Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılacak seçimler öncesi anketler, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisini yüzde 40'ın üzerinde oy oranıyla açık ara önde gösteriyor.

AfD, anketlerde yüzde 40-43 bandında birinci sırada yer alıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ise yüzde 22-23 bandında ikinci sırada bulunuyor.

Hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy oranı yüzde 7-9 bandında seyrediyor. Yeşiller ise yüzde 5-6 bandında görülüyor.

AfD'nin eyalet meclisinde mutlak çoğunluğu elde etmesi, Almanya'da ilk kez bir eyalette iktidara gelme olasılığını ortaya çıkarıyor.

İç istihbarattan sorumlu Saksonya-Anhalt Anayasa Koruma Teşkilatı, AfD'yi 2023'te "kesinleşmiş aşırı sağcı" olarak sınıflandırmıştı.

Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşık 200 bin yabancı yaşıyor.

Yabancılar, AfD'nin olası zaferinden ve iktidara gelmesinden endişe duyuyor. Birçok Alman seçmen de bu endişeyi paylaşıyor.

Magdeburg'da işletme sahibi Hamdi Kayısı, AfD'nin iktidara gelmesini istemediğini ancak böyle bir riskin bulunduğunu belirtti.

Kayısı, "Biz yabancılar için, Türkler, Afganlar, Suriyeliler ve diğer ülkelerden gelenler için en başta zehirlenmiş bir atmosfer olacak." dedi.

AfD'nin yabancıları sınır dışı etme söylemiyle politika yürüttüğünü ve propaganda yaptığını belirten Kayısı, "Atmosferi zehirledi. Bu zehirleme bize nasıl dönecek tahmin etmek güç. Neonazi gruplardan şiddet dahil birçok şekilde bize gelecek ya da belki yasal olarak sınır dışı edemediklerini hayatını dar ederek buradan kaçmaya zorlayacak." ifadelerini kullandı.

"Burası ikinci vatanımız"

Kayısı, "Sadece yabancılar için değil, Alman halkı için de endişeliyim. Bedel ödeyerek kurdukları demokratik bir rejimde, şimdi oylarıyla demokratik rejimin celladını seçmek üzereler." değerlendirmesini yaptı.

AfD'ye oy verenlerin en az yüzde 80'inin neyi seçtiğini bildiğini belirten Kayısı, "Irkçılığı ve faşizmi seçtiklerini biliyorlar. Bu çok kötü ve tehlikeli bir gidişat." diye konuştu.

Demokratik güçlerin hep birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Kayısı, "Burası bizim ikinci vatanımız olmuş. Burada yaşıyor, yaşamımızı kazanıyoruz. Bu yüzden buranın sorunlarına sırtımızı dönemeyiz. 'Ben ekmeğimi kazanırım, bu Alman politikası beni ilgilendirmez' diye düşünenler yanılıyor." ifadelerini kullandı.

Kayısı, AfD'nin seçim programının Alman toplumunu 100 yıl geriye götüreceğini savundu.

Kayısı, 26 Ağustos'ta Magdeburg'da göçmen kökenli işletmelerin ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı kepenk kapatma eylemi yaptığını hatırlattı. Bu eylemin ardından bazı işletmelerin tehditler aldığını aktardı.

Öğretmen Kavita Ghone-Schmiedecke de AfD'nin oy oranının yüzde 40'ın üzerine çıkmasından endişe duyduğunu belirtti. Ghone-Schmiedecke, "Burada çocuklarım var ve AfD'nin eğitim alanında her şeyi mahvedebileceğini biliyorum. Çocuklarımın eğitimi konusunda endişeleniyorum." dedi.

Ghone-Schmiedecke, bir öğretmen olarak da kaygı duyduğunu ifade etti. Göçmen kökenli olduğu için baskıyla karşılaşma endişesi taşıdığını anlattı.

"Burada ne işin var?' diye soruyorlar"

Ghone-Schmiedecke, AfD'nin "Remigration" kelimesinden de endişe duyduğunu aktardı. Bu kelime, yabancıları ve göçmen kökenlileri ülkelerine gönderme anlamına geliyor. Almanya'nın kendi vatanı olduğunu, arkadaşlarının ve ailesinin burada yaşadığını, buradan ayrılmak istemediğini söyledi.

25 yıldır bu eyalette yaşadığını belirten Ghone-Schmiedecke, "Son 6-7 yıldır sadece garip bakışlarla değil, garip yorumlarla da karşılaşıyorum. Bana tamamen yabancı olan insanlar geliyor ve 'Burada ne işin var?' diye soruyor." ifadesini kullandı.

Garson Florian Osmani, Saksonya-Anhalt'ta bu kadar çok kişinin AfD'yi seçecek olmasının üzücü olduğunu dile getirdi.

Osmani, "Gelecek konusunda göçmen kökenli tüm insanlar için endişeliyim." dedi. Saksonya-Anhalt eyaletinde çözülmesi gereken sorunlar olduğunu ancak ırkçı yaklaşımların kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu kaydetti.

Bloch soyadlı bir vatandaş, seçimlerden sonra istikrarlı bir hükümetin kurulmasını istediğini belirtti. "Bu, AfD'nin oldukça yüksek oy oranından dolayı zor olacağı görülüyor. Ben ise yerleşik partilere yakınım." dedi.

AfD'nin iktidara gelmesinden endişe duyduğunu dile getiren Bloch, "Medya Devlet Sözleşmesi'ni (Medienstaatsvertrag) feshetmek ve kiliselere karşı da ciddi şekilde harekete geçmek istediğini duyduğumda bundan biraz endişe ediyorum." değerlendirmesini yaptı.

Çok sayıda kişi, AfD'nin iktidara gelebileceğinden endişe duyduğunu belirtti. Ancak görüşlerini açıkça ve kendi adlarıyla medyada dile getirmenin gelecekte olumsuz sonuçlar doğurabileceği korkusuyla konuşmak istemediler.