Fareli Köyün Kavalcısı masaldaki gibi değil bu kez adaleti peşine taktı. Bu topraklarda kaval artık sadece masallarda değil, mahkeme salonlarında da çalıyor. Her üfleyişte bir karar, her notada bir tutuklama var. Adaletin terazisi bu sesle ayarlanıyor. Delil yok, gerekçe yok; varsa yoksa kimin sesi kimin kulağına çalınmış, mesele bu. Hâkim kürsüsünden çok, kavalın ucunda olan belirliyor kim suçlu, kim masum.
Anayasa, raflara kaldırılmış bir hatıra defteri gibi. Atatürk ilke ve inkılapları ise sadece törensel metinlerde, içi boşaltılmış birer süs. Hâlbuki o ilkeler halkın, hukukunun, hakikatinin temeliydi. Şimdi ise kavala uymuyorsa, kaldırılmaları yeterli gerekçe sayılıyor. Mahkemelerde bağımsızlık değil, bağlılık esastır denmeye başlandı. Yargıçlar artık cübbelerinin düğmesiz olduğunu unutmuş gibi, emir gelince ilik arıyor. Talimatlar yargı kararının yerini almış durumda.



Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…