
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 11 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin terör tehdidi gerekçesiyle Suriye’nin kuzeyine yönelik yeni sınır ötesi operasyon hazırlığına karşı “İdlib’teki terör tehdidi” için yapılan mutabakatı anımsatarak, Ankara’nın hassasiyetini anlamakla yetindiğini söyledi.
Lavrov, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısında, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin özellikle PKK bağlantılı olarak PYD-YPG’yi hedef aldığı operasyon hazırlığı açıklamasını değerlendirdi.
Lavrov, Suriye konusunda “sadece Çavuşoğlu’na yönelik soru” yöneltilmesine karşı Çavuşoğlu’nun açıklamasının ardından “Kime sormuştunuz, yanılmıyorsam ben de bu vesileyle soruyu yanıtlamalıyım” diyerek yorumunu paylaştı.
Lavrov, “Anayasa Komisyonu’nun sekizinci tur görüşmeleri oldu. Nur-Sultan’da da gelecek hafta görüşmeler olacak. Son dönemde Suriye’nin kuzeyinden ülkemize yönelik terör saldırılarında sistematik artış da mevcut. Bu son gelişmeler ve Türkiye’nin meşru güvenlik önlemlerine ilişkin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz? Barış Pınarı Harekatı sonrasında bir mutabakat metni (Rusya ile) imzalanmıştı, ikili görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi?” şeklindeki soruyu iki boyutlu yanıtladı.
Suriye’ye yönelik “Türkiye’nin meşru önlemleri” çerçevesindeki askeri operasyon hazırlığına ilişkin İdlib’i vurgulaması dikkat çeken Lavrov, sınır bölgesinde ABD’nin PYD-YPG ile yürüttüğü ilişkisi içinse “besleme” ifadesini kullanarak, Rusya’nın Ukrayna’ya aynı gerekçeyle askeri harekat yaptığı görüşünü işaret etti. Lavrov, “Liderlerimizin görüşmelerinde defaten Suriye meselesi görüşüldü. Evet, 2019’da ayrıca İdlib silahsızlanma bölgesinde mutabakat zaptı imzaladık, terör örgütleri kaynaklı terör tehdidini ortadan kaldırmak için de bir belge imzaladık. Bu belgelerde (her iki mutabakat zaptını kast ediyor) yazan tüm hedefleri, tüm maddeleri paylaşıyoruz. Türk dostlarımızın sınırlarında oluşan tehditler ile ilgili hassasiyetlerini dikkate alıyoruz. ABD gayri meşru olmak üzere oradaki bir takım örgütleri besliyor. Biz buradaki hassasiyetlerinizi anlıyoruz. Rusya ile de aynı aktörler, aynı faaliyetlerde bulunuyorlardı, çok iyi biliyorsunuz, bu tehditler bizim sınırlarımıza da dayanmıştı” dedi.
Sergey Lavrov, Suriye’de kalıcı barışı sağlamak amacıyla Cenevre’deki görüşmelere ilişkin Çavuşoğlu’nun eleştirisine karşılık ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) kararlarını gündeme getirdi. Lavrov, “Anayasa Komisyonu çalışmaları yavaş gitse de hükümet ve muhalefet temsilcisi heyetler daha yapıcı olabilirdi. Ama ABD ve Batılı partnerlerimiz, ‘Esat rejimi Suriye’yi yönetirken biz herhangi bir şekilde uyguladığımız kısıtlamaları kaldırmayacağız’ ifadesini kullandı. Orada (Suriye’de) sosyo-ekonomik sorunlar artıyor, uluslararası toplum bu sorunları çözmek yerine tam tersine oradaki şartları daha da arttırıyor. Halbuki Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü sağlamaları gerekiyor, BMGK’nın bu konuda kararları var. Bir yıl önce orada sosyal yapı ve alt yapı kurulmalıydı ama bu konuda adım atılmıyor. Uluslararası toplum bu konuda etkin olmalı ve BM’de bunun sponsorluğunu yürüten kuruluşlar da daha faal olmalı. Amerikalılar ‘Sezar kanunu’ diye bir şey kabul etti Suriye’de. Ülkeyi bu kısıtlamalarla boğuyorlar. İnsani yardım konusunda bile doğru düzgün yardım yapamıyoruz Suriye’ye” diye konuştu.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!