Memleketin “tadı tuzu kalmadı” son senelerde ! Yoksa biz mi tat alamıyoruz hayattan. Koluna milyonluk saati takanlar alıyordur. Ev fiyatına çanta kullananlarında keyfi yerinde. Çok kazanıp , bir de Milletin a….na koyacağız diyenler vardı değil mi , onlar içinde hayat güzel. Parayı koyacak yer bulamayıp ayakkabı kutusuna biriktirenleri bile gördük. Artık yer yokluğundan mıdır , yoksa “paraya değer vermiyoruz “ mesajı vermek için mi bilinmez. Birde bir “yorgunluk” hissi var bende. Sadece bende olsa mesele değil , milyonlarca insanda. Memleketin üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi. Eski neşe yok. Eski ticaret yok. Genç nesillerdeki işsizlik o kadar yükseldiki , gençlik çöktü yaşlanmadan . İş aramaya gitse verilecek cevabı biliyor. 30 yaşına gelmiş bir genç , evlenip ev kurması gerekirken her gün sabah dışarda iki çay içebilmek için para istiyor ailesinden. Bu genç nesil için nasıl bir düşünce tahmin bile edemezsiniz. Yetiştirmiş evladını , geleceği için hayaller kurarken soranlara “ iş bulamadı “ derken ne kadar eziliyor anne – baba . İktidarın sevindiği binlerce imam hatip mezunu ne işe yarayacak , nerde çalışacak diye düşünürken mühendislerin bile bir kısmı işsiz kaldı. Birde genç neslin işsizliğine üzülemeden , salgından dolayı yeni işsiz ordusu ile tanıştık. Düzen kurmuş bir ailede çalışanın işsiz kalması demek , ortalamada dört kişinin aç kalması anlamına geliyor. Evladının işsiz olması , torunlarının açlıkla terbiyesi de bir anne için dayanılmaz acıdır. Atar yüreğine. Yüreğinde gizli bir “ağrı -sızı”. Bazen omuzları tutuluyor günlerce. Boğazına düğümlenen bir şey var. Sanki “kuru bir öksürük” gelip yerleşmişte , öksürüp rahatlayamıyor. Hele bir baş ağrısı geliyor ki ansızın . Komşunun kızı doktor çıkmıştı da “ Migrendir teyze “ demişti seneler önce. Oğlu askerden geldikten üç yıl sonra bir işe giremeyince başlamıştı ilk ağrılar , belki de migrendir ! Düşünmekten “saçları dökülmüştü” babanın. Baba dediysek duygularını belli etmez fakat gelecek düşüncesinden döker saçları. Aileyi geçindirecek , evlat yetiştirdi  işi yok. Saçı deriyi dökmesinde ne yapsın sıkıntıdan. Zor bir dönem … Bazı günler nefes bile almakta zorlanıyordu . Yok yok çalışırken değil , yeterki iş olsun. İş bulamadığı günlerde kanepenin üzerine uzandığında sanki göğsünün üstüne bir şey oturuyordu. “Solunum güçlüğü ve nefes darlığı” çekiyordu böyle anlarda. Birde “konuşma ve hareket kaybı” başlayanlar var ! Kısaca medya diyoruz biz bu guruba. İstediği gibi konuşamaz , hatta yazamaz da. Kafasına göre “hareket” edemez. Yanlış anlaşılsa başına dert alır , hele hele doğru anlayıpta hoşuna gitmeyen olursa yazdıklarını sevmeyeni çok olur. Yakın tarih işte böyle geçiyor. Ekonomi şaha kalkmadı , Dış ticaret açığı kapanmadı. İşsizlik düşmedi. Eskisinden iyi olmadı hayatımız. Eskiden ekonominin kötü gittiğini söylerlerdi. Şimdi kalkındık diyorlar döviz yükselince. Siyasilere sözüm yok fakat sivil toplum kuruluşları , dernekler , sendikalar , kooperatifler inmiyor meydanlara. Haklarını almak , doğruları söylemek için kanuni haklarını kullanmıyorlar. İşte AKP devri “psikolojik semptomları” olabilir bunlar. Belirtileri başka hastalıklarla karıştırmayın lütfen. Öksürük ,solunum güçlüğü , baş ağrısı ,vücut ağrısı ve konuşma -hareket kaybı gibi belirtileriniz var ise , sonuçta pozitif çıkmadıysa suçlu hükümet ,belirtilerde psikolojik olabilir. Asgari ücret 5 bin Tl olsa , emekli maaşı asgari ücret kadar olsa ve herkes iş bulabilse bakın nasıl neşeniz yerine gelip belirtilerin bir kısmı ansızın kaybolacak ! Kısacası rahatsızlık duyanlar   covit-19 değil ise  , AKP  yönetimindeki yanlış insanların suçu olabilir bu belirtiler . Parti kendisi de içindeki  yanlışları görüp temizlemeye çalışıyor zaten. Temizlik başarılı olur ise , sağlıklı günler gelebilir . Kalın sağlıcakla...