
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 15 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Birleşmiş Milletler (BM) Taleban’ın yönetimi ele geçirdiği Afganistan’da kötüleşen insani kriz karşısında üst düzey bir bağışçı konferansı düzenliyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM’nin bu yıl Afganistan için 600 milyon dolar bağış toplama çağrısına öncülük ediyor. Taleban, ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’daki 20 yıllık savaşı sona erdirerek ülkeden çekilmelerinin ardından hızla başkent Kabil’e kadar ilerlemiş ve ülkede kontrolu sağlamıştı.
BM, siyasi istikrarsızlık, insani yardımların aksaması ve süregelen kuraklık sorununun ülkede giderek daha fazla insanın hayatını tehdit etmesinden ve kıtlığa neden olmasından endişe ediyor.
Pazartesi günü başlayan konferansta hedef, Batılı hükümetlerin ve BM’nin diğer büyük geleneksel bağışçılarının Taleban’a bir halkla ilişkiler zaferi ya da nakit para sağlamadan Afganlar’ın günlük hayatlarını sürdürebilmelerine yardım etmeleri.
BM ‘‘son gelişmelerin’’ uzun yıllar boyunca şiddet ve baskı ile karşı karşıya yaşayan Afganlar’ı daha da hassas bir duruma sürüklediğini belirtiyor. Bu gelişmeler arasında kuraklık ve açlık da yer alıyor. BM Dünya Gıda Programı Pazartesi günü düzenlenen konferansta sağlanacak yardımların öncelikli olarak gideceği kurum olacak.
Ortaklarıyla birlikte BM, yıl sonuna kadar, Afganistan’ın 11 milyonluk nüfusu için 606 milyon dolar yardım toplamayı umuyor.
Pazartesi günü BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Cenevre’de yapılan konferansla eş zamanlı olarak Kabil’e habersiz bir ziyaret yaptı. Grandi, Twitter’dan yaptığı açıklamada, insani ihtiyaçları değerlendireceğini ve aralarında 500 bini yalnızca bu yıl göç etmek zorunda kalan, yerlerinden olmuş 3 milyon 500 bin Afgan’ın durumunu da gözlemleyeceğini belirtti.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) bazı Afganlar’ın Afganistan’dan kaçanlar için geçmişte de sığınak durumuna gelen komşu Pakistan ve İran’a kaçabilecekleri uyarısında bulundu. Her iki ülkede de 20 yıl süren savaştan kaçan kalabalık bir Afgan nüfusu yaşıyor.
Taleban, ABD ve NATO askerlerinin ülkeden ayrılmaya başlamasıyla hızla vilayet başkentlerini ve son olarak da 15 Ağustos’ta Kabil’i ele geçirmişti. Taleban, kadınların çalışmasına ve eğitim almasına izin vereceğini, siyasi muhalifler içinse af çıkartacağını söylemiş, ancak bu açıklamalar, grubun katı İslami bir yönetim uygulayacağına dair kaygıları gidermeye yetmemişti. Taleban polisi bu süreçte gazetecileri dövmüş, kadın protestolarını şiddetle bastırmış ve tamamı erkek vekillerden oluşan bir hükümet kurmuştu.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!