
“Zaten senelerdir kaçakçılık İran sınırından geliyor” diyerek lafa başlayabilirsiniz.
Şimdi ABD ile aramızın düzelmesi lazım. S 400 geri verilse olmaz o iş, hani şimdilik olmaz. Çekersin fişini, çalışmaz … kimseye de demezsin.
Fakat dış güçler kalabalıkta attığınız naraları, tenhada fiş çekerek kabul etmez!
ABD ile aranın düzelmesi için İran ile bozulması şart bence. Bahane dersen bizim için çok kolay o işler, hemen yardımcı olalım.
İran sınırından mal kaçakçılığı ile başlayın ufak ufak. Birden germeye gerek yok. Sonra “can “kaçakçılığına getirin konuyu.
Yüz binlerce insan kaçak giriyor ülkemize. Afgan göçmenleri sınırdan geri iade ederek başlayalım isterseniz gerilime. O kadar insan kaçakçılığı var ki İran sınırında, Van gölünü geçerken tekneleri batıyor, varın gerisini siz düşünün. İnsan kaçakçılığı, mal kaçakçılığı ya da en iyisi terör örgütünü gündeme getirelim.
İran sınırında bir patlama ile gözleri çevirebiliriz.
Ermenistan’a İran üstünden giden yardımlarda biraz gerebilir ortalığı. Azerbaycan – Ermenistan savaşında Suriye’den gelen bazı paralı askerlerin İran yolunu takip ettiklerini hatırlatın. Olmadı birkaç görüntüde sızabilir basına.
Basın demişken, siz isteyin biz basarız uğraştırmadan. Görüntü, yazılı belge, ses kaydı filan. Gerçi bu konularda eski hoca efendiniz daha çok yardımcı olabilir, bize kalmaz o işler! Koskoca Türk ordusuna sahte belgelerle kumpas kuran bir yapı için İran kumpası “beş dakikalık “bir iş!
İran istihbaratının, Türkiye de işlediği cinayetler gündeme getirilse nasıl olur?
Türkiye`ni ne mağdur olacağı bir terör saldırısında İran parmak izlerini paylaşan İsrail olaya el atsa? Biraz daha hızlanır değil mi? Demek ki İsrail de bu konuda yardımcı olabilir bizim senaryoya.
Peşinden birde açıklama yapar İsrail,
“İran, Kudüs Tugay’larına şu kadar patlayıcı göndermiş “
“Hizbullah’a destekleri gayet açık “
Hani ABD-İsrail kardeşliği terör ile hiç alakalı derilmişte, bütün suç İran da imiş gibisinden.
Kolay o işler, satılık olan medyacılara para desteği verildi mi 2 ayda hazır kamuoyu.
Zaten “Şia”, bizim mezhepten değildi deriz bir taraftan da. Cuma günleri camilerde de işleriz bu mezhep işini, gerisi kolay.
İran ile ilk gerilim tohumlarını atın, ABD yaptırım kararını bir hafta içinde kaldırtayım!
Nasıl mı?
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’i görevinden alıp Danışman olarak başka yere atarsınız. Yanında birkaç yönetim görevlerinde de “huzur hakkı” vererek işe yerleştirirsiniz. Peşinden yasak konan diğer isimlerin de görev yerini değiştirirsiniz olur biter. Birde unutmadan Rus askerlerini geri göndereceksiniz, eğitim için gelenlerden.
Hani Halk bankası yetkilisi ABD de hapis yattıktan sonra getirip burada müdür yapmıştık ya, işte öyle bir şey.
Başkana ve isimleri listede olanlara yeni iş veriyoruz, Rus askerlerini geri gönderiyoruz ve asıl önemlisi İran ile gerilim başlıyor.
Zaten kara para aklamada geçmiş tarihte İranlı iş adamı filan mevzu olmuştu ya hatırlarsınız. İşler ta oraya kadar gitmeden, kısadan güncel bir gerilim ile çözelim bu işi.
Hatta insanlık bende kalsın, söze şöyle başlayabilirsiniz;
“Ülkemiz sınırları içerisinde hiçbir yabancı istihbarat örgütünün at oynatmasına izin vermeyeceğiz “
Gerisi kendiliğinden gelir!





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…