Bütün Canlılarda olduğu gibi, insanlarda iki cinsten oluşur!
Her biri Elmanın iki yarısı gibidir, ikisi birden bir bütün olurlar. İnsanlığın varlığı ikisine bağlı olduğu için biri olmadan diğeri olamaz!
Çağdaş dünyada kadının ve erkeğin birinin diğerine üstünlüğü olamaz. Yaşamın her alanında kadın ve erkek birliktedir hem de eşittir.
Kadının bir mal gibi, bir eşya gibi, bir eşya gibi değerlendirilmesi sadece ilkel aşiret topluluklarında vardır. Bu topluluklarda kadının özgürlüğü yoktur.
Örtünecek, çocuk yapacak, evinde oturacak ve erkeğin bütün buyruklarına boyun eğecek, bütün bunların karşılığında karnını doyurma özgürlüğü vardı.
Örtünme konusu ise kadının güçsüz ve aciz kabul edilmesi yargısından kaynaklanmaktadır.
Kadının kendini koruyabilmesi için kapanması gerektiği, tıpkı tehlike anında kaplumbağaların baş ve ayaklarını kabuğunun içine çektiği gibi.
Bu savunma bahanesi bile kadınlara yapılacak en ağır hakarettir! Aslında kadını bir örtü ile kapatmak kadın benliğini hapsetmektedir!
Örtünmenin diğer gerekçesi ise kadının tehlikeli olduğunu ve erkeği tahrik etmemesi için örtünmesi gerekçesidir.
Bu gerekçenin de kadını aşağılamaktan başka anlamı yoktur!
Yalnız İslam Ülkelerinde değil, dünyanın birçok ülkesindeki kadınlar başlarını örtmüştür, örtmektedir.
Kimi zaman bir takı olarak başını örterken, zamanla gelenek haline gelmiştir. Arap Milliyetçiliğinin Osmanlı yönetimince İslami olarak dayatması sonucu
Yalnız kadınlar değil, erkeklerde giysilerini Arapların geleneksel giysilerine dönüştürmüştür.
İslam dini ile hiç ilgisi olmayan giysiler istemleri dışında kadınlara zorla kabul ettirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Kılık Kıyafet Yasası ile kadınlar kapatılmaktan kurtarılmışlardır. Medeni Kanunla kadın erkek eşitliği sağlanmıştır.
Laiklik ile din ile devlet yönetimi birbirinden ayrılmıştır. Laiklik sadece din ile devlet işinin ayrılması değil, yaşamın tüm alanında hukukta-eğitimde-giyimde ve günlük yaşamda geçerlidir.
Laiklik, demokrasinin olmazsa olmaz ön koşuludur! Demokrasi kimseye demokrasiyi ortadan kaldırma hakkını vermez! Kadının kişilik kazanması onun özgür olabilmesiyle olanaklıdır.
Türban ile başörtüsü ayrı ayrı kavramlardır. Başörtü birçok ülkede kullandıkları bir takıdır.
Türban, siyasal İslam’ın, şeriatın sembolüdür. Demokrasiye karşı olan tarikatçıların bayrağı konumuna getirilmiştir. Kadınları kullanarak demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen Siyasal
İslam’ın Silahıdır. Bunu yaparken demokrasi istediklerini öne sürerler. Kadınların zorla kapatıldığı ülkelerde kadınları doğuştan günahkâr sayarlar.
O ülkelerde ise demokrasi dinsizlik sayılır.
Türban Bülent Ecevit İktidarında Siyasal İslamcı Nazlı Ilıcak, ABD’de görevlendirilmiş Merve Kavakçı’yı Türbanla mecliste oturtmak istemene Ecevit Tepki göstererek Kavakçıyı meclisten çıkartmıştır! (* 1)
Bugün Siyasal İslamcı AKP döneminde TÜRBAN, mecliste, okullarda, Devlet Dairelerinde neredeyse resmi giysi konumuna getirilmiştir!
YILDIZ AKALIN
(* 1) Nazlı Ilıcak, 2 Mayıs 1999 tarihindeki Meclis yemin töreninde başörtülü milletvekili Merve Kavakçı’nın koluna girerek Genel Kurul salonuna birlikte girmiştir. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ise bu duruma çok sert tepki göstererek Kavakçı'nın salondan çıkmasını istemiştir.






Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…