
Zeytin ağacını bir adının “
ÖLMEZ AĞACI” olduğunu, kim bilir belki siz biliyordunuz da, ben bilmiyordum.
Yazımın başlığına onun yeni öğrendiğim adını aldım.
Bir kez daha, yeniden, üstüne basa basa, çok güçlü bir vurguyla:
Ölmez Ağacı'ma Dokunma!
Onun yaşam alanlarını madencilik çalışması uydurmasının ardına, sinsice, haince saklanarak yağmaya açma!
Bak, neredeyse tüm ülke ayağa kalktı.
Bağır bağır bağırıyoruz.
Seni, o yaş ağaca balta vuran ellerini, zeytinlerimizden çekmeye çağırıyoruz.
Yaş ağaca balta vuran ellerin onmayacaklarını bilmiyor musun sen?
Yasal tüm yollara baş vurulacak o acımasız ellerinin kırılması için.
Ellerin kırılmadan kaldır
Ölmez Ağacı'nın katline vacip fermanını!
Katili olacaksın
Ölmez Ağacı'nın.
Tırnaklarının dibine onun kanı da bulaşacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi,
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı odalar,
Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), SOL Parti,
İYİ Parti ve Ulusal Zeytin Konseyi, Ayvalık Belediyesi Danıştay’a başvurdular bile.
Yargıçların iki elleri de yakanda.
Vakit varken kendine gel!
Katletme
Ölmez Ağacı'nı!
Katledilmesine yol verme!
Bodrum Belediyesi ve
Milas Belediyesi, odalar ve dernekler de girdiler yargıya baş vurma sırasına.
Bu seslere kulak ver!
Akhisar Çevre Derneği,
Salihli Çevre Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Akhisar Belediyesi önünde bugün yönetmeliğe karşı kitlesel basın açıklaması gerçekleştirecekler.
Bu kez olsun, yaşamında bir kez olsun bir kulak ver bu seslere!
CHP Aydın Milletvekilli Süleyman Bülbül Danıştay’a başvurduğunu açıklamış.
“Neden?” diye bir sor kendine!
Ege Bölgesi’nde bulunan zeytinlik alanlarının bitki örtüsü ve zeytincilik çalışmaları nedeniyle oluşturduğu artı değerin iş alanı ve ekonomik gelir olarak katkı sağladığını belirtiyorlar bu işi bilenler.
Sence bunun bir anlamı ve önemi yok mu?
Jeotermal santraller, rüzgâr santralleri ve madencilik çalışmaları nedeniyle olumsuz etkilenen zeytinlik alanlar, senin
Ölmez Ağacı'nın katline icazet verdiğin yönetmenliğinle hepten yok olacaklar.
Amacın bu mu senin?
Anayasa’nın 56. maddesi ne diyor, bak!
„Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. “
Bundan da mı bîhabersin?
Ankara’da, senin
kaçAK Saray'ının da bulunduğu başkentimizde Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (HAY-KOOP),
TMMOB, Türkiye Biyologlar Derneği,
Türkiye Ormancılar Derneği;
“Zeytinliklerimizin madencilik, enerji, petrol ve doğalgaz arama, jeotermal tesisler, sanayi, turizm, imar amaçlı talanına yönelik girişimler geçmişten günümüze gündemden düşmüyor. Anayasa ve de yasalardaki koruyucu hükümlere rağmen 2002 yılından beri sürekli gündeme gelen mevzuat değişiklikleri, doğayı ve tarımı korumaya duyarlı kesimlerin toplumsal mücadelesi ve hukuk mücadelesi ile defalarca yargı tarafından durduruldu.” açıklamasını yaptılar.
O açıklamaya da kulakların kapalı...
Yasalara ve yargı kararlarına zerre kadar saygın yok, biliyoruz da, sormadan da edemiyoruz.
Yasalara ve yargı kararlarına hiç saygın yok mu senin?
“Para suyunu çekti. AKP hükümeti; parayı mirasyedi anlayışıyla tüketti, parasızlık onun gözünü zeytinliklere çevirdi. Eğer geri adım atılmazsa Balıkesir’de de, İzmir’de de, Aydın’da da, Bursa Gemlik’te de biz milyonlarla miting yaparız, buna izin vermeyiz.”
diyor bu ulus, bu halk.
Yasa gereği ve zorunluluğu zeytinlikler korunuyor.
Türkiye’nin değerli arazileri, değerli bölgeleri korunuyorlar.
Sanıyorsun ki; bu ulus, bu halk
Ölmez Ağacı'nın kesilmesine izin verecek.
Her konuda olduğu gibi, bu konuda da yanılıyorsun.
Bu ulus, bu halk
Ölmez Ağacı için tüm yurtta ayakta ve alanlarda...
Onu katletmene, katlettirmene, bu cinayet için verdiğin fermana geçit vermeyecek...
Ferman senin olsa da
Ölmez Ağacı bizim.
Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!