Jeopolitik gelişmeler akaryakıt fiyatlarını artırmaya devam ediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD/İsrail-İran arasındaki gerilim, Avrupa genelinde benzin ve motorin fiyatlarını yükseltiyor.
Motorin fiyatlarının en yüksek olduğu ülke Finlandiya oldu; litre fiyatı 2,334 avroya ulaştı. Hollanda 2,323 avro ile ikinci sırada yer aldı. Bu ülkeleri 2,169 avro ile Fransa, 2,157 avro ile Belçika ve 2,149 avro ile Almanya izledi. Türkiye'de ise motorinin litre fiyatı ortalama 80 lira (1,44 avro) civarında seyrediyor.
Alman Otomobil Kulübü (ADAC) verilerine göre, Almanya'da motorinin litre fiyatı 18 Ağustos itibarıyla 2,253 avroya yükseldi. Bu, son üç ayın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Motorin fiyatı geçen haftaya göre litrede 5,3 sent arttı. Son üç ayın en düşük seviyesi 23 Haziran'da 1,721 avro olarak görülmüştü. Böylece motorin fiyatları iki ayda yüzde 30'dan fazla artış gösterdi.
Arz ve Lojistik Maliyetleri Fiyatları Yükseltti
Almanya'daki yüksek motorin fiyatları sadece uluslararası ham petrol fiyatlarıyla açıklanmıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Rus petrol ürünleri tedarikini kesen Almanya, motorin ihtiyacını farklı kaynaklardan karşılamaya başladı.
Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, Norveç Almanya'nın en önemli ham petrol tedarikçisi konumunda. Geçen yıl Almanya'nın toplam ham petrol ithalatının yüzde 16,6'sı (12,5 milyon ton) Norveç'ten geldi. ABD yüzde 16,4'lük pay (12,4 milyon ton) ile ikinci, Libya ise yüzde 13,8'lik pay (10,4 milyon ton) ile üçüncü sırada yer aldı.
Ren Nehri'ndeki Düşük Su Seviyesi Taşımacılığı Olumsuz Etkiliyor
Değişen tedarik rotalarına ek olarak, lojistik maliyetleri de motorin fiyatlarını etkiliyor. Özellikle Ren Nehri'ndeki düşük su seviyeleri, petrol ürünleri taşıyan gemilerin tam kapasite çalışmasını engelliyor.
ADAC verilerine göre, Ren Nehri'ndeki düşük su seviyeleri özellikle Batı Almanya'da akaryakıt fiyatlarını artırıyor. Kuzey Ren-Vestfalya'da motorinin litre fiyatı 2,254 avroya yükseldi.
Motorin Fiyatlarında Petrol ve Vergi Etkisi
Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'na göre, ülkedeki motorin fiyatları öncelikli olarak arz ve talep koşullarıyla belirleniyor.
Tüketiciye yansıyan nihai motorin fiyatına enerji vergisi, yüzde 19 KDV, karbon maliyeti ile taşıma, depolama ve dağıtım giderleri ekleniyor.
Ayrıca, Alman hükümetinin akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla uyguladığı litrede 17 sentlik enerji vergisi indirimi 30 Haziran'da sona erdi.
"Eskisi Gibi Dolaşamıyoruz"
Alman vatandaşı Roswitha Henkel, akaryakıt ve enerji fiyatlarının yüksek olduğunu belirtti. Henkel, "Pahalı akaryakıt fiyatlarına rağmen yollarda hala birçok sürücü görüyorum. Bu beni oldukça şaşırtıyor. En son gördüğüm en yüksek fiyat 2,70 avroydu" ifadelerini kullandı.
Bu fiyatları karşılayamayanların olduğunu vurgulayan Henkel, "Bu gelişmeyi çok korkunç buluyorum çünkü özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Artık 60'lı ve 70'li yıllardaki gibi rahat değiliz; eskisi gibi dolaşamıyoruz. Bu durum çok fazla gerginlik yaratıyor ve birçok insan için katlanılmaz hale geldi" diye konuştu.
Henkel, akaryakıt fiyatlarının yeniden istikrara kavuşmasını ve sona eren devlet teşvikinin geri getirilmesini istediğini vurguladı. Henkel, "Ancak bu konuda pek bir şey yapılmıyor. Hükümet veya politikacılar bunu karşılayabilir. Sadece biz vatandaşlar acı çekmek zorundayız. Ne yapacağımızı bilmiyoruz" dedi.
"Herkes Depoyu Doldurmak İçin Polonya'ya Gidiyor"
Alman vatandaşı Dieter Krüger de fiyatların her yerde arttığını ve bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yüksek akaryakıt fiyatlarını anlayamadığını belirten Krüger, "Bence tüketici her zaman en çok mağdur olan taraf. Genel olarak konuşursak, bazıları bu durumdan ceplerini dolduracak ama bunu kanıtlamak zor" değerlendirmesinde bulundu.
Polonya'da akaryakıt fiyatlarının yeniden düştüğünü belirten Krüger, "Herkes Polonya'ya gidip deposunu orada dolduruyor. Tüm bunları anlayabiliyorum. Herkesin o kadar parası yok" dedi.
Krüger, Alman hükümetine de çağrıda bulundu: "Keşke hükümetimiz insanları dinleyen ve onların önem verdiği şeylere dikkat eden mantıklı bir hükümet olsa. Bu belki de çok akıllıca olurdu. Genel olarak, işler değişmeli. Böyle devam edemez. Kesinlikle hayır."
Öğretmen Nadia Bening de aracını idareli kullanmasına rağmen fiyatların yüksek olduğunu ifade etti.
Elektrik ve ısınmanın temel ihtiyaçlar olduğunu belirten Bening, "Neden temel ihtiyaçlar için bu kadar çok para ödemek zorundayız? Su, elektrik ve ısınma gibi şeyler temel yaşamın bir parçası. Bu kadar pahalı olduğunda insanları yıpratıyor" diye ekledi.






Comments
0 commentsNo comments on this article yet. Be the first!