Hz. Peygamber'in 37. kuşaktan torunu, ud ve çello virtüözü, bestekar ve ressam Şerif Muhiddin Targan'ın sergisi, Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi'nde ziyarete açıldı. Sergi, Targan'ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne bağışladığı koleksiyondan seçilmiş nota defterleri, yazmalar, nadir matbu eserler, şahsi eşyaları, kıyafetler ve sazlarını içeriyor.
Bu seçki, Targan'ın vasiyeti üzerine eşi Safiye Ayla Targan tarafından 6 Nisan 1974'te Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne emanet edilen koleksiyondan derlendi. Koleksiyon, ilk kez topluca sergileniyor.
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan açılış programında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz konuştu. Yılmaz, hayatın "tesadüfler"den ziyade "tevafuklar" silsilesi olduğunu belirtti. "Ben de kendi hayatımda gördüğün bu önemli noktayı hep tecrübe ettim. Bu programı TÜYEK'deki başkanlığımız sırasında planlamıştık fakat program yeni görevimin ilk etkinliği olarak gerçekleştirmek nasip oldu. Bu ilk programın Hz. Peygamber'in 37. kuşak torunu gibi bir isimle birlikte yapıyor olmak bence son derece önemli ve kıymetlidir. Yazma eserlerini ve kültürel mirası hizmete açmak ve dolaşıma sokmak Targan gibi abideleri anlamanın en önemli adımlarından birisidir." dedi.
AK Parti Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, modern dünyanın derinliğini kaybettiğini ifade etti. Yenişehirlioğlu, “Ne yazık ki bizler giderek yüzeysel yaşamlar sürmeye başladık. Doğum ve ölüm gibi kısa ömrü nitelikleştirmiyorsak en büyük kayıp içindeyiz demektir. Bu niteliği sağlayacak temel de Hz. Peygamber’dir. Bizler iki büyük merhamet medeniyet kurmuşuz. Türkiye Cumhuriyeti de bunun bir devamıdır. Sanat bu merhametin görünür hallerinden birisidir. Şerif Muhiddin Targan da medeniyetimizden süzülüp gelen çok önemli bir miras ve kıymettir. Böyle kıymetli mekanda ve bir o kadar değerli merhum Targan'ı anmak bizler için çok önemli." sözlerini kullandı.
İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula, Targan'ın kültürel rolünün önemine dikkat çekti. Kula, "Bugün burada ecdat yadigarlarından birisinin anıyoruz. Bizler tarihimizle gerçekten gurur duyuyoruz. Gittiğimiz her yere barış ve kardeşlik götürmüşüz. Sömürgeci olmamışız. Bu yönümüzle ne kadar övünsek azdır. Muhiddin Targan da bu güzide tarihin ve kültürün önemli bir değeriydi. Onu burada anmak bizim için çok büyük kıymeti haizdir." şeklinde konuştu.
Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Targan'ın kültürel mirasın canlı bir timsali olduğunu ifade etti. Turan, "Kadim kültürümüz, sadece binalardan oluşmuyor. Bunun en canlı halkalarından birisini Fatih'in gözbebeği Beyazıt'ta anıyoruz. Şerif Muhiddin Targan'ın mirasının gelecek nesillere aktarmak en büyük vazifelerimizin başında gelmektedir. Programın da bu önemli ödeve katkı sunmasını ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” sözlerini kullandı.
Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, etkinliğe katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Okur, "Rahmetli Mustafa Küçükaşçı hocamızla Hırka-i Şerif'in onarımı sırasında ziyaret gitmiştik. Orada çok büyük heyecan duymuştum. Bugün de benzer bir heyecan içindeyim. Targan, Hz. Peygamber'in torunu, onun neslinden gelen bir isim. Targan gibi isimler, bizim kendimize örnek alacağımız numune-i timsallerdir. Kendisini rahmetle yad ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Etkinlik, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu'nun dinletisi ve serginin açılış töreniyle tamamlandı.
Targan'ın önemli mirası gün yüzüne çıkıyor
Sergi, Targan'ın bir asra yaklaşan sanat hayatının kişisel tanıklıklarını sunuyor. Sanatçının nüfus cüzdanı, fotoğrafları, hatıra ve vasiyet defteri gibi şahsi eşyaları yer alıyor. Ayrıca kendi el yazısıyla tuttuğu nota defterleri, dönemin usta icracıları ve şairleri tarafından ithaf edilmiş imzalı nota defterleri ile güfte mecmuaları da sergileniyor. Muhtelif yıllarda yaptığı çizimlerden oluşan resim defterleri, Targan'ın müzik kadar resimle de yakın bağını gösteriyor. Kütüphanesinden derlenen nadir matbu kitaplar ve müzik nazariyatı eserleri de sergide bulunuyor.
Sergide, Mehmed Akif Ersoy'un Targan'a hediye ettiği "Safahat" nüshası da bulunuyor. Ersoy, kitabın başına "İrfanına, ahlakına, fezailine hayran olduğum Şerif Muhiddin Beyefendi Hazretlerine tekaddüme-i hürmetimdir, 6 Şevval 1336" ithafını düşmüş. Bu not, esere özel bir anlam katıyor.
Udi Nevres Bey'in kendi el yazısıyla imzaladığı Hüzzam saz semaisi ve Uşşak türkü notaları da sergileniyor. Notlarda, "En yüce san'atkâr pek muhterem Şerîi Muhiddin Beyefendi hazretlerine, 14 Mayıs 1926" ifadesi yer alıyor. Muzaffer Sarısözen'in imzalayarak armağan ettiği "Yurttan Sesler" eserleri de Targan'ın dönemin musiki ve edebiyat çevreleriyle kurduğu dostlukları belgeliyor.
Serginin en dikkat çekici bölümü Targan'ın kendi çalgılarıdır. Manol Usta, Şamlı Yusuf Nahhat, Bağdatlı Ali Türki ve Gurdikyan gibi ustaların elinden çıkmış beş ud, bir keman, bir viyolonsel ve enstrüman dolabı vitrinlerde sergileniyor. Sedef, abanoz, boynuz, deve kemiği ve ceviz gibi malzemelerle işlenmiş bu çalgılar, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında İstanbul, Şam ve Bağdat'taki ud yapımcılığının nadir belgeleri niteliğinde.
Sergide ayrıca Targan'ın "levhalar" bölümüne kayıtlı yağlı boya tablolarından örnekler, kullandığı boya tüpleri ve çeşitli elbiseleriyle konser kıyafetleri de bulunuyor. Bu kıyafetler, ziyaretçilere sanatçının çalışma ve icra dünyasını daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.














Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!