Kazakistan’da uzun süredir faaliyet gösteren Türk iş insanları, ülkeyi Orta Asya ve Avrasya’ya açılan stratejik bir merkez olarak görüyor. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin ortak yatırım ve üretim odaklı geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Orta Asya'nın en büyük ekonomisi olan Kazakistan, 300 milyar doların üzerindeki Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) ile Türk yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Çin ile Avrupa arasındaki Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu, ülkeyi yabancı yatırımcıların gözdesi haline getiriyor. Zengin doğal kaynakları ve yatırım teşvikleri de Kazakistan'ı öne çıkarıyor.
Kazakistan’da 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Kazakistan Temsilcisi Ahmet Budan ve Türk-Kazak İş İnsanları Birliği (TÜKİB) Başkanı Hikmet Atalay, ülkedeki yatırım imkanlarını değerlendirdi.
Kazakistan Türk yatırımcılar için stratejik merkez
DTİK Kazakistan Temsilcisi ve Sine Midas Stroy Yönetim Kurulu Başkanı Budan, 2002'de Kazakistan'a geldiğini belirtti. Budan, ilk olarak altyapı projelerinde görev aldığını, 2006'da ise Kazak ortaklı şirketini kurduğunu söyledi.
Şirketinin yol ve ulaşım altyapısı alanında faaliyet gösterdiğini aktaran Budan, yaklaşık 20 yıldır Kazakistan’ın çeşitli bölgelerinde stratejik yollar inşa ettiklerini bildirdi.
Budan, Kazakistan'ın üretim, lojistik ve bölgesel ticaret merkezi olarak değerlendirilmesinin Türk şirketleri için büyük fırsatlar yaratacağını kaydetti.
Budan, Kazakistan'ın bölgede en çok yabancı yatırım çeken ülke olduğunu aktardı. Ülkedeki Türk yatırımlarının yaklaşık 6 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Kazakistan, Türk şirketlerine geniş bölgesel pazar fırsatı sunuyor
Budan, ülkede üretim yapan şirketlerin geniş bir bölgesel pazara erişim imkanına sahip olduğunu dile getirdi:
“Kazakistan’ın Çin ile Avrupa arasındaki konumu gerçekten çok değerli. Çin’den Avrupa’ya deniz yoluyla 45-60 günde ulaşan yükler, Türkiye ve Kazakistan üzerinden geçen Orta Koridor sayesinde yaklaşık 12 günde Avrupa’ya ulaştırılabiliyor. Bu durum Türk yatırımcılar açısından yalnızca taşımacılıkta değil, üretim ve ihracatta da yeni fırsatlar ortaya çıkarıyor. Kazakistan’da üretim yapan bir Türk şirketi Orta Asya’ya, Çin’e ve Avrupa’ya ulaşabilecek stratejik bir lojistik merkezde yer alıyor. Dolayısıyla Kazakistan’a yapılan yatırım aslında çok daha geniş bir coğrafyaya yapılan yatırım anlamına geliyor.”
Budan, Türk yatırımcılar için Kazakistan’ın cazibesinde kültürel ve tarihi bağların önemli rol oynadığını vurguladı. Ülkede Türk şirketlerinin kendilerini yabancı hissetmediğini söyledi.
Budan, Kazakistan’daki vergi teşvikleri, hazır altyapı ve yatırım ortamının yanı sıra Astana Uluslararası Finans Merkezi’nin (AIFC) sunduğu İngiliz hukuku temelli yapının önemli avantajlar arasında bulunduğuna işaret etti.
Budan, Türk şirketlerinin üretim tecrübesi ile Kazakistan’ın ham madde ve yatırım gücünü bir araya getirerek ikili ticareti artırabileceğini kaydetti. Budan, "Ben özellikle tarım teknolojileri, modern seracılık, maden ve inşaat makineleri, enerji, gıda işleme, iklimlendirme sistemleri, bilişim ve otomasyon alanlarında ciddi bir potansiyel görüyorum." dedi.
Budan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefinin ulaşılabilir olduğunu bildirdi. DTİK olarak iş insanları arasındaki temasların artırılması ve somut iş eşleştirmelerinin yapılması yönünde faaliyetler yürüttüklerini ekledi.
Budan, nakliye maliyetleri, bürokratik süreçler ve mevzuata ilişkin bilgi eksikliğinin yatırımcıların karşılaşabileceği başlıca sorunlar arasında olduğunu söyledi. Bu sorunların yerel ortaklıklar ve doğru hukuki planlama ile aşılabileceğini kaydetti.
"Yaklaşık 2 milyon metrekarelik inşaatı tamamladık"
Kazakistan’da 2005 yılından bu yana faaliyet gösteren "Kazstroypodryad" şirketinin kurucusu ve yöneticisi, TÜKİB Başkanı Atalay, ülkede çok sayıda projeyi tamamladıklarını belirtti. Bu projeler arasında konut, iş merkezi, otel, fabrika, hastane, ısı merkezi ve medya merkezi bulunuyor.
Atalay, yaklaşık 2 milyon metrekarelik inşaatı tamamladıklarını aktardı. Kazakistan’da geçirdiği 20 yılı aşkın sürede ülkeyi ve iş ortamını yakından tanıma fırsatı bulduğunu söyledi.
Atalay, “Yılın nereden baksanız 300 günü buradayım. Kazakistan’da yaşamaktan memnunum, Kazakistan’ı ve insanlarını seviyorum.” dedi.
Atalay, Kazakistan’ın insan kaynağı, doğal zenginlikleri ve ticarete verdiği önem bakımından bölgede öne çıktığını ifade etti. Türk iş insanlarının ülkeye ilgisinin giderek arttığını dile getirdi.
Atalay, “Kazakistan, bu coğrafyada iş yapılabilecek, çalışılabilecek hem insan kapasitesi hem yeraltı zenginliği hem de ticarete verilen önem bakımından ender ülkelerden biri.” ifadelerini kullandı.
Atalay, Kazakistan’ın son yıllarda eğitim ve bilim alanında da önemli ilerleme kaydettiğini belirtti. "Türkiye’deki iş insanlarını Kazakistan’da iş yapmaya davet ediyorum." diye konuştu.
Türk ve Kazak şirketlerin ortaklığı ticari ilişkileri güçlendirecek
Atalay, TÜKİB bünyesinde sağlık, turizm, inşaat, otelcilik, havacılık, tekstil, ilaç ve sanayi dahil çok sayıda sektörden şirket bulunduğunu belirtti. Birlik, Türkiye’den gelen yatırımcılara Kazakistan’daki iş süreçlerinde rehberlik ediyor.
Atalay, Türk yatırımcılara şirket kuruluşu, hukuki süreçler ve yerel kurumlarla iletişim konusunda destek verdiklerini ifade etti. Gerektiğinde Kazakistan Ulusal Girişimciler Odası Atameken ile de yatırımcıları bir araya getirdiklerini aktardı.
Atalay, Kazakistan’da sanayi, enerji, elektrik, su, kanalizasyon ve altyapı alanlarında yatırım yapmak isteyen Türk şirketleri için önemli fırsatlar bulunduğunu belirtti. Özellikle orta ölçekli yatırımların artırılması gerektiğini vurguladı.
Atalay, Kazakistan’daki aile ve küçük işletmelere hitap edecek üretim altyapılarının oluşturulmasının iki ülke açısından önemli olduğunu söyledi. "Türkiye’den daha fazla orta ölçekli sanayi ve tesis buraya gelmeli." dedi.
Atalay, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca "kardeşlik" söylemiyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. "Kazakistan’da Türklerle Kazakların ortak şirketler kurarak beraber yürümeleri, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geleceği açısından çok önemli." ifadesini kullandı.
Atalay, iki ülke iş insanlarının birbirlerini yatırımda önceliklendirmesinin ticari ilişkilerin daha da büyümesini sağlayacağını dile getirdi.
Kazakistan’da halihazırda yaklaşık 3 bin 800 Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Türk yatırımcıların ülkedeki faaliyetleri inşaat ve altyapının yanı sıra enerji, sağlık, tarım, lojistik, havacılık, tekstil, ilaç ve sanayi gibi çok sayıda sektöre yayılıyor.








Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!