2000 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Ve Spor Yüksek Okulu olarak Türkiye'de bu alanda ve Akademik bağlamda ilk kez yaptığımız 'Spor ve Medya Sempozyumu'nu o zaman Fanatik Gazetesinin değerli yazarlarından Rahmetli Cem Can Manisa da yaptığım bu organizasyon için benimle ilgili çok övgü dolu bir yazı yazdığını daha dün gibi hatırlıyorum.
Fanatik gazetesinin Fan Etik sayfasını hazırlayan yakın dostum Cem Can çok farklı bir gazeteci ve hatta bir sosyal bilimci olmasının yanı sıra ülkemizdeki sporda şiddete ilişkin çok güzel önerileri ve çalışmaları da bulunan değerli bir insandı! Onu geçen yıl yine böylesi bir şiddet panelinden bir hafta sonra kaybetmiştik. O zaman Cem böyle bir etkinliği Manisa gibi bir kentte yaptığım için, benden övgülerle bahsediyor ve sayfasının yarısını bu konuya ayırmış ve Taşrada da Bilim Yapılır yazısını görünce çok duygulanmıştım. Özellikle son yıllarda ülkemizdeki tahribatı oldukça büyük boyutlara ulaşan şiddetin; okul, aile, medya ve sporun yanı sıra Kentlerde, Kültürümüzde ve Siyasetimizdeki olumsuz etkisini, şiddetin nedenlerini ve çözüm yollarını tartışmak için, Ülke düzeyinde çok farklı uzman ve bilim adamını 20-21 Nisan2012 tarihlerinde Diyarbakır Dicle Üniversitesinde toplayan Üniversitenin değerli yöneticilerini buradan kutluyor ve buradan bir kez daha sesleniyorum Taşrada da Bilim Yapılır. Bu çalıştaya, sporda şiddet konusunda yıllardır, çalışmalar yapan bir kişi olarak ben ve benimle birlikte, Ege Üniversitesinden Doç. Dr. Ahmet Talimciler, Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Nefise Bulgu, İnönü Üniversitesinden Doç. Dr. Cengiz Aslan, Karabük Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Adem Sağır, Abant İzzet Baysal Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Selami Özsoy, Marmara Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Veysel Küçük, Muğla Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Hasan Şen, Dicle Üniversitesinden Öğr. Görevlisi Reha Biçici ve Arş. Görevlisi Rıdvan Nabikoğlu, Galatasaray Üniversitesinden Arş. Görevlisi Mert Yaşar, Diyarbakır Adalet Sarayından Hâkim Tekin Karacanın katılımı ile yapıldı. Sporda şiddete dair çözüm önerilerinden önce nelerden kaynaklandığı üzerine yoğun tartışma ve çalışmalar yapıldı, ardından çözüm önerilerine ilişkin görüşler bildirildi. Bu çalışmaların sonucunda bana göre oldukça ilginç nedenler ortaya çıkmıştır. Buna göre sporda şiddeti oluşturan nedenleri; SOSYO KÜLTÜREL VE EKONOMİK NEDENLER, SPOR TESİSLERİNİN FİZİKİ YAPILARINDAN KAYNAKLANAN NEDENLER, GENEL GÜVENLİK UYGULAMALARINDAN KAYNAKLANAN NEDENLER, MEDYA UNSURLARINDAN KAYNAKLANAN NEDENLER, HUKUKİ ALT YAPIDAN KAYNAKLANAN NEDENLER, SİYASET SPOR İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN NEDENLER VE SPORU OLUŞTURAN AKTÖRLERDEN KAYNAKLANAN NEDENLER olmak üzere yedi ana başlık altında toplanmıştır. Sporda şiddet konusunu değerlendirirken kuşkusuz sadece Futbol Taraftarlarının stadyumların içinde ve dışında yaptıkları şiddete yönelik davranışları düşünülmemeli. Bunun yanı sıra tüm sporun paydaşlarında sporu aktif olarak yapan; (Sporcu, antrenör, hakem) ve yöneten (Devlet, federasyon, kulüp başkanı, yönetici ve idarecilerin), şiddete katılımlarının yanı sıra, tutum ve davranışları ile şiddete katkıları da göz ardı edilmemelidir. Sporcuların kendi kendilerine (yani kendi vücutlarına), çalıştırıcıların sporculara, sporcuların antrenörlerine, sporcuların diğer sporculara, hakemlerin seyirciye, sporcuya ve antrenöre ve yine yönetici- idarecilerin, hakem, çalıştırıcı ve sporculara ve bunun tam tersi antrenörün, sporcunun, hakemlerin yöneticilerine zaman zaman uyguladıkları yanlış tutum, davranış ve baskı sonucunda ortaya çıkan şiddetin nedenleri ile bu şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik çözüm önerilerimizi aşağıda olduğu gibi çıkarıldı. Öncelikli olarak; Spor alanlarındaki şiddetin, genel yaşamımızdaki şiddetten çok farklı düşünmek bizleri yanılgılara sürükleyeceğinden, burada şiddeti arttıran ve azaltan en önemli faktörlerin Sosyal, kültürel, ekonomik ve eğitimsel boyutlardan olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Dolayısı ile stadyumlarda ve sokaklarda meydana gelen şiddet olaylarında baş aktör olarak hep akla sadece taraftar kitlesi gelmemelidir. Bu konudaki çözüm arayışlarında, diğer faktörleri de dikkate almak gerekmektedir. Siyasetçilerin ellerini spordan çekmeleri, Yerel yönetimlerin Profesyonel Spor kulüpleri yerine kendi yerel yönetimlerindeki tüm insanlara spor yapma olanaklarına odaklanmaları, Kazanma ve kaybetme sonrası yaşanan sevinç ve üzüntülerin spor kültürü çerçevesinde kalmasına yönelik toplumsal bilincin oluşturulması, her türlü medyadan bilinçsiz kişilerin bilinçsizce ve düşünmeden konuşmalar yapması, şehirlerdeki yeşil alanların arttırılması, uluslararası yasaların ülkemizde de uygulamaya konulması (taraftarın eğitimine yönelik) Hakem antrenör ve sporcu eğitimlerinin yeniden gözden geçirilmesi, kulüp yöneticilerinin tutum ve davranışlarının denetlenmesi ve daha buna benzer birçok şeyin toplumun genel ahlak yapısına uygun şekilde denetlenmesi ve herkese eşit davranılması gerekmektedir. seyhan-hasirci-c.jpg Bunun için, yukarıda saydığımız Sosyo-Kültürel ve ekonomik nedenlerin, eğitim ve insan odaklı yollarla daha iyi bir düzeye getirilmesi öncelikli olarak Devletin en önde gelen görevlerinden biri olduğunu buradan sizlerle paylaşıyor, bu çalıştayın ülkemiz sporundaki şiddetin azalmasına katkı koymasını umuyor, böylesine önemli bir çalıştayı organize eden Diyarbakır Dicle Üniversitesi yöneticilerine tüm masa arkadaşlarıma buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Saygılarımla.