İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Orta Doğu'da "Hristiyan toplumunu koruyan tek ülke" oldukları iddiasına rağmen, Filistinli Hristiyanlar sürekli İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailli yerleşimcilerin saldırılarına maruz kalıyor.

Netanyahu, Orta Doğu'da Hristiyan nüfusunun arttığı, korunduğu ve özgürce ibadet edebildiği tek ülkenin İsrail olduğunu sıkça belirtiyor. Ancak Hristiyan toplumu, bu iddialara fanatik Yahudilerin işgal altındaki Doğu Kudüs'teki saldırılarını, kutsal günlerdeki kısıtlamaları ve Hristiyan nüfus artış hızındaki düşüşü örnek göstererek yanıt veriyor.

Ayrıca, İsrail ordusunun Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırılarında kiliseleri hedef aldığı, İsrail askerlerinin Hristiyan kutsallarına aşağılayıcı davrandığı görüntülerle belgelendi.

Filistinli Hristiyanlar, Gazze'de İsrail ordusunun saldırılarıyla, işgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudilerin sözlü, fiziki ve tükürüklü saldırılarıyla karşılaşıyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise İsrailli yerleşimcilerin sürekli saldırılarına maruz kalıyorlar. Bu saldırılar son dönemde daha da şiddetlendi.

- Taybe, göç riskiyle karşı karşıya

İsrailli yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria'da saldırılarını yoğunlaştırdığı yerlerden biri de Ramallah'ın doğusundaki tarihi Taybe beldesi. Bu beldenin sakinleri Filistinli Hristiyanlardan oluşuyor.

İsrail ordusu, yerleşimcilerin Taybe'ye yönelik artan saldırıları yüzünden 10 Ağustos'ta beldeyi askeri bölge ilan etti. Buna rağmen, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları sürdü.

Son üç yılda, yerleşimcilerin saldırılarından mülklerini, topraklarını, evlerini, araçlarını ve çocuklarını korumak için sabahlayan Filistinlilerin yaşadığı beldeden en az 16 aile göç etti.

Taybe sakinlerinin çoğu, yerleşimci saldırılarıyla oluşan güvensizlik, İsrail ordusunun askeri barikatları ve sürekli kapatmalar yüzünden topraklarını terk edip göç etmeyi düşünüyor.

- "İnsanların burada kalmasını teşvik etmeliyiz"

Taybe'deki Latin Kilisesi rahibi Beşşar Fevade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Taybe'deki durum, Batı Şeria'daki tüm köy ve şehirlerde yaşananların küçük bir örneği." dedi.

Filistinli rahip, güvenlik riski yüzünden hareket özgürlüklerinin kısıtlandığını ve beldedeki koşulların çok kötü olduğunu vurguladı. Fevade, "Hâlâ birçok insan tarlalarına, çiftçiler de topraklarına özgürce gidemiyor." diye konuştu.

Fevade, yerleşimcilerin arazi araçlarıyla beldeye girip çıkarak sakinleri kışkırttığını belirtti. Yerleşimcilerin evlerin yanı başında ateş yaktığını, arazileri ateşe verdiğini ve Filistinlilerin hayatını zorlaştırdığını dile getirdi.

Rahip Fevade, Netanyahu'nun "Hristiyanların haklarına saygılı oldukları ve onları koruduklarına" ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Taybe'nin işgal altındaki topraklardaki son Hristiyan beldesi olduğunu hatırlattı ve şunları söyledi:

"Biz baskı altındayız. Askeri baskı altında, yerleşimcilerin saldırıları, pek çok zorluk altında. Bizler Filistinli Hristiyanlarız. Eğer bir kimse kutsal topraklarda Hristiyanlığı korumaktan bahsediyorsa; bu, toprağıma özgürce gidebilmem, kutsal mekanlara gitmek için hiçbir izne ihtiyaç duymamam, kendi toprağımda hür yaşamamdır."

Fevade, göç sorununa dikkat çekerek Kudüs'teki başkonsoloslukları Taybe'yi ziyaret etmeye ve halka destek vermeye çağırdı. "İnsanların burada kalmasını teşvik etmeliyiz. Burada kalmaları için iş imkanları sağlamak, bir şeyler inşa etmek, onlar için yatırım yapmak gerekiyor. Bu sadece Taybe için değil, Ramallah'ın doğusundaki 15 köyün tamamı için özel bir şeyler yapmak demektir." ifadelerini kullandı.

Fevade, yerleşimci saldırıları nedeniyle yeni evini terk etmek zorunda kalan Beşir Naim Kavane'nin durumuna da değindi. "Tüm bunlar Filistinli olduğumuz için yaşanıyor. Bizler Filistinliyiz ve burada kalmaya karar verdik; hayatımızı burada sürdürmekte kararlıyız." dedi.

- İsraillilerin saldırıları nedeniyle evinden kaçmak zorunda kaldı

Yaklaşık on yıl süren inşa sürecinin ardından haziranda yeni evine yerleşen Beşir Naim Kavane, yerleşimci saldırıları yüzünden evini terk edip babasının evine sığınmak zorunda kaldı. Kavane, yaşadığı zulmü dile getirdi.

Kavane, mayısta yerleşmek için hazırlık yaptığı dönemden itibaren yerleşimcilerin sürekli kendisine ve oğluna saldırdığını belirtti. Her gün sabah-akşam evin çevresine gelerek onları taciz ettiklerini, kameralarını çaldıklarını, internet ve su-elektrik tesisatlarını kestiklerini söyledi.

Yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle evi tel örgüyle çevirdiğini, ancak bunun da işe yaramadığını vurgulayan Kavane, "Ben ve oğlum sonunda evden kaçmak zorunda kaldık." dedi.

Kavane, 2017'den beri yaklaşık on yılda inşa ettiği evini kaybetme riskiyle karşı karşıya olmanın üzüntüsünü dile getirdi. Yerleşimcilerin saldırıları yüzünden hayallerinin gerçekleşmediğini söyledi.

Evini yeni katlarla genişletmeyi ve çocuklarının da kendisiyle yaşamasını planladığını aktaran Kavane, "Şimdi çocuklarım göç etmeyi düşünüyorlar. Bir Filistin pasaportu çıkartıp onlarla birlikte gitmem için bana baskı yapıyorlar." diye konuştu.

Kavane, iki oğlunun pasaport başvurusunda bulunduğunu, büyük kızının ise daha önce Cenin'deki yerleşimci saldırıları nedeniyle Fransa'ya göç ettiğini anlattı.

Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde
Rahip Fevade: Filistinli Hristiyanlar İsrail'in hedefinde