
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 17 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski Maliye Bakanı Berat Albayrak'a ait belgeleri haber yaptığı için yargılanan Diken haber sitesinden gazeteci Tunca Öğreten ve Birgün gazetesinden Mahir Kanaat'ın yargılanmasının basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna karar verdi. AİHM ayrıca, Amed Spor'lu futbolcu Deniz Naki, Galatasaray Kulübü eski Başkan yardımcısı Sedat Doğan ve hakem İbrahim Tokmak'ın "adil yargılanma haklarının ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine" karar verdi.
AİHM'in RedHack kararında, gazeteciler Mahir Kanaat ve Tunca Öğreten'in, "Aralık 2016'dan Aralık 2017'ye kadar tutuklandığı, dönemin Enerji Bakanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın Wikileaks üzerinden yayınlanan e-postalarının bir bölümünü haberleştirmesi nedeniyle, terör örgütlerine üye olmakla suçlandıkları" belirtildi.
Öğreten ve Kanaat'in tutuklanmaları sırasında iddia edildiği gibi terör örgütleriyle bir bağlantısı olduğuna dair somut deliller bulunmadığını vurgulayan AİHM, iki gazetecinin tutuklanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik haklarını düzenleyen 5/1 maddesini, soruşturma dosyasına erişilmesinin engellenmesini düzenleyen 5/4 ve ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine aykırı olduğuna karar verdi.
Mahkeme, Tunca Öğreten'e 14 bin Euro manevi, 5 bin 700 Euro maddi olmak üzere toplam 19 bin 700 Euro; Mahir Kanaat'e ise 14 bin Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırdı. AİHM, her iki başvuranın mahkeme masraflarının karşılanması için de 2 bin 500'er Euro ödenmesi talimatı verdi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5'inci maddesinin ihlali karar metninde, "Mahkeme, başvuranların özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiği, başvuranlar aleyhine iddia edilen olayların Sözleşme kapsamındaki haklarının, özellikle de özgürlüklerinin kullanılmasıyla bağlantılı olduğuna karar vermiştir. Tutuklulukları, bir suç işlediklerinden şüphelenmek için makul gerekçelere dayanmamaktadır. Buna ek olarak, yerel makamlar tarafından ileri sürülen yasal hükümlerin yorumlanması ve uygulanması, başvuranların maruz kaldığı özgürlükten mahrum bırakmayı düzensiz ve keyfi kılacak kadar mantıksızdır. Mahkemeye göre, söz konusu e-postaların indirilmesinin ve bunlarla ilgili bir makale yayımlanmasının basın özgürlüğüyle korunduğu konusunda hiç şüphe yoktur" ifadeleriyle yer aldı.
Mevcut davada, sanık ve avukatların dosyaya erişimden, gazetecilerin de mesleki özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları vurgulandı. Bu nedenle gazetecilerin tutuklanmalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10'uncu maddesine de aykırı olduğu belirtildi. Mahkeme eleştirel seslerin yargılama öncesi tutuklanmasının, bu davada olduğu gibi, özgürlükten yoksun bırakmaya yol açan bir tedbir olduğuna vurgu yaparak, karar gerekçesini "Bu uygulama hem tutulan kişi, hem de bir bütün olarak toplum için çok sayıda olumsuz etki yaratmışltır. Sivil toplumu sindirerek ve muhalif sesleri susturarak, kaçınılmaz olarak ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yaratılmıştır" ifadeleri ile açıkladı.
Türkiye'yi sarsan 17-25 Aralık skandalları sırasında gözaltına alınan Öğreten ve Kanaat, Ocak 2017'de tutuklanmış, 1 yıla yakın tutuklu kaldıktan sonra, Aralık 2017'de şartlı tahliye edilmişti.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!