Neden olmasın? Türkiye’mizde, insanımızın, emekçi sınıfın insanca yaşam koşulları önündeki engelleri kaldırırsak, kaldırabilirsek eğer, neden olmasın! Cesaretimizi yitirmezsek, korkmazsak ve itaat etmezsek eğer, neden olmasın! Son 20 yılda izlenen insana ve emeğe düşman siyaset ve bunun sonucu olan yönetim biçimidir insanımızın bugün içine düştüğü, düşürüldüğü yaşam koşulları. Uygar dünyada, demokrasinin kurum ve kurallarıyla yönetilen ülkelerde en temel haklardan biri olan, anayasaların güvence altına aldığı, haber vermeden ve izin almadan kullanma hakkı olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan, kullanmak isteyen insanımıza uygulanan uygarlık ve demokrasiyle bağdaşması olanaksız şiddeti ortadan kaldırabilirsek, neden olmasın! İnsanlarımızın çığlığını sonlandırabilirsek eğer, neden olmasın! Sendikalar bağırıyorlar. Sivil Toplum Kurumları bağırıyorlar. Öğrenciler bağır bağır bağırıyorlar. Onların sesine kulak verir ve ne demek istediklerini, neden bağır bağır bağırdıklarını anlarsak ve gereğini yaparsak, neden olmasın! ilan ediyor Geçiniz! Ağzından çıkanı kulağının duymadığına en açık kanıttır bu ilan. Ülkemiz, insanımız ve emekçi halkımız ekonomik bir kurtuluşa mahkûmsa eğer; bunu, bu durum ve koşulları yaratanın kendi kifayetsiz yönetimi olduğunu bilse, kabul etse, böyle bir kurtuluş savaşını ilan eder miydi? Ülkeyi dinin doğmalarıyla yönetmek anlayışında olan bir insan bu kurtuluş savaşını kazanabilir mi? Yol göstericisini fizikötesinde arayan, yaşamın gerçek yol göstericisinin bilim olduğu gerçeğini yadsıyan bir kafa kazanabilir mi bu savaşı? Bireyci bir anlayışla, toplumcu bir anlayıştan fersah fersah ve siyasî bir bilinçle uzak bir kazanabilir mi bu savaşı? anlayışıyla yarattığı siyasal ve sosyal sonuçlarıyla yüzleşecek. Kaçamaz bu yüzleşmeden. anlayışıyla ülkenin tüm anamalını kediye yükledi. martavalı karın doyurmaz. Laf salatasıdır, karın doyurmaz. İnsanlar borç batağına saplandılar onun bu Kesin yoksulluktur anlayışının doğurduğu sonuç. Çalışabilir durumdaki 60 000 000 (altmış milyon) insanımızın 30 000 000'u işsiz! Oran % 50! İnsanlarımızı içine düştükleri, düşürüldükleri bu durum ve koşullardan kurtaracak olan insanı ve emeği en yüce değer sayan toplumcu anlayıştır. İnsanımıza insanca yaşayacağı koşulları sağlarsak, sağlayabilirsek, neden olmasın! Toplumun kendi öz değerlerini çağın değerleriyle buluşturabilirsek eğer, neden olmasın! Soru şudur: Bu sorunun doğru yanıtını bulursak, bulabilirsek eğer, neden olmasın! Toplumcu bir yönetimde; yönetenlerin, insanın ve emekçi sınıfın en bütünsel çıkarları dışında, özel çıkarları yoktur, olmaz, olamaz. Olursa, orada toplumcu bir yönetim yoktur. Olursa, orada yönetim de, yönetici de bireycidir. Bu durum ve koşullarda; cesaret ve özgüven gerekli, gerekliden öte zorunludur. Bu cesaret ve özgüvenle yönetilirse ülke, olur! Neden olmasın?