Her yıl 8 Mart geldiğinde dünyanın dört bir yanında aynı cümle tekrar edilir:
“Kadınlar gününüz kutlu olsun.”
Mesajlar yazılır.
Konuşmalar yapılır.
Çiçekler dağıtılır.

“Kadınlar gününüz kutlu olsun.”Fakat bütün bu sözlerin arasında çoğu zaman sorulmayan bir soru vardır:Gerçekten neyi kutluyoruz?Kadına verilen değeri mi?Yoksa modern dünyanın kadına sunduğu yeni istismar biçimlerini mi?Eğer mesele gerçekten kadına değer vermekse, insan ister istemez şu soruyu sorar:Kadın bugün gerçekten daha çok mu saygı görüyor?Yoksa yalnızca daha görünür bir istismarın içine mi sürükleniyor?