Gerek Olimpiyat Oyunları ve gerekse Dünya Futbol Şampiyonalarının yapılacağı ülkelerin belirlenmesine ilişkin yapılan kongre ve toplantılarının sonucunda ortaya çıkan dedikodular, Her iki dev organizasyona da maalesef gölge düşürmüştür.
Bu skandal niteliğindeki olay, bundan sonra organize edilecek Olimpiyat Oyunları ve Dünya Şampiyonalarına da damgasını vuracaktır. Spor tarihine kara bir leke olarak geçecek olan bu olay, sporseverlerin seyir zevkini de olumsuz yönde etkileyeceğini üzülerek, buradan sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Gündemde dolaşan dedikoduları destekleyen o kadar çok yazı ve belge var, ancak, çıkıp ta, bunların doğru olmadığını söyleyecek bir otorite maalesef yok ortalıkta!..
Yunanistan’da yapılan Olimpiyat Oyunları, Türkiye’de İstanbul Salon Dünya Atletizm Şampiyonası, Mersin Akdeniz Oyunları ve dolayısı ile Brezilya’da bu gün start alacak olan 32 ulusal takımın yer aldığı 2014 Dünya Futbol Şampiyonası’nın yapılacağı stadın inşaatının hala bitmemiş olması, Metro çalışanlarının grevleri vs. yapılan tüm büyük organizasyonlarda Stadyumların kılpayı bitirildiğine hep şahit olduk.2018 de Katar’da yapılacak olan Dünya Futbol şampiyonasının, yazın Katar’da hüküm süren kavurucu sıcaklar yüzündenkış mevsimine de yapılacağının hesabını da yapmalıyız? Çünkü yapılan bu tür yanlış organizasyonlaro spora leke sürdüğü gibi seyir zevkimizin de kaybolmasınaneden oluyor.
Artık futbolun; profesyonel bir uğraşı, bilimsel bir araştırma alanı, yapanlar kadar seyredenler açısından da heyecan verici bir gösteri ve de beş Kıta’da olağanüstü boyutlara ulaşan ticari bir etkinlik durumuna geldiğini açık bir şekilde ifade edebiliriz.
Durum böyle olunca da futbolun karakteristiği, kulüplerin organizasyonu, taraftarların özellikleri, stadyumların nitelikleri, futbolcuların fiziksel ve teknik kapasiteleri, hatta topun yapısı bile değişim göstermektedir. Futboldan ekonomik gücü, ticarileşmesi ve endüstrileşmesiyle birlikte milyar dolarlara varan bir gelir sağlanmaktadır. Bu nedenle de günümüz de geçmişin yarı profesyonel futbolcularının yerini artık milyonlarca dolar kazanan profesyonel oyuncular almışlardır. Televizyon (yayın) gelirleri, lisanslı ürün satış gelirleri, sponsorların katkı ve bağışları, reklâm ve bilet satış gelirleri, Transfer harcamaları ve taraftar desteğine ilişkin gelirlerin, ortalama 500 $ milyar dolar olduğu aşikârdır. Bu durum futbolda şiddet, bahis oyunlarında dönen farklı dümenlere yolsuzlukları neden olmakta ve dolayısıyla bu sporun içerisindeki bireylerin değer yargılarını da farklılaşmaya uğratmaktadır.
Her şeye rağmen futbolu seyredenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır, Futbol oyununun, medya aracılığıyla yeryüzünde yaşayan yaklaşık 3 milyar insana ulaştığı artık bir gerçektir. Kısacası futbol; büyük organizasyondan ekonomiye, kadın–erkek eşitliğinden, şiddete, sağlıktan, Tarih ve siyasete, globalleşmeden yaşam biçimine ve üzülerek belirtmek isterim ki! Irkçılık ve yabancı düşmanlığına kadar geniş bir kitleyi kendi alanı içerisine almakta, etkilemekte olan önemli bir aktivite olarak algılanmaktadır.
Ve bizler bu günden itibaren bir ay boyunca televizyonlarımızın başında geç saatlere kadar oturarak, kim bilir hangi duygularımızı doyuma ulaştırmak için çaba sarf edeceğiz? Bir yanda bu tür organizasyonları alıp yapmak için milyarları gözden çıkarandevletler ve zihniyetler varken, diğer taraftan aynı devletin açlık sınırının altında yaşam mücadelesini sürdürmeye çalışan milyonlarca vatandaşlarının varlığını da göz ardı etmemizin mümkün olmayacağı aşikardır...
Bu şampiyonada kimlerin kazanacağından daha çok, kimlerin neler kaybedeceği bana göre daha önemlidir! Çünkü bizler somut rakamlara ve skorlara bakarak değerlendirmeler yapmaya alışık insanlarız!
Aslında alışılmışın dışında çok fazla sürpriz yapabilecek nitelikte ne bir takımın ne de bir ülkenin olmadığını düşünüyorum! Kısacası İran’ın Hırvatistan’ın Dünya şampiyonu olmasını beklemek sanırım büyük bir hayal olur, ama kim bilir; Futbolu çekici kılan şeylerden biride maçın 90 dakika sonunda nasıl sonuçlanacağını hiç kimsenin kesin bilememesidir. Futbol sürprizler ve hayallerle dolu bir oyundur. Her kim kazanırsa kazansın, önemli olan, hem seyirciler hem de sporcular açısından Fair-Play sınırları içerisinde oynanan bir turnuva izlemek dileğimizdir. Ancak 2014 Dünya Futbol Şampiyonası’nın organizasyonu yapan ülke Brezilya’nın yoksul halkının içinde bulundukları zorlukların hiç birine ilaç olamayacağını da düşünüyorum.
Son olarak bana şampiyonaya katılan 32 ülkenin ulusal takımlarına buradan başarılar dilemek kalıyor.
İyi seyirler
Saygılarımla
Prof Dr. Seyhan Hasırcı






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!