Ar damarı; insan vücudunda çatlamaya en uygunluktaki damardır. Türkçe ’de utanç duyulacak şeyleri sıkılmadan yapan, utanmayı bırakmış kişiler : ‘’Ar damarı çatlamış!’’ Yaratıklar olarak vurgulanır. Her dönemde ar damarı çatlamış, her katmandan kişiler olurdu. Ama şu yaşadığımız dönem kadar fazla değildi. Yönetimde, siyasette, ticarette, inanç katmanlarında, medya da az da olsa yargıda bu tıynette kişiler vardı. O dönemlerde öylesi kişiler toplumun karşısına çıkmaya çekinirlerdi. Diğer insanlar onlarla karşılaştıklarında bulaşıcı bir hastalıktan kaçarcasına onlardan uzaklaşırlardı. AKP iktidarının, desteğindeki kumpas dönemlerinde bu illete önce dönek Marksistler, numaracı Cumhuriyetçiler ve Neo Liberaller yakalandılar. Medyada, bürokraside akçeli köşelerde iktidarın yolsuzluklarını , kamuoyundan görevleri yanında; , ve alanında sınır tanımayanlar ülkeyi neredeyse damarı r hurdalığına çevirdiler. Kontrollü Darbe sonrası, tavandan tabana siyaset-ticaret- tarikat-medya-yargı hatta TSK’da yeni oluşumlar oluşturuldu. döneminin en sadık müritleri iken, darbe denemesi sonrası ar damarlarını çatır çatır avına çıktılar. Dün yerine, ’yısayarak resimler çektiren, kirli mendilini, teşbihlerini kutsal emanet sayan siyasetçiler, bürokratlar, gazeteciler, Pelikancılar, tetikçi muhbirler formasını giyerek azgın birer oldular. Hele FETÖ medyasında tetikçilik, muhbirlik,  dalında takım olmak için evlenen Nagehan ve markalı Rasim Ozan Kütahyalı bu sayede Bank Asya’dan aldıkları üç milyonluk krediyi ödemekten kurtuldular mı? Şimdilerde ağzından tükürükler saçarak spor programları yapan Rasim Ozan Kütahyalı, bir spor programında Eski Fenerbahçe ile şimdiki Kulüp yönetimi konusunda   tartışmalarını fırsat bilerek, Ali Koç’a şirin görünmek için eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım için iftirası üzerine Ali Koç: tepki göstermiş: Diyerek tetikçinin oyununa gelmedi AKP Genel Başkanı, Kılıçdaroğlu’nun Alevi olmasını özenle vurgularken yobazlara hedef göstermesine, düşkünlerden , Kılıçdaroğlu’nu ilan etmesi ile diyordu. DP Başkanı iken; yemin etmişken, Bahçeli’nin kanatları altında, bir bakandan çok dil ölçüsünü kaybetmiş sokak fedailerine özendi. Bahçeli ve Erdoğan ne devlet adamlığına ne insan terbiyesine uymayan hakaretleri birbirine ederken, Bahçeli’nin mutadı gereği çark edince, aynı düzedeki hakaretleri şimdi birlikte muhalefete yapmaktalar. Süleyman Soylu, Külünk’e ödenen on bin Dolar rüşveti ihbar için ar damarı sağlam bir savcı arayışını sürdürmeye devam ederken; dönüşü sadece Soylu yapmadı. Numan Kurtulmuş, Erdoğan için Mehmet Metinerdediklerinde Rahmetli Demirel’in o meşhur tarihi sözü akıllara geliyor: sözü her meslek için söylenebilir. Lakin her dara düşen namuslu, hukuka inanmış insanlarımızın dediği: Var denilen bir dönemden: Fetö yandaşlığından, yoldaşlarını muhbirleyerek kurtulan kadının eşi, AKP’den aday olarak safını seçip seçilemeyince hakim olarak atanınca, berat etmiş kişilere Ömür boyu müebbet ile on sekiz yıl diyerekten hapis cezası verirse ile davasının birleştirmesini istedi. . Bunun üzerine olarak geçici olarak görevlendirildi. ‘’Emredilen cezaları verirse! Yıldız AKALIN