''Göçmenlerin katkısı gözden kaçıyor''
Merkezi Almanya'nın Düsseldorf kentinde bulunan Avrupa Türk İşadamları ve Sanayicileri Derneği'nin (ATİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Keskin, Ruhr Havzasının geleceğinin, ancak göçmenlerle birlikte şekillenebileceğini ifade etti
Almanya'da yaşayan tanınmış bazı göçmenlerin görüşlerinin yer aldığı "Das Ruhrgebiet entdeckt sich neu" (Ruhr Havzası kendini yeniden keşfediyor) adlı kitaba, Ruhr havzasında yaşayan yaklaşık 500 bin Türk'e ve diğer göçmenlere ilişkin geniş bir yazıyla katkıda bulunan Keskin, Almanya'da ve Ruhr Havzasında kalifiye eleman açığı olduğunu belirterek, Almanya'nın nitelikli iş gücüne ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.
Alman toplumunun yaşlandığı için genç nüfusa gittikçe daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkati çeken Keskin, yazısında "Tüm bu gelişmelerin göçmen kökenli gençlere büyük fırsatlar sunduğu kanısındayım. Dezavantajları avantaja çevirmenin en önemli koşulu eğitim. Göçmenlerin olmadığı bir Almanya düşünülemez. Göçmenlerin önünde, bütün alanlarda faaliyet gösterebilmek ve başarılı olmak için her tür fırsat var. Ancak, bunun tek şartı iyi bir eğitim, iyi bir meslek eğitimidir. Eğitim olmadan uyum da olmaz. Göçmen kökenli gençler, okul sonrasında meslek hayatına atılma konusunda Alman yaşıtlarına göre dezavantajlı. Almanya'daki meslek türleri ve meslek eğitimi imkanları hakkında yeterince bilgi sahibi değiller" dedi.
Keskin, göçmenlerin eğitim ve meslek konusunda uzun yıllar yetkililer tarafından ihmal edildiğini savunarak, "Uyum tartışmalarının gündemden düşmediği Almanya'da, göçmenlerin Alman ekonomisine katkısı genellikle gözden kaçıyor. Oysa araştırmalar, girişimci göçmenlerin sayısının arttığını ortaya koymakta" ifadesini kullandı.
Son araştırmaların ışığında, Alman ekonomisinde serbest meslek sahibi olan göçmen kökenlilerin sayısının yaklaşık 667 bin olduğunu belirten Keskin, ülkede göçmenler tarafından kurulan işletmelerin 2 buçuk milyon kişiyi istihdam ettiğini, ancak Almanya'da Türkler tarafından kurulan işletmelerin Alman ekonomisine katkısının yeterince dikkate alınmadığını kaydetti.
Keskin, Almanya dışındaki ülkelerden alınan diplomaların tanınmasında karşılaşılan zorlukların halledilmesi gerektiğini ifade ederek, Almanların ve göçmenlerin küreselleşme sürecinde sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda birlikte büyüyeceği ve birbiri ile daha da yakınlaşacağı görüşüne yer verdi.
Göçmen kökenlilerin kamu hizmetleri dahil olmak üzere her alanda çalışması, toplumsal, siyasal, kültürel ve sosyal alanda örgütlenerek toplumda aktif bireyler haline gelmesi gerektiğini belirten Keskin, Almanya'nın bu şekilde göçmen kökenlilerin potansiyelinden daha iyi bir şekilde faydalanabileceğini, göçmenlerin de kendilerini bu ülkeye daha yakın hissedeceğini kaydetti.
Keskin'in, yazısıyla katkı sağladığı kitapta ayrıca Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hannelore Kraft, Saksonya eyaletinin eski Başbakanı Kurt Biedenkopf, oyuncu Marie Luise Marjan, RWE şirketinin CEO'su Jürgen Großmann, "E.ON" şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schaefer ve Alman Devlet Demiryolları (DB) Yönetim Kurulu Başkanı Rüdiger Grube'nin görüşlerine de yer veriliyor.
ha-ber.com










Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!