Tartışma bir konunun karşıt iki yönünün iki takım, grup veya şahıs tarafından savunulması temeline dayanır, edebiyatta eşanlamı münazara.
Karşılıklı olarak yapılan düşünce alışverişinde önce bir karara bağlanmaz, ama uzlaşmaya zemin hazırlar.
Önce konu hakkında bilgi sahibi olmak gerekir, iyi donanımlı tartışan insanlar doğru sonuca varırlar.
Tartışma kültürüne bütün sosyal bilim dallarında ihtiyaç vardır, psikoloji, edebiyat, sosyoloji, felsefe, tarih, din, dil gibi tüm insan ilişkilerini belirler. Halka açık olan politik konuşmalarda daha fazla önem kazanır.
Demokraside çeşitli insanların, partilerin çeşitli düşünceleri vardır. Başkalarının düşüncesine tahammül edemeyenlerin politikayı meslek olarak seçmeleri toplum için zararlıdır.
Tartışma esnasında etik prensiplerine aykırı söz karşı tarafı gücendirir, dil yarası unutulmaz. Eleştirmek, itiraz etmek de öğrenilebilir.
Daha ileri gidilirse, insanlık sınırı aşılırsa kavga çıkar, sonra yüz yüze bakma imkânsız olur. Öfke, hiddet düşünceden uzaklaştırır, mantıklı bir çözüm mümkün olmaz.
Her konuda olduğu gibi tartışma kültürü eğitimi de ailede başlar. Çocuğa söz hakkı vermek, konuşmasını sağlamak, düşüncesini geliştirir. Giyiminde, okul eşyaları alırken seçime katılması önemlidir. Sonra okullarda Etik dersinde eğitime devam edilir.
Almanya Türk Toplumu ilk neslin siyasal hayatta seçme ve seçilme hakkı her iki ülkede yoktu. Ailede siyasal düşünme, politikaya katılım ikinci nesilde başladı.
2026 yılı itibariyle her iki ülkede seçme hakkına sahip, Alman vatandaşı olanların seçilme hakkı da var.
Üyeleri belli bir meslek ya da bir amaç çevresinde toplanan kimselerden oluşan dernekler var. Kamu yararına çalışırlar, bazan devlet sektörünün boş bıraktıkları noksanları tamamlar, bilhassa göçmen gruplar çoğunluk toplumda temsil edilmez. Bu nedenle Türk derneklerin sosyal ve siyasal sorumlulukları vardır.
Türkiye’de bulunan partileri Almanya’da destekleyen dernekler okul gibi çalışmalı, gençlere kapılarını açıp, tartışma kültürü eğitimi yapılmalıdır. Genç nesil politikayı, yönetmeyi bu kuruluşlarda öğrenmeli ve böylece Alman partilerinde göreve hazırlanmış olurlar.
Alman toplumunda dışlanmış, ırkçılıkla karşılaşmış gençlere samimi, aile ortamı yaratmalı. Hayatta kalan, politikayla ilgilenen yaşlılar bu derneklerde dinlenmeli, deneyimlerini genç nesillere verebilmelidir, aynı yolda zaman ve enerji kaybı olmasın.
Dernekte yönetim ve diğer kurullarda tartışma kavgaya dönmüşse yine kurullarda uzlaşma sağlanmalıdır.
Haklı olduğuna inanan, kavgasını sosyal medyada yayınlaması derneğin üye kaybına sebep olur. Her insan kavgasız toplantıyı arzu eder, çünkü dernek üyeliği, işi gönül işidir, zorunlu değildir.
“Başkalarını kötülemek, kendi kendinizi övmenin dürüst olmayan biçimidir.”
Herbert Spencer
İnternet çağında yeni kurallar çoğalıyor, herkes konuşuyor, herkes fotoğraf çekebiliyor. Tartışma kültürü, dil kültüründen ayrılamaz. O halde okullarda internette söz söyleme, yazma ders programlarına alınmalı, öğretilmelidir.
Tartışma esnasında argüman göstererek karşı tarafı ikna etmeye çalışılır. Suçlama, özel hayatında üstü kapalı hataları toplum, grup, kurul önünde söylemek tartışmayı negatif etkiler. Tartışma bir spor yarışması gibi düşünülemez, yani kazanan veya kaybeden olmaz.
Dernek içinde uyum olursa güçlenir, ayrışanlar zayıflar. Ancak ortak mücadeleyle hedefe ulaşılır. Dernek çalışmalarında yıllarca deneyimi olanlar derneğe, partiye yön verir, risklere karşı uyarır, deneyimleriyle kuruluşa, derneğe veya partiye faydalı olur.
Hata işleyen hatasını kabul etmişse tekrar tekrar hatırlatmaya gerek yoktur.
“Hiç hata yapmayan insan hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız saymaktır.”
Yunus Emre
Politik düşünmeye geç başlayan Türk Toplumu için dernekler insan olmayı, insan kalmayı öğretmelidir. Temel prensibi sosyal demokrat olan kurulacak Yeni Parti Berlin Birliği yukarıda saydığım niteliklere sahip olmalıdır.
Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD)’de üye olanların deneyimlerinden mutlaka faydalanmalıdır.
Sosyal medyada üyeleri kötülemek doğru değildir. Anlaşmazlık olunca zamanla mesafe koyup, ileride karşılıklı konuşma yanlış anlamaları dernek, parti içinde düzeltebilir.
“Dünyayı değiştirmek istiyorsan, önce her sabah aynada gördüğün kişiyle başla.”
Simone Weil
Klasik medya televizyon, radyo ve basın düşünce öncülüğü görevini üstleniyor. İnternet yayınıyla çeşitlilik yoğun oluyor. Bu nedenle takip etmek zorlaştı. Tartışma kavgaya dönüşmeden bu konuda uzman bilim insanları bilgisine ihtiyaç vardır. Ki anlaşılsın, birlikten kuvvet doğsun, üyeler tarafından büyük destek görsün, üyeleri kartopu gibi çoğalsın.
Bu satırları yazarken gönlümde Yeni Parti Çağrı Heyeti var. Başta Başkan Remzi Kaplan olmak üzere tüm heyet üyelerine başarılar diliyorum. Önceki dernek başkanların bu heyeti candan destekleyeceğine inanıyorum.
Geçmiş/tarih ayna gibidir ve geleceğe pusula gibi yol gösterir.
Hoşça kalın!
İlter Gözkaya-Holzhey
eMail: [email protected]
Bu konuda Facebook’ta okuduğum rapor:
Prof. Dr. Ziya Akçetin, 21.08.2026
Bilgi:
WIKIPEDIA, Streitkultur
Makale:
Thomas Köhler, Jochen Roose, kurzum Nr. 40/2019,
Kulturen des Streiten verstehen und stärken, Konrad Adenauer-Stiftung





Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!