
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 15 Temmuz 2026
Ha-ber.com
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna seslenerek, Türkiye örneğinde tampon bölge oluşturmak için maddi ve siyasi pazarlık yapılması yerine göçmenleri kendi ülkelerinde tutacak projelere kaynak aktarılması gerektiğini bildirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna seslenerek, Türkiye örneğinde tampon bölge oluşturmak için maddi ve siyasi pazarlık yapılması yerine göçmenleri kendi ülkelerinde tutacak projelere kaynak aktarılması gerektiğini bildirdi.
Uluslararası kamuoyunda Afganistan kaynaklı göçmen trafiğinde Türkiye’nin hedef ülke olduğu ve Avrupa’nın ise olası kitlesel göçü Türkiye topraklarında durdurmak istediği yönündeki tartışma sürüyor. Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere iktidar partisi AKP ve lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeliler’i özellikle Avrupa’ya karşı pazarlık kozu olarak kullandığı görüşünü savunuyor. Türkiye’nin evsahipliği yaptığı 4 milyonu aşkın mülteci nüfusunun yanısıra şimdi Afganistan kaynaklı göçmenlere de kapıyı açmasına karşı çıkılıyor. Bunun yanında CHP ve diğer muhalefet partileri, Türkiye’nin yakın gelecekte Suriyeliler’i de kendi ülkelerine geri döndürmesi gerektiği ve bunun için Beşar Esad rejimiyle de diyalog kurulması görüşünü ifade ediyor.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Barış Günü kapsamında yurtdışındaki sol veya sosyal demokrat 96 siyasi partiye “Sosyal Dünya’yı Kurmak ve Uluslararası Dayanışmayla Sığınmacı Sorununu Çözmek” başlıklı bir çağrı mektubu gönderdi. “Bu çağrı mektubunu tarihsel bir sorumluluk bilinciyle kaleme alıyorum” ifadesiyle mektubuna başlayan Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna hitap eden çağrı mektubuyla CHP’nin göçmen krizini nasıl ele aldığını anlattı ve mültecileri güvenli şekilde evlerine göndermeye odaklanan işbirliğine ihtiyaç olduğu mesajını verdi. Kılıçdaroğlu, mevcut BM müktesebatı dışında yeni bir uluslararası hukuki çerçeve çizilmesi talebini dile getirdi.
İktidardaki Erdoğan ve AKP’nin adını vermeden yine de göç krizindeki pazarlıkları eleştirdiği gözlemlenen Kılıçdaroğlu “İnsanlık, bir kez daha keskin bir yol ayrımının eşiğinde bulunuyor. Yüzlerce yıllık ortak demokrasi birikimimiz hem ülkelerimiz içerisinde hem de uluslararası toplumda büyük zorlukların içinden geçiyor. Bu zor sınavlar içerisinde belki de en trajik olanını, özellikle bölgemizde bitmeyen çatışmaların ve savaşların da sonucunda milyonlarca insanın yer değiştirmek zorunda kalması oluşturuyor. Yerinden edilen milyonlarca insanın yüzleştiği insani kriz karşısında ne hükümetlerimiz ne de uluslararası toplum şimdiye kadar iyi bir sınav verebildi. Hatta milyonlarca insanın hayatı mali müzakerelerin yanısıra siyasi pazarlıklara dahi konu oldu” dedi.
Göçmenler üzerinden olası tüm pazarlıklara karşı olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, mevcut BM hukuku kapsamındaki göç anlaşmasından öte uluslararası arenada yeni bir göç anlaşmasına ve politikasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Böylesine zorlu bir dönemeçte; ihtiyacımız, insan hayatı üzerinden siyasi pazarlıkların yerine insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü değerlerine dayanan ortak bir çözümü ortaya koyacak uluslararası dayanışma ve işbirliğidir. Hep birlikte, ‘Sosyal Dünya’yı, inşa etmek zorundayız. Göç akışını durdurmak ve mültecilerin evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak için uluslararası hukuka ve insan haklarına dayalı bütünsel bir çerçeveye çok ihtiyaç vardır” ifadesini kullandı.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!