Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, NATO'da itaat değil, ortak karar alma sürecinin esas olduğunu belirtti. Pistorius, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiklerinden 'mutlak itaat' beklediği yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı. Spiegel'e konuşan Pistorius, "NATO'nun konsepti itaat değil, müzakere sürecinde özgür bir ruhtur. NATO içindeki kararlar, tüm üye devletlerin özgür iradesiyle ve fikir birliği içinde alınır, tek tek üye devletler tarafından dikte edilmez." dedi.

Pistorius, konuya farklı bir açıdan bakılması gerektiğini vurgulayarak, birçok NATO üyesinin yıllardır savunma harcamalarını artırma taahhütlerini yerine getirmediğini hatırlattı. ABD yönetiminin Avrupalı müttefikleri taahhütlerini yerine getirmeye ikna etmeye çalıştığını belirten Pistorius, esas olanın tüm müttefiklerin birlikte takip edeceği ortak bir hedefe odaklanmak olduğunu söyledi.

Almanya'nın Avrupa'da NATO için en yüksek savunma harcamalarına sahip ülke olmasına rağmen ABD Başkanı Donald Trump'ın eleştirilerine ilişkin Pistorius, ABD yönetiminin çatışma durumlarında daha sert bir dil kullanmasının alışıldık bir durum olduğunu kaydetti. "Biz şekerden yapılmadık" diyen Pistorius, bu konudaki eleştirilerin abartılmaması gerektiğini ekledi.

Trump'ın desteğinin savunma harcamalarıyla kazanılıp kazanılamayacağına dair soruya Pistorius, "Trump'ın lütfu parayla satın alınamaz." yanıtını verdi.

Pistorius, Alman Federal Ordusu'nun (Bundeswehr) harekat kabiliyetini artırmaya yönelik yatırımların belirli bir ülkenin takdirini kazanmak için değil, kendi güvenlik anlayışına uygun olarak yapıldığını belirtti. Bu çabaların kimsenin lütfunu satın almaya değil, Almanya ve NATO müttefiklerinin güvenliğini güçlendirmeye yönelik olduğunu vurguladı.

Milyarlarca avro yatırım yapılan Almanya-Fransa ortak savaş uçağı projesi FCAS ve F126 firkateyni programının iptaline yönelik eleştirilere karşılık Pistorius, projelerin iptalini kamu kaynaklarının sorumlu yönetimi için gerekli gördüğünü savundu. Pistorius, bu iki projenin devamının gelecek yıllarda çok daha büyük mali kayıplara yol açacağını belirterek, "Bu iki projeyi tam da parayı sorumlu bir şekilde yönettiğimiz için durdurduk." dedi.

Fransız Dassault Aviation ve Airbus şirketleri arasında temel konularda anlaşma sağlanamadığını bildiren Pistorius, Fransız mevkidaşıyla yoğun siyasi çabalara rağmen görüş ayrılıklarının giderilemediğini söyledi. Pistorius, projenin kritik bir aşamaya ulaşmadan Fransız ortaklarla iş birliği içinde durdurulmasının "doğru karar" olduğunu ve böylece gelecekteki büyük mali kayıpların önlendiğini vurguladı.