Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, finansman koşullarında yapılacak iyileşmelerin küresel yenilenebilir enerji yatırımlarının artış hızını neredeyse iki katına çıkarabileceğini söyledi. Demircan, yeni kapasitenin sisteme alınması için şebeke yatırımlarının da eş zamanlı artırılması gerektiğini belirtti.
Demircan, WindEnergy Hamburg'da yaptığı değerlendirmede, yenilenebilir enerji yatırımları için gerekli teknolojiye, uzmanlığa, insan kaynağına ve yatırımcılara erişilebildiğini kaydetti. Ancak finansmanın sınırlı bir kaynak olarak öne çıktığını vurguladı.
Özellikle denizüstü rüzgar gibi uzun süreli ve sermaye yoğun yatırımlarda finansmana erişim ve buna bağlı risklerin yatırımcılar açısından önemli bir konu olduğuna dikkati çekti. Demircan, mevcut finansal mekanizmaların yatırımcıların ihtiyaçlarına her zaman tam olarak karşılık veremediğini ifade etti.
Finans kuruluşlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının sağlayacağı karbon emisyonu azaltımını da dikkate alması gerektiğini söyledi. Demircan, "Finansman maliyeti, vade ve garanti koşullarının yeniden tasarlanması yatırımların hızlanmasına katkı sağlayacak. Eğer finansman tedariki konusunda bir iyileşme yapılabilirse yenilenebilir yatırımların artış hızı neredeyse iki katına çıkabilir." ifadelerini kullandı.
Yeni kapasite için şebeke yatırımları gerekiyor
Demircan, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın sadece yeni santrallerin kurulmasıyla sınırlı olmadığını belirtti. Bu kapasitenin iletim şebekesine entegre edilmesinin de zorunlu olduğunu vurguladı.
Yeni enerji yatırımlarının sisteme sağlıklı şekilde bağlanabilmesi için iletim şebekesinin kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Demircan, "Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu kapasitedeki artışı ancak bu artışa denk gelen kapasitenin iletim şebekesine entegrasyonuyla mümkün. Bu sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada böyle. Bu etkinlikte görüştüğümüz yabancı uzmanlar da elektrik şebekesi kapasitesini yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki önemli kısıtlardan biri olarak değerlendiriyor. Türkiye'de de iletim sisteminin modernizasyonu ve yenilenmesine yönelik çalışmalar sürüyor." dedi.
Yeni kapasitenin sisteme entegrasyonunda frekans kontrolü başta olmak üzere teknik ihtiyaçların da dikkate alınacağını kaydetti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha fazla bağlanabilmesi için şebeke kapasitesinin artırılacağını bildirdi.
Denizüstü rüzgarda yatırım hazırlıkları hızlanıyor
Demircan, yüksek sermaye ihtiyacı ve uzun yatırım süreleri nedeniyle denizüstü rüzgar projelerinde finansman koşulları kadar yatırım risklerinin azaltılmasının da önem taşıdığını belirtti.
Türkiye'nin ilk denizüstü rüzgar ihalesine ilişkin bilgi verdi. Bu yıl sonuna kadar ihalenin duyurulmasını ve 2027'nin ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Hazırlık sürecinde İngiltere, Danimarka ve Almanya başta olmak üzere denizüstü rüzgar alanında deneyimli ülkelerle görüşmeler yapıldığını aktardı. Özel sektör ve kamu şirketleriyle de bir araya gelindiğini belirtti. Hazırlanan temel dokümana 44'ün üzerinde kurum ve kuruluşun katkı sunduğunu söyledi.
Çin, Almanya, Danimarka ve diğer Avrupa ülkelerinden şirketlerin projeye ilgi gösterdiğini kaydetti. Demircan, denizüstü rüzgar yatırımlarında uluslararası yatırımcı ilgisinin bulunduğuna işaret etti.
COP31'de enerji altyapısı ve elektrifikasyon gündemin üst sıralarında
Demircan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında enerjiye özel bir gün ayrılacağını aktardı.
Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması ele alınacak. Ülkeler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi ve Türkiye'nin komşularıyla bölgesel enerji bağlantılarının güçlendirilmesi de gündemde olacak. Demircan, söz konusu başlıkların uluslararası boyutta değerlendirileceğini ifade etti.






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!