Uzayda zeki bir hayat formu olsa ne işi var burada. Ya yoktur uzaylı ya da kafası bilime çalışmıyor! Kafası çalışmıyorsa zaten çıkıp buraya kadar gelemezler. Kafası çalışıyorsa da beş dakika durmaz dönerler. Onun içindir ki “uzaylı gördüm hemen kaçıp gitti” diye çok açıklama duyarsınız. Bende olsam beş dakika durmam kaçarım! Uzaylı buraya neden gelsin; Birkaç açıklama duymuşsunuzdur, yok efendim kendi dünyası yok olacakmış ta filan diye. Adam buraya gelebiliyorsa, orayı da yaşanılacak şekle sokmasını bilir. Mesela dünyaya gelelim. Şimdi her tarafı yem yeşil orman yapacak güç var mı insanlıkta? Var… Çevreyi kirletmesen ve bilinçli avlansan doğal kaynaklardaki balık çok bile gelir. Ekip biçsen 5 tane dünya beslersin. Açlık mı, zaten hiç sorun değil. Sen yeter ki üretim yap, her insana bin dolar maaş bağla gerisini düşünme. Yensin içilsin sabaha kadar. Ev desen alt tarafı para değil mi? Araba desen kaç kuruş… Kısacası ver parayı herkese, yap asgari ücreti bin dolar tüm dünyada. Maaşın yarısını devlet karşılıksız versin. Para dediğin nedir, kâğıt parçası birazda mürekkep. Meseleyi anladınız mı? Açlık yok, üretim çok. Hayvancılığı destekle, tarımda mazot ücretsiz olsun. Elektrikten hiç para alma. Bütçe mi, bas gitsin. Biraz kâğıt, biraz mürekkep. Tüm dünya bassın. Tek paraya geç, herkese dağıt. Virüs var diye destek amaçlı verilen paraları bir düşünün. Büyük devletler çuval çuval basıyor. Küçüklerde çaktırmadan basıyor. Yakın tarihte üç kriz gördü dünya. Bunlar için bastığı paraların verdiği kredilerin hesabını bilen yok. Şimdi sabah matbaalarda parayı bassalar. Tüm ülkelerin borcunu silseler. Bir yıllık faize giden para ile tüm dünya orman olur. İkinci yıl faiz parasına da temiz enerjiye geçersin. Güneş ve rüzgâr enerjisi ile Tüm Afrika da sulama yapıp tarım arazilerinin ıslahı ile dünyayı doyurabilirsiniz. Savaş ta neymiş? Kurşun sıkanı geberteceksiniz ilk fırsatta. Tüm dünyaya güvenlik için hafif silahlı güçler konuşlandırmak yeterli. Zaten gelir seviyesi artıp ihtiyaçları karşılarsanız ortada ayaklanma filanda kalmaz. Dinleri de serbest bırakın, isteyen istediğine inansın. Kimseye devletler din öğretmesin. İsteyen istediğine tapsın, size ne. Dinler gerilim yaratma aracı olmaktan çıkartılır ise, insanlarında karnı doyarsa mesele kalmaz. Faizle ülkeleri sömürüp, insanları işsiz bırakacaksınız… Din savaşları ile kardeşliği bozacaksınız, sonrada uzayda hayat var mı diyeceksiniz. Hayat var ise oranında içine etmek için mi arıyorsunuz? Eldekinin ne kıymetini bildin de uzaya göz diktin. En fazla iki çocuk dedin mi meselede kalmaz. Şimdi karnı doyuyor diye her sene de doğurmayacak kimse. Gerçi bu lafa “en az üç-dört çocuk “diyenler itiraz edecekler fakat, yapacak bir şey yok. Para basınca, herkese dağıtınca enflasyon olur diyenlere de inanmayın. Bu nasıl enflasyondur ki, ABD basınca bir şey olmuyor. AB basınca bir şey olmuyor. Fakat gariban basınca zoruna gidiyor! Bir ülkede madenlerin ve temel gıda malzemelerinin fiyatlarını sabit tutarsan, hiçbir şey olmaz. Bunun içinde üretim havuzda toplanacak. Bir ülkede kuraklık olması dünya üretimini etkilemeyecek. Çok üreteceksin, çok kazanacaksın. Konu uzaylıya nereden geldi diye merak edenler olabilir; Bu sıralar sövmeden köşe yazılacak konu o kadar azaldı ki, lütfen anlayışla karşılayalım!