
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 16 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bugün sabah raportör tavsiyesi doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı yenilenmiş ikinci iddianameyi kabul etmesiyle Ekim 2012’de kurulmuş olan HDP hakkında ilk kez kapatma davası süreci başladı.
HDP, Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) milletvekillerinin Haziran 2014’te bu partiye geçiş yapmasıyla birlikte Türkiye’de Kürt siyasi hareketi temsilcisi kimliğiyle TBMM’de ön plana çıktı. HDP-BDP’nin öncülü konumundaki Demokratik Toplum Partisi (DTP) Kasım 2007’de başlayan dava sürecinde AYM’nin 11 Aralık 2009 tarihli kararıyla kapatılmıştı. Bu kararla siyasi yasaklı olmalarına karar verildiği için DTP Eş Genel Başkanları Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk’un milletvekillikleri düşürülmüştü. Bu arada BDP, DTP’nin kapatılma ihtimaline karşın 2 Mayıs 2008’de kurulmuş ve örgütlenme çalışmasını başlamıştı. DTP’nin çizgisindeki öncülü siyasi partiler, HEP, DEP, HADEP ve DEHAP da AYM kararlarıyla kapatılmıştı. Dolayısıyla HDP’nin siyasi ve hukukçu kadroları açısından Ankara kulislerinde “kapatma davası tecrübesi bulunduğu” görüşü gündemde.
HDP, bugün Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davası sürecini başlatmasıyla birlikte milletvekilleriyle birlikte Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında ilk değerlendirmeyi yaptı. Ancak bunun öncesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17 Mart’ta hazırladığı birinci iddianameyle birlikte hukuki hazırlık süreci başlatılmıştı. HDP yönetimi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin ısrarcı yaklaşımını değerlendirerek, partili hukukçularla birlikte davada nasıl bir savunma stratejisi izleneceği üzerine çalışma yürütüyordu.
Bugünkü HDP MYK’sında hukuki savunma ötesinde “Türkiye genelinde kapatma davasını demokrasi mücadelesi içerisindeki kritik bir halka” olarak değerlendirme kararı çıktı. Bu bakımdan HDP’nin tek başına değil tüm toplumsal muhalefet kesimleriyle ve diğer muhalefet partileriyle birlikte kapatma davasına karşı tutum alması gerektiği görüşü kabul gördü.
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, beraberinde Eş Genel Başkan Pervin Buldan, milletvekilleri ve MYK üyeleriyle birlikte yaptığı basın açıklamasında, muhalefet cephesindeki siyasi partilere yönelik mesajlar verdi. Sancar, “Herkes kendi sorumluluğunu, bu davanın amacının ne olduğunu iyice görmeli; demokrasi, özgürlük ve barış içinde bir arada yaşama konusunda samimi olan her çevre ve her parti sorumluluğunu yerine getirmelidir. Bu sınav, halkın vicdanında karara bağlanacak bir sınavdır. Bu sınav tarihin önünde karara bağlanacak bir sınavdır” dedi.
HDP’nin demokratik siyaset içinde TBMM çatısı altındaki üçüncü büyük siyasi parti olduğunu belirten Sancar, “Demokratik siyaset zemininde bütün meşru haklarını kullanarak partimizi, halkımızın ve halklarımızın iradesini savunmaya devam edeceğiz, HDP’yi kapattırmayacağız! HDP’yi büyüterek yoluna devam ettirecek gücümüz vardır. İnancımız tamdır, kararlılığımız sağlamdır” vurgusunda bulundu.
AYM’nin dava süreci sonunda iktidar cephesindeki talep doğrultusunda kapatma kararı vermesiyle birlikte bunun sadece HDP’nin kapatılması olarak yorumlanamayacağını kaydeden Sancar, “AYM kendisini de kapatma kararı vermiş olacaktır. Halkın vicdanında ve dünya demokrasi kamuoyunda AYM böyle bir karar verirse kendisini de mahkum etmiş olacaktır. AYM vereceği kararla Türkiye’de demokrasinin geleceğini, Türkiye’de toplumsal barışın geleceğini de belirleyecektir. Fakat esas sorumluluk ve görev bizlere düşmektedir. Bizlere. Başta Kürt halkı olmak üzere ortak mücadele yürüten halkların temsilcilerine, Türkiye demokrasi güçlerine ve dünya demokrasi kamuoyuna görev düşmektedir” ifadesini kullandı.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!