Emperyalizmin sömürü düzenini sürdürmek için neden olduğu savaşların bedelini hem çocuklarını kaybederek hem de kendi yaşamlarını karartarak en ağır bedeli kadınlar ödemektedir. En ağır işlerde çalışmalarına rağmen emeklerinin karşılığını alamayan yine kadın emekçilerdir. Ülkemizde kadınlar, Siyasal İslamistlerin belirlediği ‘’kadın kariyerinin’’ doğuracağı çocuk sayısına göre ölçüldüğü ilkel dayatmalarla karşı karşıyadır. Üstelik altı yaşındaki kız çocukları babası yaşında bir tarikat şeyhleriyle evlendirme dayatmasını yaşamaktadır. Sözde Kuran Kurslarında kız çocuklarına erkek çocuklarının ayaklarını yıkattırarak kadın köle düzenine hazırlanmaktadır. Kadın cinayetlerinin her geçen gün artması karşısında önlem alınmamakta, kadınlar korku dünyasına mahkum edilmektedir. Bu ilkel dayatmalara karşı başta kadınlar olmak üzere tüm uygar insanların kadın hakları konusunda gericiliğe karşı mücadele etmek zorundadır. 1930’larda Batı dünyasının kadınlarından önce kadın-erkek eşitliği, seçme-seçilme hakkının alındığı bir Laik Türkiye Cumhuriyetini tekrar yaşamın her alanında yeniden kazanmak için tüm demokratları mücadeleye çağırıyoruz. Her şeye rağmen dünya emekçi kadın günü tüm kadınlara kutlu olsun! Mücadeleye devam! YILDIZ AKALIN