Bir ramazan daha geldi gidiyor. Her ramazanda olduğu gibi yinee sofralar kuruldu, tanıdık ya da tanımadıklara iftar yemekleri verildi. Aslında iftar sofraları yardımlaşmanın, dayanışmanın, ramazanın manevi hazzını birlikte solumanın ve yaşamanın yeri.
Birçok iftar yemeğine çağrıldım. Atalarımızın “Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere görünme!” sözü gereğince çağrıldığımız yerlerde göründük, çağrılmadığımız yerlerde ise uğramadık. Birçok iftar yemeğine katıldım. Her geçen yıl toplu iftar yemekleri, anlamını yitirerek savurganlığa dönüşmekte. Bu yemekleri varsıl kişiler ve bazı dernekler vermekte. Sofralar özenle hazırlanmış, yemekler doyurucu. Ancak iftar sonrasında masalara bakıldığında yemeklerin çoğu yenmemiş. Öyle tabaklar var ki bir lokma alınıp bırakılmış. Böylece bu yemek, artık olmuş. Ne yazık ki bin bir emekle hazırlanan onca yemek, çöpe gitmekte. İnsan sormadan edemiyor: Bu savurganlık niye?





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…