Siyaset, klasik felsefede insanın ortak yaşamını düzenleyen ve “iyi olanı” mümkün kılan bir faaliyet olarak tanımlanmıştır. Aristoteles’ten bu yana siyaset, yalnızca iktidarın paylaşımı değil, aynı zamanda ahlâkî bir pratiktir. Ancak modern toplumlarda, özellikle de Türkiye örneğinde, siyaset bu normatif çerçeveden uzaklaşarak iktidarın korunması ve yeniden üretilmesi ekseninde şekillenmektedir.

Bu çalışma, Türkiye’deki siyaset kültürünün söz konusu dönüşümünü eleştirel bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır.