Bugün Türkiye, sadece siyasi bir krizin değil, aynı zamanda rejimsel bir hesaplaşmanın ortasındadır. Gözaltına alınan, tutuklanan, görevden uzaklaştırılan belediye başkanları yalnızca birer şahıs değildir. Onlar; halkın özgür iradesiyle seçtiği, anayasa ve yasalarla tanınmış meşru temsilcilerdir. Bu yüzden cezaevinde olanlar yalnızca insanlar değil, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının oy hakkı, temsil hakkı ve siyasi onurudur. Daha açık bir ifadeyle: Tutsak olanlar belediye başkanları değil, halkın iradesidir.