Yalova'da, Sivas katliamı mitingi

Eğitim Sen Yalova Şubesi Tarafından Sivas Şehitleri anma mitingi gerçekleştirildi

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'da yapılan Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliğinde demokrasi, laiklik ve barış düşmanları tarafından ateşe verilen Madımak Otelinde yanarak şehit olanların anısına; Yalova Eğitim Sen bir miting düzenledi.

Fatih Caddesi‘nde toplanarak ellerinde sazları, şehitlerin fotoğrafları, barış ve demokrasi pankartlarıyla, Fatih ve Cumhuriyet Caddesi güzergâhından Cumhuriyet Meydanına yürüdüler. Yalova Cumhuriyet meydanında türkü, deyiş söyleyerek Sivas Şehitlerini 17 yıl sonra coşkuyla anarak barış ve kardeşlik mesajları yanı sıra‚ Madımak otelinin müze olma taleplerini dile getirerek bir basın açıklaması yaptılar.

Bu yıl Sivas'da yüz bin kişi bir raya gelerek katliamı lanetlerken, Yalova'da çeşitli demokratik kitle kuruluşları anma töreninde bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptılar.

Eğitim Sen ve ayrıca ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği Yalova Şubesi), Cem Vakfı Yalova Şubesi, Hacı Bektaşi Veli Vakfı Yalova Şubesi, Eğitim İş Yalova İl Temsilciliği ve Gümüşhane Kelkit Çömlecik Köyü Yardımlaşma Kalkınma Derneği ortak basın açıklaması yaptılar.


İşte basın açıklamaları:

SİVAS KATLİAMINI UNUTMA, UNUTTURMA! DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ

Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamının üzerinden 17 yıl geçti. 17 yıldır kanayan bir yara olmayı sürdüren Sivas katliamını bugün bir kez daha tüm öfkemizle lanetliyoruz.

Geçmişte Çorum'da, Maraş'ta yaşanan vahşetlerin bir devamı olarak gerçekleşen Sivas katliamı, ülkemizin ve halklarımızın umudu ve aydınlık geleceği aydın, yazar ve sanatçıların da içinde olduğu 35 insanımızın ırkçı-gerici güçlerce katledilişiyle sonuçlanmıştı. Sivas katliamı, tıpkı Malatya, Maraş, Çorum, Gazi Mahallesi, 1 Mayıs 77, Beyazıt katliamları gibi karanlıkta kalmış, arkasındaki güçler hala açığa çıkarılmamıştır.

Türkiye'de, 12 Eylül hukuku ve kültürünün ana unsurlarından biri olan ve topluma dayatılan Türk-İslam sentezi anlayışı sonucunda ırkçılık ve gericiliğin gelişmesine zemin hazırlanmış ve Sivas katliamı bu zeminde gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle Sivas katliamının hedefi resmi kimliğin dışında kalanlar, yıllarca ezilen, sömürülen ve yok sayılanlar olmuştur. Saldırganların engellenmeyerek katliama çanak tutulması, ardından da olayın üstünün örtülmesi ve sadece birkaç kişinin cezalandırılması geçmişte yaşanan benzer katliamların ortak özelliği olarak dikkat çekmektedir.

2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nin kuşatılıp ateşe verilmesinde seyirci kalan devletin ‘güvenlik güçleri' ve bu güçlerin sorumlusu olan makamlarda oturanlar hakkında bugüne kadar hiç bir soruşturma açılmamıştır. Baskının, ayrımcılığın ve sömürünün devam etmesinden yana olan güçler, işlenen katliamların üzerindeki karanlık perdeyi kaldırmadıkları gibi, bugün de halkları birbirine karşı kışkırtıp, bu durumdan faydalanmayı kendilerine görev edinmişlerdir.


Türkiye'de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, bugün hala ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliği ve emekçilerin birliğini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Toplumsal barışı tehdit eden hareket ve katliamlar, Anadolu'nun farklı renklerinin birlikte yaşama isteğini asla kıramamıştır ve buna güçleri yetmeyecektir. İnsanlık, kendisine karşı işlenmiş suçları asla unutmamıştır ve unutmayacaktır.

Bizler, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı-şoven odaklara asla teslim etmeyeceğiz. Her yıl daha da çoğalarak Madımak'ta olmayı sürdürecek, ülkemizin yüz akı aydınlarımızın katillerinin peşini bırakmayacağız.

İnsan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, barıştan ve kardeşlikten yana olan herkesi, demokratik kitle örgütlerini ve siyasi partileri, bugün Sivas Madımak Oteli önünde ve ülkenin dört bir yanında bu katliamı lanetlemeye ve gerici-ırkçı saldırılar karşısında dimdik ayakta olduğumuzu göstermeye davet ediyoruz.

Sivas katliamında hayatını kaybedenlerin direnci, bilinci ve inancının bizlere ışık olacağına inanıyor, katliamda yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyoruz.


EĞİTİM SEN YALOVA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU

KAMUOYUMUZA

2 Temmuz 1993'te aydın insanlarımıza ve sanatçılarımıza yapılan saldırı, bireysel hak ve özgürlüklere yapılmış en utanç verici saldırılardan birisi olarak ülkemizin ve insanlığın tarihine bir kara leke olarak girmiştir. 2 Temmuz olayları ve MADIMAK OTELİ katliamının acıları o günden bugüne ülkemizde toplumsal vicdanın önemli yaralarından birisi olmuş, Alevi – Sünni, inanan – inanmayan, farklı siyasi görüşlere sahip her vatandaşın belleğinde yer etmiştir.

Ülkemizin onuruna büyük bir leke süren bu olayda kaybettiğimiz canları anmak, bu insanlık dışı saldırıyı kınamak, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun tüm duyarlı vatandaşlarımızın ortak tavrı ve davranışı olmuştur.

Madımak olaylarında sadece Aleviler canlarını yitirmemiş, Alevisi Sünnisi ile vatandaşlarımız ve bireysel özgürlüklerimiz saldırıya uğramıştır. MADIMAK gerçeğinin toplumsal tarih ve bellekte yerini alması için 17 yıl boyunca gelip geçen yönetimlerin gayret göstermemiş olmaları, yaşamlarını yitirenlerin yarısı Sünni kökenli yurttaşlarımız olduğu halde sorunun sadece bir Alevi sorunu gibi algılanmasına da yol açmıştır. Oysa sorun bir Alevi sorunu değil, bir insanlık sorunudur. Sorunun üzerine gitmeyen yönetimler, toplumumuzda daha derin ayrışma, kamplaşma, sürtüşmeler yaratmaya açık bir alan yaratmış, ancak Alevi olan olmayan, tüm Sivaslı ve aydın vatandaşlarımızın gayretleri, sağduyuları ve anlayışları ile sorunun yeni çatışmalara neden olması bugüne dek engellenebilmiştir.


İnanılmaz bir vahşetle 37 cana mal olan bu olayı unutmamak bu ülkenin vicdan sahibi tüm bireylerinin ortak sorumluluğudur. Malatya, Çorum, Maraş olayları ile sürdürülen, MADIMAK, Gazi ve Ümraniye olayları ile ülkemizde çatışmalar yaratarak karanlık emellerine ulaşmak isteyenler, geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da bu eylemlerine devam edeceklerdir. Bunlar karşısında bizim görevimiz her zaman olduğu gibi Cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkmak, Atatürk ilke ve devrimlerinin yol göstericiliğinde Çanakkale'yi savunan, Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren ve cumhuriyetimizi yoktan var eden bilinci korumak, bu bilinci genç kuşaklara aktarmak olmalıdır.

Almanya'nın Solingen kentinde sırf Türk oldukları için 5 insanımız Alman Neonaziler tarafından yakılarak öldürülmüştü. Bunun üzerine onbinlerce duyarlı Alman vatandaşı sokağa dökülmüş ve “Hepimiz Türk'üz” diye sloganlar atıp dövizler taşımışlardı. Bir yıl sonra da o ev müze olmuştu. O evin müze olması toplumdaki farklılıkları derinleştirmek için değil, tam tersine gelecek kuşaklara, gerici ve yobazların neler yapabileceklerinin akıldan çıkarılmamasını sağlamak içindi. Madımak bu yüzden müze yapılmalıdır.

2.Temmuz'un 17. yılında bir kez daha yüreğimiz yanarak, laik ve demokratik cumhuriyeti yıkma provasında yaşamlarını ülkelerine hediye etmiş olan canlarımızın aziz anıları önünde saygı ile eğiliyor, böylesine insanlık dışı olayların dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir zaman yaşanmamasını diliyor, bu olaylara neden olanları, destek verenleri tüm varlığımızla kınıyoruz.

2010 yılında MADIMAK ANMA törenimizde bizlerle beraber olmayı seçen tüm Sivil toplum kuruluşlarına, Siyasi parti temsilcilerine ve dostlarımıza şükranlarımızı sunuyor, barış ve mutluğa ancak elbirliği, diyalog ve demokratik hakların geliştirilmesi ile ulaşılabileceğine inancımızı yineliyoruz.


ADD ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ YALOVA ŞUBESİ

CEM VAKFI YALOVA ŞUBESİ

HACIBEKTAŞİ VELİ VAKFI YALOVA ŞUBESİ

EĞİTİM İŞ YALOVA İL TEMSİLCİLİĞİ

GÜMÜŞHANE KELKİT ÇÖMLECİK KÖYÜ YARDIMLAŞMA KALKINMA DERNEĞİ

 

Hıdır Ali BİNGÖL - ha-ber.com - Yalova