyor. Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskı artıyor. Kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.
Avrupa tarımında kayıplar
Aşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.
Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.
Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.
Kuraklığın tarımsal üretimi azaltması, çiftçilerin gelir kayıplarına yol açıyor. Ayrıca gıda fiyatlarında da artış bekleniyor.
AB'nin en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına kısıtlamalar getirildi. Bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.
Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.
Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!