“Ne sağcıyım ne solcu, ben orta yolcuyum” diyenlerin ülkesinde adalet terazisi hep aynı tarafa eğilir. Çünkü o söz, masum bir denge arayışı değil; konfor alanının ilanıdır. Düzen sarsılmasın, kazananlar rahatsız olmasın, sofradaki kırıntılar yetiyormuş gibi yapalım… İşte “orta yol” budur. Tarafsızlık değil, statükonun kibar savunusudur.
Bu tartışma yeni değil. Karl Marx ve Friedrich Engels daha 19. yüzyılda şunu söyledi: Toplum sınıflara bölünmüştür ve bu sınıfların çıkarları uzlaşmazdır. Bir taraf üretim araçlarının sahibidir; diğer taraf emeğini satar. Arada “gri alan” aramak, çatışmanın üzerini örten bir perde çekmektir. Çünkü fabrikanın kapısından içeri girdiğinde ya patronun tarafındasındır ya da işçinin.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…