Yalnız biz söylemiyoruz.
Yalnız biz yazmıyoruz.
Ülkemizi dışarıdan ve yakından izleyenler de söylüyor ve yazıyorlar.
Örneğin; İngiltere'nin ünlü gazetesi Financial Times da yazıyor.
Gazetede yer alan yazının anafikri şu:
„Ekonomik düşüş, Erdoğan'ı tüm zamanların en düşük düzeyine getirdi.”
Ülkenin hemen yer yerine yayılan gösteriler yurttaşlarımızın büyük çoğunluğunun içinde bulundukları durumdan son derece rahatsız ve hoşnutsuz olduklarını çok açık bir biçimde seriyor gözler önüne.
Enflasyon çift haneli.
İşsizliğin bilinen oranı yüzde ondört (% 14).
Ülke ekonomisinin dibe vurduğunu söylemek yanlış olmaz.
Son günlerde yapılan kamuoyu yoklamalarının gösterdiği rakamlar da bu hoşnutsuzluğun sonucudur kuşkusuz.
AKP'nin oy oranının % 26 lara kadar gerilediğine işaret ediyorlar kamuoyu yoklamaları.
Halkın hoşnutsuzluğuna neden olan önemli bir konu da içişleri bakanıyla ilgili.
İçişleri bakanının içinde bulunduğu durum AKP içinde de büyük bir rahatsızlık yaratmış gibi.
Tüm bu rahatsızlık ve hoşnutsuzluğa karşın ; içişleri bakanıyla ilgili olarak koruyucu sessizliğini bozmuyor.
Onu görevden almaması ya da ona görevden el çektirmemesi durumunda partinin ve cumhur ittifakının oy erozyonu daha da tehlikeli olacaktır.
Kim bilir, belki de istifa ya da görevden alma konusunda uygun bir zaman ve zemin aramaktadır.
İçişleri bakanının görevde tutulmasının bir başka nedeni de, cumhur ittifakının küçük ama etkisi büyük ortağı ve o ortağın genel başkanının içişleri bakanının arkasında durması olarak dile getiriliyor.
Partinin milletvekilleri de içişleri bakanınından rahatsızlık duyuyorlar ve bunu da açıkça dile getiriyorlar.
Onlara göre; muhalefet, bugünlerde iktidarı en fazla içişleri bakanı üzerinden eleştirmeye başladı.
Bu eleştiri ve suçlamalar kamuoyunda da karşılık buluyor.
Bu durum 'ı da etkilemiş gibi.
Söylentiye göre gövenlikle ilgili son brifingi içişleri bakanından değil, MİT müsteşarından almış.
AKP'ye ve cumhur ittifakına oy kaybettiren bir başka önemli neden de zamlar.
Para suyunu çekince yurttaşın cebindekine göz diken AKP; iğneden ipliğe zam yapıyor.
Hem de öyle, böyle değil...
Partinin en ateşli savunucularından biri;
diyor.
O derece yani!
Her ne kadar gücünü artırmaya çabalasa da, daha önce arasının iyi olduğu batılı iş ortaklarıyla da, onlara karşı saldırgan bir tavırla izlenen dış siyaset, yabancı yatırımcılar tarafından caydırıdıcı olarak algılanmaktadır. Bu caydırıcılık ülke ekonomisine, doğal olarak, olumsuz yansımaktadır.
Bu hoşnutsuzluk; artık, bir zamanlar seçmenin % 79'unun oyunu aldığı bölgelerde de, yüksek sesle dile getiriliyor.
Financial Times; buna en çarpıcı olarak
İkizdere'de
açılmak istenen taşocağına yöre halkının gösterdiği demokratik tepkiyi gösteriyor.
AKP Genel Başkanı ve cumhura başkan Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan
Erdoğan
"Ey AK Partili idareciler!
Üç çocuğu olup da tek başına asgari ücretle çalışan bir babanın yerine koyun kendinizi.
Ay sonunda hesabınıza 2 bin 825 TL, 90 kuruş para geliyor.
Çocuklar okula yürüyerek gideceği için servis ücretine falan gerek yok, interneti zaten kullanmanıza gerek yok, birsürü gereksiz bilgi, o masrafınız da olmayacak. Eşiniz çamaşırı derede, yeşil sabunla yıkadığı için deterjan masrafı da yok. Arabanız olmadığı için benzindir, yağdır, onlara da gerek yok. Cep telefonunu kullanmadığınız için o masraftan da yırttınız, 6 aylık oğlunuza, doğar doğmaz, tuvaletini haber vermeyi öğrettiğiniz için bez masrafı falan da yok...
Geriye kalan para
1
375 lira, 90 kuruş.
Sizin, eşinizin ve çocuklarınızın bir ayda yiyeceği 90 öğün için öğün başı 15 lira 28 kuruş, yani kişi ve öğün başı 3 lira 82 kuruş.
Vallahi abiler...
Siz bir ay böyle yaşasanız, sosyal medyaya girer, devlete de, hükümete de, AK Parti’ye de veryansın edersiniz diyeceğim ama; telefonunuz da, internetiniz de olmayacağı için hiçbir şey yapamazsınız...
Önünüze sandığın konulacağı günü beklersiniz...
Ülkemiz zor günlerden geçiyor, ekonomimiz Gezi’den bu yana üzerimize oynanan oyunların bedelini ödüyor, üstüne üstlük bir de pandemi süreci vurdu, bunların hepsi doğru.
Ama vatandaşın çektiği sıkıntılar da yalan değil.
Sonuç!
Sonuç mu?
„Mevcut durumda, var olan ittifaklara oy verir misiniz?”
“Millet ittifakına oy veririm.”
% 30,1
“Cumhur ittifakına oy veririm.”
%
29,3
“Hayır, hiçbir koşulda oy vermem.”
% 7,8
SONUÇ; AKP ve CUMHUR İTTİFAKI AÇISINDAN HÜSRAN!...
Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…