Aşağıda okuyacaklarınızı ben yazmadım. O yazıyı, meslek büyüğüm, emekli öğretmen İsmet Kuzum'un facebook sayfasında gördüm. Okudum. Cumhuriyet Haftası'nın anlam ve önemine uygun bu yazısını ha-ber.com gazetesindeki köşemde kullanmak istediğimi söyleyerek iznini aldım. İçerikteki anekdotla ilk kez karşılaştığımı, açık yüreklilikle, belirtmeliyim. Yazımın başlığı da Sayın Kuzum'a aittir.   „Yıl 1920. Sıcak bir yaz günü. Bir dağın doruklarında, yarısı yıkılmış surların içinde ayakta kalabilmek için direnen bir kale. Eteklerinde birkaç han, birkaç kahvehane, derme çatma yapılarda kebapçılar ve üç beş barakadan oluşan bir pazar yeri...   Yurdumuzu kurtardığı için KURTARICI, cumhuriyetimizi kurduğu için de KURUCU Mustafa Kemal ATATÜRK! Kurtardığın vatanımızın, kurduğun cumhuriyetimizin, ilke ve devrimlerinin yılmaz bekçileriyiz. Onları doğruluklarına ve gerekliliklerine inancımız tamdır. YAŞASIN CUMHURİYET! CUMHURİYETİMİZİN 96. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!