1. Maddesinde zırtlıyor.
Hukuk insanları; “Herkes içeri girebilir bu kanunla. İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte yaptığınız, söylediğiniz her şey bir suç oluşturabilir. Değişiklikle yeni bir suç oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda bu suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde kullanılagelen mevcut içtihat (yürürlükte olan yargı kuralları. HA) da çöpe atılarak yeni kriterler (ölçütler. HA) getiriliyor." diyorlar. AKP ve MHP’nin, Cumhur İttifakı'nın yani, ortak önerisi olan ve kamuoyunda olarak adlandırılan dün gece TBMM Genel Kurulu’nda, oy çokluğuyla onaylandı. 40 maddeden oluşan 7418 sayılı yasanın, ise kamuoyunda en çok tartışılan madde oldu. Bu durumda çekilecek ceza 4,5 yıla kadar çıkabilecek.  Ceza 2 yılın üstünde olduğu için yargılanan kişi cezaevine girecek. Yasanın belirsizliklerle dolu olduğuna vurgu yapan hukuk insanları bu madde için; . Olmayan bir suç oluşturuluyor bu maddeyle. Suçun oluşup oluşmadığına kimin karar vereceği belirsiz. TÜİK’in enflasyon rakamlarının yanlış olduğunu söylemek, pekâlâ bu yasaya aykırı davranmak oluyor, bir suç oluşturuyor. Örneğin; bir gösteri yürüyüşü yapmak, bu bir tehlike oluşturmasa da, kamu düzeni bakımından gerekçesiyle suç sayılabilecek. Doğaldır ki; bu, İnfaz Kanunu’nda değişiklikler yapılmasını da birlikte getirecek. İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklikle iki yıldan aşağı olan cezaların ertelenmesi kaldırılacak.  Adalet Bakanı; diyor. İşte tam da burada 29. maddesinde diyor. Neden mi? Çünkü Türkiye seçime gidiyor ve yönetimdeki erk dikensiz gül bahçesi istiyor. diyor. Sanki çoktan yaratmamış gibi; korku toplumu yaratmak istiyor. Kişiler değil, kurumlar da, özellikle de basın kurumu, susturulmak isteniyor. Gerçek haberin yapılmasını, halkın gerçeği öğrenmesini engellemektir amaçları. Salt düşünceyi açıklama özgürlüğünü ortadan kaldıran bir yasa değildir bu yasa. Bu yasa; gerçeği karartma yasasıdır. Halkın seçimlere karanlıkta girmesidir istenen. Bilmesin, değerlendirmesin. Bildiği kadarıyla değerlenirsindir istenen. Otokrasi; düşünceyi açıklamaya karşıdır. Otokrasi demokrasinin karşıtıdır. Düşüncenin açıklamasını yasaklayan yönetimlere de demokrasinin -d'si bile yoktur. İnsanız biz. Bu yasayı koyanlar bizim insan olma hakkımızı alıyorlar ellerimizden. Bilgisunar (internet); yapılışı gereği kamusal erişime açıktır. Öyle olduğu için bir içeriği bilgisunar ortamına koyduğunuzda kendiliğinden açıklık kazanır, alenîleşir. Burada paylaşacağımız bir bilgi bize karşı kullanılabilir ve suçlu duruma düşebiliriz. Adaletin bakanına kalırsa, işlediğimiz(!) suçun karşılığı olan ceza 1 gün bile olsa soluğu kodeste alabiliriz. Salt bilgiyi sunanla sınırlı da değil ha bu kodes olasılığı. O bilgiyi paylaşanlara da, suç ortaklığından, kodes yolu açık... Sözün özü; Demokles Kılıcı gibi tepemize konacak olan ; diyor. Diyor demesine de; üç maymunu oynayacak mıyız? Görmeyecek miyiz? Duymayacak mıyız? Susacak mıyız? Korkacak mıyız? Efendim! Ne buyurdunuz? Duyamadım da...