Dalgıçlar, göl, gölet, baraj ve diğer su kaynaklarında boğulma vakalarını önlemek için önemli uyarılarda bulundu. Emniyet tedbiri olmayan, yasaklı veya cankurtaran bulunmayan yerlerde yüzülmemesi gerektiğini belirttiler. Ayrıca rüzgarlı havalarda suya girilmemesi gerektiğini vurguladılar. Akıntıya kapılanlara ise panik yapmadan suyun üzerinde kalmaları tavsiye edildi.
Van'da 16 Ağustos'ta iki kardeşin boğulmasıyla yaşanan üzücü olayın ardından, AFAD Su Üstü ve Su Altı Arama Kurtarma Ekibi'nden dalgıç Yavuz Sancak ve dalış eğitmeni Kadir Erekinci açıklama yaptı. Uzmanlar, boğulma vakalarını önlemek için vatandaşlara hayat kurtaran öneriler sundu.
Yavuz Sancak, AFAD ekiplerinin Sahil Güvenlik Komutanlığı, İl Jandarma Komutanlığı ve Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli çalıştığını belirtti.
Sancak, Van ve çevre illerdeki arama kurtarma çalışmalarında aktif rol aldıklarını kaydetti. Ekiplerin, Van Gölü kıyıları ile bölgedeki akarsu ve nehirlerdeki olaylara hızlı müdahale için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Göle kıyısı olan ilçelerde, kaymakamlıklar koordinasyonunda komisyonlar kurulduğunu aktaran Sancak, boğulma olaylarını önlemek amacıyla bilgilendirici tedbirler alındığını söyledi. Vatandaşların göstereceği dikkatin, alınan tedbirlerden daha önemli olduğunu vurguladı.
Yaz aylarında boğulma vakalarını önlemek için vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Sancak, şunları kaydetti: "Özellikle yüzme bilmeyen vatandaşlarımızdan derinliğini ve akıntısını bilmedikleri sulara girmemelerini rica ediyoruz. Mümkün olduğunca cankurtaran hizmeti bulunan güvenli ve kontrollü plajların tercih edilmesi gerekiyor. Özellikle küçük çocukları bulunan ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocuklarımızın su kenarında kesinlikle yalnız bırakılmaması, sürekli gözetim altında tutulması gerekiyor. Su kenarında yaşanabilecek bir olayın telafisi maalesef mümkün olmayabiliyor."
Sancak, suya girerken güvenliğin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı. "Aylık ortalama dört veya beş boğulma vakasına müdahale etmek için göreve gidiyoruz ve gitmiş olduğumuz görevlerin sonucu genelde üzücü oluyor. Buradan tüm vatandaşlarımıza bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum, lütfen suya girerken kendinizin ve sevdiklerinizin güvenliğini ön planda tutun. Bilmediğiniz ve güvenliğinden emin olmadığınız sulara girmeyin. Çocuklarımızı su kenarlarında yalnız bırakmayın ve mümkün olduğunca cankurtaran hizmeti bulunan alanları tercih edin. Temennimiz bu yaz döneminde hiçbir vatandaşımızın hayatını kaybetmemesi ve bir daha bu üzücü olaylarla karşılaşmamamızdır. Hep birlikte daha dikkatli olursak birçok acı olayın önüne geçebiliriz." ifadelerini kullandı.
Dalış eğitmeni ve su altı arama kurtarma uzmanı Kadir Erekinci, 26 yıl Jandarma Su Altı Arama Kurtarma Timi'nde dalış amiri olarak görev yaptığını kaydetti.
Erekinci, yurt içinde ve yurt dışında birçok boğulma vakasında görev aldığını, özel eğitimler verdiğini belirtti. "İnsanlar serinlemek için suya girdiklerinde farkında olmadan akıntılara yakalanabiliyorlar. Tecrübe olmadığı için o akıntılarla sürüklenmeye başlıyor ve panik başlıyor. Panikten sonra da boğulma vakası gerçekleşiyor. İnsanlar boğulan birini gördükleri zaman müdahale etmeye çalışıyor. Bu aslında çok güzel bir şey fakat tecrübesiz, yeterli deneyim ve bilgiye sahip olmayan insanların bunu yapmasını kesinlikle önermiyoruz." ifadelerini kullandı.
Van Gölü'ndeki akıntılar hakkında bilgi veren Erekinci, şunları söyledi: "Van Gölü'nün önemli bir özelliği de akıntılarıdır. Sıcak su ve soğuk suların birbiriyle kesişmesinden meydana gelen termodinamik akıntılar, ani çıkan rüzgarlardan kaynaklı dalgalar ve sürüklenmeler bunların başında geliyor. Buna dikkat edilmesi gerekiyor. İnsanlar bunu bilmedikleri yerlerde yüzmeye başladıkları zaman 'ben yüzmeyi biliyorum' diyorlar. Halbuki yüzmenin asıl başlangıç noktası havuzlarda ve genç yaşlarda tecrübeli kişilerden öğrenilmesi gerekiyor."
Erekinci, cankurtaranların görevlendirildiği bölgelerde yüzmenin boğulma vakalarını azaltacağını vurguladı:
"Boğulma vakalarını önlemek için öncelikle halkımızı şu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Emniyet tedbirlerinin alınmadığı, mavi bayraklı plajlarımızın olmadığı ya da cankurtaranların bulunmadığı yerlerde güvenli yüzme veya su faaliyeti yapamazsınız. Öncelikle buna dikkat etmek lazım. Bunların olduğu alanlarda yüzülmesini öncelikle öneriyoruz. Bir diğer konuysa mutlaka tek başımıza değil, tecrübeli bir arkadaşımızla yüzmemiz gerekiyor. Bunlara da dikkat edilirse boğulma vakalarını minimuma indirmiş oluruz. Eğitim ve bilinçlenmeyle, doğru yüzmeyle boğulma vakalarını önleyebiliriz."
Yüzme sırasında panik yapılmaması ve sakin kalınması gerektiğini belirten Erekinci, şunları kaydetti:
"Boğulma vakası beyne bir panik sinyalinin gönderilmesiyle meydana geliyor. Yani nefes borusunun kapanmasıyla oluşuyor. İlk önce panik yapılmaması, insanın panik ortamından uzaklaşması gerekiyor. Boğulma vakasını yaşayan kişiyi su sürüklüyor ve batıyor olabilir. Yapmanız gereken tek şey sırtüstü pozisyonuna geçip akciğerlerimizdeki havayı muhafaza etmek. Yani alabildiğiniz kadar havayı çekip akciğerleri dolu tutmak ve suyun üstünde sırt üstü kalıp yardım gelmesini beklemek. Kenardaki insanların da acil olarak 112 ekiplerinden, kurumsal arama kurtarma görevlilerinden veya bölgede cankurtaran varsa onlardan destek istemesi gerekiyor."
Uzmanların hayat kurtaran diğer uyarıları şöyle sıralandı:
- Uyarı levhalarına dikkat edin.
- Suya girmenin yasak olduğu yerlerde kesinlikle yüzmeyin.
- Mavi bayraklı plajlarda ve cankurtaran bulunan sahillerde suya girin.
- Rüzgarlı havalarda ve suyun dalgalı olduğu anlarda yüzmeyin.
- Akıntıya kapıldığınızda panik yapmayın ve akciğerlerinizi havayla doldurarak suyun üzerinde kalmaya çalışın.
- Tek başınıza yüzmeye gitmeyin.
- Olası vakalarda 112 ekiplerinden ve bölgedeki cankurtaranlardan destek isteyin.
- Çocuklarınızı su kenarında yalnız bırakmayın.









Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!