Nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturmasına rağmen, ümmet toplumundan, özgür bireylerden oluşan Üniter, üstelik Laik, Türkiye Cumhuriyeti, aydınlanma çağından sömürücü kapitalizme geçen Batı Emperyalistleri için tehlikeli bir düşman olarak görülmüştü. Hindistan, Çin, Küba, Cezayir, Tunus, Güney Amerika gibi nice mazlum ülkelere model olması işlerine gelmemişti. Gerici isyanları denediler, ayrılıkçıları denediler, Liberal etiketli partileri denediler yine olmadı. Mezhep kavgası yaratmak için yobazlar, çoluk çocuk yaktılar, yine olmadı. Ne zaman ki; Halk çocuklarını sağcı-solcu yapıp birbirine kırdırdılar, sendikalar ayrıştı, demokratik örgütlenmelerin yerini etnik, inanç, hemşeri dernekleriyle parça parça oldular. kuralını uygulamaya başladılar. Kürtler; Türbanlılar , evsizler; diye darı ambarı hayaliyle Erdoğan’ın peşinde koşup söylerken kimi kendini hapiste, kimi açlık çukurunda buldular. Sünni’si, şafisi her n yerine bir her karşısına bir yarışına başlayınca örgütsüz bir yığınlara dönüşerek sözde Profesöründönemine girdik. Geçte olsa Alevi’si, Sünni’si, Kürdü, Çerkez’i, dindarı, Laiki, Laz’ı gerçeği görerek zorda olsa bir araya gelmeye başladılar. Yerel Seçimlerindeuykusuna yatmayarak oylarına sahip çıkarak Şahsım Devleti, Bahçeli ve Ülkenin seksen yıllık zenginliklerini haraç-mezat satarak saraylarda köşklerde sefa süren Yattıkları yerde; iki değil, üç değil beş, olmadı yed sekiz yerden halkın hakkını gasp eden haramzadeler.  Ilk seçimde gideceklerini anlayınca, den miras kalan hakim ve savcılarınca o bildik kumpaslara başladılar. iktidarı kaybedince Bahçeli’nin misyon gereği desteği, kontrolündeki teröristleriyle Bu katliamlardan sonra yapılan seçimlerde halk yanıltılarak AKP yüzde 49 ile tekrar iktidarı ele geçirmişti. Erdoğan ve çevresi ilk seçimlerde gideceklerini bildikleri için 17-25 Aralıktaki rüşvet ve yolsuzluk dosyalarını hazırlayan Fetöcü savcı, hakim ve emniyet görevlilerinin kayıt altına aldıkları belge ve tapelerin kendi bakanları olan Demesine rağmen AKP’li savcı ve hakimler vermişti. Aynı Fetöcü savcı ve hakimlerin İstanbul seçimlerinde oy hırsızlarının ve yandaş YSK üyelerinin çabalarını boşa çıkararak seçimi kazandıran Fetöcü savcıların hazırladığı yedi yıl öncesinin suçlamaları ile siyasi hayatını sonlandırmak, Ekrem İmamoğlu’nu saf dışı bırakarak Kılıçdaroğlu   giderken blöf yapmıyordu. Elinde belge olmadan tek kelime bile etmez. O tam bir hesap adamıdır. Bunu AKP’liler çok iyi bilirler. T; Türk Silahlı Kuvvetlerinden ( irticai faaliyetler nedeniyle ihraç edilen Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve aynı gerekçelerle ihraç edilen 23 subay ve astsubay tarafından kurulan AKP’nin desteklediği TSK içinde kadrolaşmayı üstlendirilmiş bir örgüttür. Adnan Tanrıverdi, Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden beri ilişkisi Ayrıca adında bir örgüt kurarak, dikkatleri SADAT’ tan uzaklaştıracaktı. , Libya’da, Irak’ta İhvancı terör örgütlerine militan sağladığı için ABD ve Avrupa hükümetlerince: suçlanmıştı. Tanrıverdi: Derken ’’ Demişti. Erdoğan’ın askeri başdanışmanı iken , DİB Başkanının da katıldığı ASAM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada: Demişti. Bu Kongre;:gerçekleştirilmişti. Bu plandan AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın haberi olmaması gerçekleşmesi asla olanaklı değildir. AKP Genel Başkanı güç zehirlenmesinin bedelini sandıkta ödeyecektir. Can havliyle yapacağı her yasa dışılık misliyle öder.