Bugün dünyanın birçok yerinde, çiçeklerin verildiği, reklamların yayınlandığı ve birkaç iyi niyetli mesajla geçiştirilen bir “kutlama” gününe dönüştürülmeye çalışılıyor.  Gerçekte 8 Mart’ın tarihi, sermayeye, sömürüye ve erkek egemen düzene karşı verilen sert bir sınıf mücadelesinin kazanımının tarihidir.

Kadınların mücadelesi yalnızca cinsiyet eşitliği meselesi değildir. Aynı zamanda emek, özgürlük ve insanlık onuru mücadelesidir.