İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin yer altındaki Fordo uranyum zenginleştirme tesisindeki santrifüjlere uranyum gazı enjekte etmeye başlayacağını açıkladı. Sembolik açıdan çok önemli olan bu adımın, Avrupa’nın Tahran’la nükleer anlaşmayı kurtarma çabalarını zora sokacağı yorumları yapılıyor.

İran’la BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında 2015’te imzalanan anlaşmaya göre Tahran, Fordo’yu 1044 santrifüjün zenginleştirmenin dışında amaçlar için kullanılacak bir “nükleer, fizik ve teknoloji merkezine” çevirmeyi kabul etmişti.

İran, uluslararası yaptırımların çoğunun kaldırılması karşılığında nükleer programını frenlemesini öngören nükleer anlaşma altındaki taahhütlerini aşamalı olarak geri çekiyor. Bunun nedeni olaraksa ABD’nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları tekrar devreye sokmasını gösteriyor. Anlaşmanın imzacısı Avrupa ülkeleriyse, anlaşmayı kurtarabilecek formüller geliştirmek için çaba gösteriyor.

Anlaşma, İran’ın Kum kenti yakınlarındaki bir dağın içerisinde yer alan Fordo’daki santrifüjleri, içerisine gaz enjekte etmeden sadece döndürmesine izin veriyor.

Ruhani televizyondan yayınlanan açıklamasında, “Çarşamba gününden itibaren, anlaşmadaki nükleer taahhütlerimizi indirmenin dördüncü adımı olarak Fordo’daki santrifüjlere gaz enjekte edilecek” diye konuştu.

Ruhani, Fordo’daki santrifüjlere ne tür gaz enjekte edileceği konusunda ayrıntı vermedi.

Ancak İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndaki (UAEK) temsilcisi Kazem Gharibadi, ülkesinin UAEK’yi Çarşamba günü Fordo’daki santrifüjlere UF6 (uranyum heksaflorid) enjekte etmeye başlacağı yönünde bilgilendirdiğini belirtti.

Anlaşma, Fordo’dan nükleer materyallerin yasaklıyor ve UF6’nın santrifüjlere enjekte edilmesiyle tesis, anlaşmada izin verilen bir araştırma merkezi olmanın ötesine geçerek aktif bir nükleer tesis haline gelecek.

Gharibadi, devlet televizyonu tarafından aktarılan açıklamasında, “Süreci gözlemesi için UAEK’dan müfettişlerini göndermesi istendi” dedi. UAEK, Tahran’ın anlaşmaya uyup uymadığını denetliyor. İran’ın duyurduğu bu son adımın, Avrupalı güçlerin İran’a “(anlaşmaya) saygı göster” çağrılarına rağmen, anlaşmayı kurtarabilme umutlarını daha da çıkmaza sokması bekleniyor.

Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Agnes von der Muhll ise, İran’ın zenginleştirme kapasitesini arttıracakları açıklamasının, bu bölgedeki faaliyetlere keskin kısıtlamalar getiren Viyana anlaşmasına ters düştüğü uyarısında bulundu.


Amerika'nın Sesi tarafından geçilen tüm haberlerde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. Haberler web sayfamızda otomatik olarak haber sitelerinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.