
0 görüntülenme
CAHİLİYE DÖNEMİ YA DA GÜNAYDIN- TÜNAYDIN
Önce cahiliye dönemi ne demektir, hangi zaman dilimine cahiliye dönemi denir, ona bir açıklık kazandıralım.
İslam dininin kutsal kitabı, bu dinin peygamberine indirilmeden ve İslam dini yayılmadan önceki döneme deniyor cahiliye dönemi.
Milat, yani sıfır yılı başlangıç olarak alınırsa İslamiyet’le cahiliye dönemi arasında, yaklaşık 650 yıllık bir zaman var.
Bizdeki diyanet işleri başkanı sıfırla altıyüz elli yılları arasında kalan zamanda insanların birbirlerini günaydın ya da sözleriyle selamladıklarını çıkardı bu kez de torbasından.
Tam olarak söyledikleri şu:
Nereden biliyor bunları?
Bilmiyorum.
Dediğine göre onun bir bildiği vardır.
Koskoca ilahiyat profesörü ve diyanet işlerinin başkanı bunları işkembe-i kübradan atacak değildir herhâlde.
Bunu şöyle yorumladım ben:
Haksız mıyım?
Soru şu:
Bizim oralarda ağzından çıkanı kulağı duymayanlara, işkembeden konuşanlara, aklını kullanmasını beceremeyenlere deriz.
İslamiyet öncesi Arap Yarım Adası'nda yaşanan dönemdir. Kimi din tarihçileri aksini savunsalar da, o coğrafyayla sınırlıdır.
Bizi o coğrafyanın insanı sayan bir anlayış değilse diyanetin başındakinin anlayışı, ben de şimendiferim.
Bizi o coğrafyanın insanları olarak saymanın ardında yatansa İslam ümmeti anlayışının dışa vurumudur.
Biz; herhangi bir dinin ümmetinden insanlar değiliz.
Biz; laik, demokrat, sosyal bir hukuk devletinin bireyleriyiz.
Ümmet değil, yurttaşız.
, insanların Allah'ı olması gerektiği şekilde tanımadıkları, Allah'a kulluk etmekten uzaklaştıkları ve Allah'tan gelen ilahi hükümlülükler yerine kendi nefsini ve hevesini dinledikleri döneme verilen addır.
ya da selamı verenleri bu kefeye sokmak cüretini ne hakla bulmaktadır kendinde diyanetin başkanı?
nde; kan davaları yaygındır. Sürekli olarak kan davaları yaşanır. Bir ailenin diğer aileye düşman olması ve sürekli iki ailenin karşılıklı cinayetleri söz konusudur. Kabileler arası savaş süreklidir. Putperestlik yaygındır. İçki yasağı yoktur. Kumar oynanır. Tefecilik yapılır. Eşitsizlik egemendir. Rüşvet suç değildir. Bu dönemde kız çocukları doğar doğmaz, diri diri toprağa gömülür. Zina sıradandır. Köle almak ve satmak bir ticaret alanıdır.
Bütün bu saydıklarım o dönemin özellikleridir.
Diyanetin başındaki ilahiyat profesörüne göre birbirlerini ya da sözleriyle selamlayanların o dönemin insanlarından farkları yoktur.
deme de dur!
ya da dersen artığısın, ya da dersen 'nde kulsun, ümmettensin öyle mi?
Diyanetin başındaki ilahiyat profesörü bu dediklerine kendisi inanıyor mu sizce?
Bence hayır, inanmıyor.
Peki neden yapıyor ya da neden saçmalıyor?
Bu sorunun yanıtı onu diyanetin başına getirende.
Kim mi o?
Kusurumu bağışlayın!
Ben lafın tamamını aptala söyleyenlerdenim.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…