
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 13 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Ukrayna krizi İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçişi düzenleyen Montrö Sözleşmesi’yle ilgili siyasi tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.
Son olarak Brüksel’de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin orada rahat, güven ve refah içinde yaşaması bizim en samimi dileğimiz. Bu manada da Montrö Sözleşmesi’nin önemli olduğunu, buna gerekli desteğin sağlanması gerektiğini, Montrö Sözleşmesi’nin sağladığı düzenin bütün taraflar için yararlı olduğunu burada da ifade etme fırsatımız oldu” açıklaması dikkat çekti.
Akar’ın açıklaması, Montrö’yü savunan bildiriyi imza attığı için yargılanan Amiral Cem Gürdeniz’in eşi Rengin Gürdeniz gibi isimlerin tepkisine yol açtı. Rengin Gürdeniz, “Peki Montrö vazgeçilmezdir, ana fikrinde yazılan basın açıklamasına onay verdiği için eşim neden sekiz gün gözaltında kaldı? Neden bacağına kelepçe takıldı? Neden yurtdışına çıkma yasağı var? Neden mahkemede ifade verecek? Üç buçuk yıl esaretten sonra ikinci defa neden bunları yaşadık?” sorularını gündeme taşıdı.
Bugün de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de parti grup toplantısındaki konuşmasında, Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne karşı hamlesiyle birlikte oluşan savaş riskini, Montrö Boğazlar Sözleşmesi tartışması üzerinden değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, “Bölgemizde bir savaş istemiyoruz. Savaşın acımasızlığını en iyi bizim tarihimiz anlatır. Bölgedeki bir savaşın Türkiye'ye büyük zararlar vereceğini hepimiz biliyoruz. Tarafları sağduyuya davet etmek tüm dünyanın ortak talebi olmak zorundadır. Rusya 2014'e göre güçlü bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Doğalgaz, petrol fiyatları artıyor, bunlar da Rusya'nın işini kolaylaştırıyor. Döviz rezervi artmış durumda, akaryakıt ve doğalgaz fiyatları artıyor” yorumunda bulundu.
Ardından Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan’ın geçmişte Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açan sözlerini işaret eden Kılıçdaroğlu, “Bu girişi neden yaptım; Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açmanın nasıl bir ihanet olduğunu anlatmak için. Montrö dünyanın güvenliği için son derece önemli bir anlama. Tarihi bilmeyen, dünyayı okuyamayan birileri Montrö'yü tartışmaya açarsa bunun sonuçlarını herkesin bilmesi lazım. Tarihi, dünyayı bilmeyen birileri Montrö Sözleşmesi'ni tartışmaya açarsa bunun ortaya çıkartacağı rehaveti hepimizin bilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun sözleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kanal İstanbul” projesiyle İstanbul Boğazı’na alternatif geçiş yolu yaratma girişimiyle birlikte Karadeniz’le ilgili geçmişte Rusya’yı da rahatsız eden söylemlerine tepkisi oldu.
Erdoğan, 23 Aralık 2019’ta tarihinde “Kanal İstanbul”un hayata geçirilmesiyle ilgili “Ya bir boğazımız var İstanbul Boğazı... Ve zaman zaman yalılara bindiren kuru yük gemileri, tankerler bunları görmüyor musunuz? Ve hepsinden öte Montrö Antlaşması Türkiye'ye ne kazandırmıştır, ne kaybettirmiştir? Acaba bunu hiç düşündünüz mü? Fakat şimdi Kanal İstanbul'la, işte biz bunu onlara anlatacağız, göstereceğiz ve bunu görecekler” demişti.
“Kanal İstanbul” projesi ile ilgili AKP’nin ısrarcı tutumu gündemdeki yerini korurken, Erdoğan’ın tek imzasıyla 20 Mart 2021’de Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle birlikte yeniden Montrö Sözleşmesi meselesi tartışılmıştı.
AKP’li TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un anayasal açıdan uluslararası sözleşmeler konusundaki 29 Mart 2021’deki açıklaması sırasında "Cumhurbaşkanı isterse Montrö'den çekilebilir” ifadesini kullanması tartışmayı alevlendirmişti. Bunun üzerine 4 Nisan 2021 tarihinde emekli 104 amiralin imzasıyla yayımlanan ve kamuoyunda ‘Amiraller Bildirisi’ olarak bilinen bildiriyle, iktidara hitaben “Montrö Sözleşmesi’nin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz” ifadeleri yer almıştı.
Bildiride, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine atıfta bulunulmuş, “Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşması'nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir” denilmişti.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!