Cumhurbaşkanı Wulff'un sözlerine tepkiler
Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un, iki Almanya'nın birleşmesi vesilesi ile yaptığı konuşma, Bild gazetesinin internet sayfasında "İslam Almanya'nın bir parçasıdır" başlığıyla, Türkçe olarak yayımlandı
Cumhurbaşkanı Wulff'un, "İslam'ın da Almanya'nın bir parçası haline geldiğini" belirttiği konuşmasında, "Yaklaşık 200 yıl önce Johann Wolfgang von Goethe, 'Doğu-Batı Divanı' adlı eserinde dile getirmiştir: 'Kendini ve diğerlerini tanıyan, bunu da bilecektir. Doğu ve Batı artık ayrılamaz" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Wulff'un konuşmasının sonunda da şu ifadeler yer aldı: "Cesaret ve güvenle ileriye gidiyoruz. Geçen son 20 yıl, bunu birlikte başarabileceğimizi gösterdi. Kelimenin tam anlamıyla biraraya geldik ve biraradayız."
BAŞBAKAN MERKEL'DEN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRI
Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkede yaşayan Müslümanların tümüyle Alman değerlerine ve Alman Anayasasına göre hareket etmelerini istedi.
Bild gazetesinin internet sayfasında yer alan habere göre Merkel, "Almanya'daki İslamiyet imajının büyük ölçüde şeriat kurallarından, kadın ve erkekler arasındaki eşitsizlikten ve töre cinayetlerinden oluştuğunu" belirterek, anayasanın temel değerlerine karşı çıkılmasına hiçbir şekilde hoşgörü gösteremeyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un dün iki Almanya'nın birleşmesi kutlaması vesilesiyle yaptığı konuşmada "İslamiyet'in artık Almanya'ya ait olduğu" şeklindeki sözlerini gerçekçi bir tanımlama olarak gördüğünü ifade eden Merkel, ancak İslamiyet'in gerçekte nasıl olduğu ve Almanya'da nasıl tanıtıldığı yönündeki tartışmaların daha süreceğine inandığını kaydetti.
Merkel, bu tartışmalara kadın-erkek eşitliği ile anayasanın kabul görmesinin dahil olduğunu sözlerine ekledi.
Haberde ayrıca, çoğu Almanın Wulff'un söz konusu açıklamasını doğru bulmadığına dikkat çekilerek, "Cumhurbaşkanı Wulff'un konuşmasını doğru buldunuz mu" şeklindeki soruya okuyucuların yüzde 70'inin "hayır" yanıtını verdiği ifade edildi.
ALMANYA'DAKİ MÜSLÜMANLAR MEMNUN
Cumhurbaşkanı Wulff'un açıklamaları Almanya'daki Müslümanlar ve onların kurduğu İslami organizasyonları mutlu etti.
Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan İslami çatı kuruluşu Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) dönem sözcüsü ve İslam Konseyi (Islamrat) Başkanı Ali Kızılkaya Cumhurbaşkanı Wulff'un açıklamalarını "Müslümanları memnun eden, hatta rahatlatan bir açıklama. Bu tarihi bir açıklamadır. Cumhurbaşkanı ülkedeki Müslümanları Almanya'nın parçası olarak görerek, onların da Cumhurbaşkanı olduğunu açıklaması tarihi bir açıklama. Bu, entegrasyon sürecinde önemli bir merhale" şeklinde değerlendirdi.
Son aylarda İslam, Müslümanlar ve uyum ekseninde cereyan eden tartışmaları hatırlatan Ali Kızılkaya, "Özellikle de son ayların tartışmaları bağlamında bakıldığı zaman Cumhurbaşkanının açıklamaları rahatlatıcı bir açıklama. Bu açıklamayı, Almanya'da Müslümanlara karşı tutumlara bir tavır koyuş olarak görüyorum ben. Bu tutumu ben entegrasyona ivme katacak bir tutumdur. Müslümanların bu ülkede kabul görmesi konusunda devletin zirvesinin de aklı selim davranışlar göstermesi çok önemli." dedi.
Bundan sonraki durumla ilgili umudunu dile getiren Kızılkaya, "Ümit ediyoruz ki; Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları siyasette yankısını bulsun. Siyasetçiler bunu ciddiye alıp ders çıkarmalarını umuyoruz. Çünkü barışa ve karşılıklı saygıya büyük bir katkıdır bu. Şimdi görev siyasetçilere düşüyor. Bu çağrıya kulak asıp bunu uygulamaya koymaları, Müslümanlara eşit ve reşit vatandaş muamelesi yaparak, şu ana kadar mahrum bırakılan hakların verilmesi hızlandırılmalı. Ayrıca toplumda Müslümanların itibarını zedeleyici açıklamalardan kaçınmalarına vesile olur diye ümit ediyorum." diye konuştu.
İslam Toplumu Milli Görüş (İGMG) Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü de yaptığı yazılı açıklamada, Wulff'un konuşmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Üçüncü, açıklamasında şunları kaydetti: "Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Wulff'un konuşmasında, toplumun çoğunluğunun sesine kulak vererek, ülkemizdeki kültürel çeşitliliğin değerinin bilinmesi çağrısında bulunmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Geleceğin, kültürel çeşitliliğe açık, özgürlükçü ülkemiz gibi, çeşitlilik, farklı yaşam tarzları ve yeni fikirlere hoşgörüden beslenen ulusların olacağı ifadelerinin altına sadece imza atılabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın göçmenlerle ilgili önyargı ve dışlamaların toplumumuzda kök salmasına izin verilmemesi yönündeki gayet net çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz."
İslam'ın artık Almanya'nın bir parçası olduğu gerçeğinin geniş halk kesimleri nezdinde kabul görmediğini ileri süren Üçüncü açıklamasında, "Özellikle de Birlik partileri içerisinde olsa olsa sadece bir azınlığın bu düşünceyi kabul ettiği gözükmektedir. Bu nedenle, İslam'ın Almanya'nın parçası olduğu gerçeği ne kadar tekrarlansa azdır ve dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız gibi net bir tavır alınması ortak sorumluluktur. Aidiyetin pasaporta, ailenin kökenine ya da inanca indirgenmediği, aksine daha geniş algılandığı bir Almanya perspektifine hepimizin ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
TÜRKLER ARASINDA MEMNUNİYET
Bu arada Cumhurbaşkanı Wulff'un sözleri, Almanya'daki Türkler arasında memnuniyet yarattı.
Hamburg'da yaşayan işadamı Yaşar İnan (47), göçmenlerin de bu toplumun bir parçası olduğu gerçeğinin artık gözardı edilmediğini belirterek, "Sonunda bazı gerçekleri Cumhurbaşkanı da gördü. Göçmenler ekonomik, toplumsal, kültürel yönden bu toplumun bir parçası. 3 Ekimde, iki Almanya'nın birleşme yıldönümü vesilesiyle düzenlenen törende, Almanya Cumhurbaşkanının bu yönde verdiği olumlu mesajı bizleri çok sevindirdi" dedi.
Hanifi Toprak (34) adlı vatandaş, İslamiyetin de Almanya'da diğer dinler gibi kabul görmesi gerektiğini ifade ederek, "Almanya Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden Thilo Sarrazin'in Türk ve Arapları aşağılamasının ardından Cumhurbaşkanının, göçmenler başta olmak üzere herkesi kucaklamasını olumlu bir mesaj olarak değerlendiriyorum" açıklamasında bulundu.
Memur olarak çalışan Ayşe Ateş (35), Wulff'un Almanya Cumhurbaşkanı Johannes Rau'dan sonra göçmenlere yönelik olumlu mesajlar veren bir cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, "Muhafazakar bir partiden gelen Cumhurbaşkanının bu yöndeki açıklamaları, göçmenlerin de artık bu ülkede kabul gördüğünün bir işaretidir" diye konuştu.
Hasan Özalp (25) adlı vatandaş, bugüne kadar Almanya'nın bir göç ülkesi olduğu gerçeğinin kabul edilmediğini, ancak bu gerçeğin artık ortaya çıktığını ifade ederek, ülkede yaşayan hiç kimseye karşı ön yargılı olunmaması gerektiğini söyledi.
Zekeriya Baltacı (63) adlı vatandaş da, bir Alman Cumhurbaşkanından ilk defa bu şekilde olumlu bir mesaj duyduğunu belirterek, gerçekleri duymayı sadece Cumhurbaşkanı gibi tarafsız birisinden değil, diğer bazı siyasi parti yetkililerinden de beklediğini ifade etti.
| |
ALMAN POLİTİKACILAR WULLF'UN KONUŞMASINI TARTIŞIYOR
Alman Hristiyan Sosyal Birlik Partisi'nden (CSU) Norbert Geis, Bild gazetesine yaptığı açıklamada, İslam'ın Yahudilik ve Hristiyanlık gibi Almanya'ya ait olduğu yönündeki saptamanın yanlış olduğunu belirterek, Almanya'da sadece 4 milyon Müslüman yaşarken, Almanya'nın iki bin yıllık geçmişine Yahudilik ve Hristiyanlığın damgasını vurduğunu savundu.
Bavyera Eyaleti Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Christine Haderthauer (CSU) de Leipziger Volkszeitung gazetesine yaptığı açıklamada, "Bu şekildeki açıklamalar yanlış anlaşılabilir. Din özgürlüğü dinlerin eşitliği demek değildir" dedi.
Alman Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach (CDU), İslamiyet'in Almanya'daki yaşam gerçekliğinin bir parçası olmasına rağmen, ancak Hristiyan ve Yahudi geleneğinin Almanya'ya ait olduğunu söyledi.
Alman Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Sekreteri Christian Lindner, Wulff'un konuşması ile ilgili olarak "Alman Anayasası'nda dini inançlar konusunda bir indirim yok" dedi.
Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Cornalia Pieper (FDP) ise, Wullf'un konuşmasında bu denli zor bir konuyu gündeme getirmesini önemli bulduğunu söyledi.
(aa)











Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!