SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in Suriyeliler, vatandaşlık ve göç politikalarına ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Karaahmetoğlu, “Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak?” diye sordu.

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in ZDF Sommerinterview programında göç, Suriyeliler ve Alman vatandaşlığına ilişkin açıklamalarını eleştirdi.

Weidel’in Suriyelilerin Alman vatandaşlığına alınmasını sorgulamasını, göçü ağırlıklı olarak güvenlik perspektifinden değerlendirmesini ve sınırların kapatılması halinde Almanya’nın Schengen Bölgesi’nden çıkmasını savunmasını değerlendiren Karaahmetoğlu, bu yaklaşımın Almanya’nın toplumsal ve ekonomik gerçeklerinden uzak olduğunu söyledi.

“İnsanları kökenleri üzerinden değerlendirmek Almanya’nın gerçeklerine aykırı”

Karaahmetoğlu, AfD’nin göçmenlere yönelik politikalarının milyonlarca insanı kökenleri üzerinden değerlendirdiğini belirterek, Almanya’nın sağlık ve iş gücü piyasasında göçmenlerin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti.

Karaahmetoğlu, “Alice Weidel yine milyonlarca insanı kökenleri üzerinden bir güvenlik sorununun parçası gibi gösteriyor. Oysa AfD’nin göndermek istediği insanların arasında bugün hastanelerimizde hayat kurtaran doktorlar, üretimde çalışan nitelikli işçiler ve sosyal güvenlik sistemimize prim ödeyen yüz binlerce insan var” dedi.

İnsanların yaptıkları iş ve topluma sağladıkları katkı yerine pasaportları ve kökenleri üzerinden değerlendirilmesinin ayrıştırıcı bir siyaset olduğunu ifade eden Karaahmetoğlu, bunun aynı zamanda Almanya’nın ekonomik ve sosyal gerçekleriyle çeliştiğini söyledi.

Almanya’daki Suriyeli doktorların sayısına dikkat çekti

Karaahmetoğlu, açıklamasında Almanya’daki Suriyeli doktorların durumuna da dikkat çekti. Federal Tabipler Birliği verilerine göre Almanya’da 7 binden fazla Suriye vatandaşı doktorun görev yaptığını belirten Karaahmetoğlu, Suriyelilerin ülkedeki yabancı doktorlar arasında en büyük gruplardan biri olduğunu ifade etti.

Karaahmetoğlu, yabancı doktorların Almanya’nın sağlık sistemindeki önemine vurgu yaparak, yabancı doktor göçü olmadan doktor sayısının önümüzdeki yıllarda her yıl yaklaşık 2 bin kişi azalabileceğine ilişkin öngörülere dikkat çekti.

“Çalışan Suriyelilerin önemli bölümü kritik mesleklerde”

Almanya iş gücü piyasasındaki tabloya da değinen Karaahmetoğlu, İşgücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü’nün (IAB) verilerini gündeme getirdi.

Bu verilere göre sosyal sigortaya tabi çalışan Suriyelilerin yüzde 62’sinin sistem açısından kritik mesleklerde, çalışan Suriyelilerin yaklaşık yüzde 75’inin ise nitelikli işlerde görev yaptığını belirten Karaahmetoğlu, göçmenlerin Almanya ekonomisi ve sosyal güvenlik sistemi açısından taşıdığı önemin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak?”

AfD’nin göç politikasını eleştiren Karaahmetoğlu, Weidel’e şu soruyu yöneltti:

“Weidel’e çok basit bir soru sormak gerekiyor: Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak?”

Hastanelerde görev yapan doktorlardan sanayide çalışan nitelikli işçilere kadar çok sayıda göçmenin Almanya’nın ekonomik ve sosyal yapısına katkı sunduğunu belirten Karaahmetoğlu, bütün bir topluluğun güvenlik sorunu gibi gösterilmesinin sorumlu siyaset anlayışı olmadığını söyledi.

“Almanya’nın doktor açığı var. Nitelikli işgücüne ihtiyacı var. Toplumumuz yaşlanıyor. Ekonomimizin ve sosyal güvenlik sistemimizin geleceği için çalışan, üreten ve topluma katkı sağlayan insanlara ihtiyacımız var” diyen Karaahmetoğlu, göç politikalarındaki sorunların elbette tartışılması gerektiğini ancak suçla mücadele ile bir topluluğu kökeni nedeniyle topluca zan altında bırakmanın birbirinden farklı olduğunu vurguladı.

“Suçla mücadele başka, topluca zan altında bırakmak başka”

Karaahmetoğlu, Almanya’da suç işleyen herkes hakkında hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde işlem yapılması gerektiğini belirterek, bunun tüm göçmenlerin hedef gösterilmesini meşru hale getirmeyeceğini söyledi.

Karaahmetoğlu, Almanya’da yıllardır yaşayan, çalışan, çocuklarını burada büyüten, Almanca konuşan, vergi ve sosyal güvenlik primi ödeyen insanların yalnızca uyrukları üzerinden hedef alınmasının toplumsal bütünlüğe zarar verdiğini ifade etti.

“Onlara ‘Siz buraya ait değilsiniz’ mesajı vermek ülkemizi daha güvenli ya da daha güçlü hale getirmez” diyen Karaahmetoğlu, göçmenlerin Almanya’nın geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

“Almanya’nın geleceğini kimlerle birlikte kuracağız?”

SPD’li siyasetçi, AfD’nin göç politikalarının Almanya’nın ihtiyaç duyduğu nitelikli insanları ülkeden uzaklaştırma riski taşıdığını savundu.

Karaahmetoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Weidel’in siyaseti Almanya’yı korumuyor; aksine Almanya’nın ihtiyaç duyduğu insanları Almanya’dan uzaklaştırıyor. AfD sürekli kimin bu ülkeden gitmesi gerektiğini anlatıyor. Bizim asıl konuşmamız gereken ise Almanya’nın geleceğini kimlerle birlikte kuracağımızdır.”

Almanya’nın çalışan, üreten ve demokratik değerlere bağlı insanların katkısıyla güçlenebileceğini belirten Karaahmetoğlu, toplumun kökenlere göre ayrıştırılmasının ülkenin geleceğine katkı sağlamayacağını söyledi.