Çocuk ve gençlerde nikotin kullanımının alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılıklara geçişte köprü görevi gördüğü bildirildi.

Anadolu Ajansı'nın "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasında, nikotin kullanımının çocuk ve gençlerin beyin gelişimi ve bağımlılık riski üzerindeki etkileri incelendi.

Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, nikotinin yüksek bağımlılık potansiyeline sahip maddelerden biri olduğunu söyledi.

Bunun kullanımının yeterince ciddiye alınmadığını belirten Ögel, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde bağımlılığın daha hızlı geliştiğini kaydetti. Ögel, nikotinin beyinde kişinin kendini durdurma mekanizmasını bozduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ögel, nikotinin özellikle dikkat ve hafıza üzerinde bozucu etkileri bulunduğunu, yan etkilerin özellikle gençlik çağında daha fazla görüldüğünü aktardı.

Nikotinin gençlerin beyninde oluşturduğu etkilerden birinin de "dur" mekanizmasını bozmak ve beynin muhakeme yeteneğini zayıflatmak olduğuna dikkati çeken Ögel, şöyle devam etti:

"Bağımlılık tedavisinin en iyi yöntemi önlemedir. Aslında hiç başlamazsanız en hızlı ve kolay tedavi budur. Başladıysanız erken zamanda bırakmak çok önemli. Çünkü bağımlılık ilerledikçe bırakmak zorlaşıyor. Beynin alışkanlıkları artık bu yönde tamamen kilitleniyor. Çok bağımlıysanız bırakmak için bir an önce karar vermelisiniz. Ülkemizde çok sayıda bağımlılık tedavi merkezi var. Dolayısıyla buradan yardım almak mümkün. Yetişkinler için Alkol Madde Tedavi Merkezi (AMATEM), çocuklar için Çocuk ve Ergen Arındırma Merkezi (ÇEMATEM), Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) veya özel kuruluşlar var."

Prof. Dr. Ögel, insanların bu merkezlere gitmekten çekindiğini dile getirerek, buralardan yardım almanın ayıp olmadığını kaydetti.

Puff ve elektronik sigaraların zararsız olduğuna yönelik söylemlerin doğru olmadığını vurgulayan Ögel, bu ürünlerin normal tütün ürünleriyle benzer zararlar taşıdığının altını çizdi.

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Yaşar Tanır, ergenliğin çocukluk ve yetişkinlik arasında geçiş dönemi olduğunu anlattı.

Bu dönemin beynin gelişimsel açıdan en kırılgan olduğu dönemlerden olduğunu belirten Tanır, özellikle alnın arka tarafındaki ön beyin bölgesinin daha yavaş geliştiğini kaydetti. Tanır, burasının karar verme, dikkat, öğrenme ve dürtü kontrolü gibi temel işlevlerde rol oynadığını ifade etti.

Doç. Dr. Tanır, beynin daha derin bölgelerinde bulunan ödül ve hazla ilişkili merkezlerin ise çok daha hızlı geliştiğini ifade ederek, "Nikotin, gelişmekte olan beynin kırılganlığında güçlü bağımlılık yapıcı maddedir. Bir sigara çekiminde 7-8 saniyede kana geçiyor, daha sonra nikotinin beyne etkisi hızla başlıyor. Bunun sonucunda salgılanan dopamin, anlık haz ve rahatlama hissi oluşturuyor gibi gözükse de bu güçlü bağımlılık hissi daha fazla kullanmayı tetikliyor. Burada bağımlılık süreci başlıyor. Bir sigara çekimiyle bile vücuda giren nikotinle bağımlılık süreçleri tetikleniyor." diye konuştu.

Nikotin kullanımıyla beynin ön bölgesi ve ödül merkezlerinin etkilenmeye başladığına dikkati çeken Tanır, bu süreçte beynin yapısal ve işlevsel açıdan ciddi değişikliklere uğradığını vurguladı.

Doç. Dr. Tanır, bağımlılık sürecinin alışkanlık haline gelmiş, sürekli ve düzenli günlük kullanım başlamadan da ortaya çıkabildiğinin altını çizerek, sigaradaki nikotinin çok güçlü bağımlılık yapıcı madde olduğunu vurguladı.

Nikotin bağımlılığının irade eksikliği veya yetersizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlatan Tanır, bunun beyinle ilişkili hastalık olduğunu aktardı. Tanır, kişi nikotin kullanmaya başladığında ödül mekanizmalarında oluşan bozuklukların ciddi bağımlılığı tetikleyebildiğini belirtti.

Tanır, ebeveynlerin çocuklarının sigara veya nikotin kullandığını öğrendiğinde ona sakince yaklaşmaları gerektiğini söyledi.

Depresyon ve kaygı bozukluğu olan çocuklarda sigara kullanımının daha fazla görüldüğüne işaret eden Tanır, "Sigara kullanmaya başladığında da kolay öfkelenme, unutkanlık, stres gibi faktörlerin de daha fazla çıktığını görüyoruz. Gerekirse psikofarmakolojik ilaç tedavilerine de başlayabiliyoruz. Tedavi sürecine kesinlikle aileyi dahil ediyoruz. Çünkü ailenin yaklaşımı bizim için rahatlatıcı süreç oluyor. Nikotin, sigara kullanımı alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelere geçişte köprü görevi görüyor. Bu konuda uyanık olmakta fayda var." uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Ögel: Nikotin gençleri diğer bağımlılıklara sürüklüyor