Türkiye’deki bürokratik yapının ne kadar çürüdüğünü görmek için sadece birkaç adım atmak yeterli. Devletin en üst kademelerine, liyakatten ziyade “ne kadar iş bitirir, ne kadar para kazandırır” sorularına göre seçilen bürokratlar, ülkenin her köşesini kendi kişisel çıkarlarına hizmet eder hale getirmiş durumda. Bu bürokratlar, adeta devleti bir “kişisel zenginleşme aracı” olarak görüyorlar. Bakanlar ise kendi çetelerini kurarken, halkın cebinden alınan paralarla devleti yandaşlarına peşkeş çekiyor. İktidarın rüzgarında savrulan bu çeteler, halkı yoksullaştırırken, kendi lüks yaşamlarına kayıtsızca devam ediyorlar.