CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; „İslam coğrafyası şiddetin, terörün, nefretin merkezine dönüşmüş durumda...“  dedi Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada. Haksız mı? "Üzülerek ifade edeyim ki; bugün, İslam coğrafyası şiddetin, terörün, nefretin merkezine dönüşmüş durumdadır." diyerek sürdürdü konuşmasını. Haksız mı? Barış, kardeşlik, adalet ve aklın egemen olması gereken din İslam, İslam coğrafyasında, Müslümanların ellerinde şiddetin, terörün, nefretin egemen olduğu bir dine ve inanca dönüştü. Kadının adı yok bu coğrafyada. Ayrımcılık, ötekileştirme, eşitsizlik, temel insan haklarının yok sayılması ve fütursuzca çiğnenmesi, çevreye saygısızlık, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik son sınırda. Bu çağdışı görüntünün nedeni de suçlusu da İslam değildir kuşkusuz. Neden ve suçlu bu coğrafyada yönetimi elinde bulunduran, ortaçağ kalıntısı insanlardır. Dinler ırkçı olamazlar doğaları gereği. Çünkü; dinler tek ırk için değildirler, her ırktan, her renkten, her cinsiyetten tüm insanlık içindirler. Dinler; anlayana ve anlamak isteyene, insan olarak kalmanın yollarını gösteren kurumlardır. Gerçek inanç sahipleri; her durum ve koşulda, yanadırlar. Onların bu yanı ve yönü terk etmeleri; kendi yurtlarında ve ortak dünyalarında yer bırakmaz. Bu durum savaş demektir. Savaş ölmek ve öldürmektir. Kandır savaş! Bu acı gerçeği görmek ve gereğini yapmak getirir yurda ve dünyaya barışı ve kardeşliği. Barışın ve kardeşliğin egemen olduğu yurtta ve dünyada hak da vardır, hukuk da, adalet de... Yurtta ve dünyada bir ağaç gibi tek ve özgür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamanın anahtarı da buradadır. İnsan kalmanın yolu budur. Erdemli olmanın, vicdan sahibi olmanın yolu bu yoldur. İyi insan olmanın, yaşamı iyi bir insan olarak yaşamanın temeltaşı erdemli olmaktır. Adaletin yolu; erdemli ve vicdan sahibi olmaktan geçer. Adaletsizlerin, paylaşma kültüründen uzakta olanların, ayrımcılık yapanların, ötekileştiren kara yobaz çetelerinin ortaya koydukları durumdur İslam coğrafyasında yaşanan bu çağdışı görüntü. Dinleri doğru anlayan gerçek inanç sahipleri ırkçılığı reddederler. Irkçılığı reddedenler barıştan ve kardeşlikten yana olanlardır. Irkçılığı reddeden toplumların yurtlarında ve dünyalarında egemen olan barıştır, kardeşliktir. Bu yurtlarda ve bu dünyada; derler insanlar. Demiri oya gibi işlerler hep beraber, hep beraber çekerler ağı denizden. Ancak o yurtlarda ve o dünyada yenir ballı incirler hep beraber. Bu yurdu ve bu dünyayı yaratmak nasıl insanın ellerindeyse, o yurdu ve o dünyayı cehenneme döndürmek de insanın ellerindedir. Her durumun, her sonucun nedeni insandır. İnsandaki akıl yeryüzündeki her şeyin terazisidir. İnsan; iyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı bu terazisiyle birbirinden ayırır. İyiden ve doğrudan yana olmak, kötünün ve yanlışın karşısında, yıkılmaz bir kale gibi, dimdik durmak insandadır.