
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 10 Temmuz 2026
Ha-ber.com
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP-HDP görüşmesine ilişkin “Açılımcılar kumpanyası” benzetmesinde bulunarak “Zaten hiç ayrılmadılar ki… Zaten hiç küsmediler ki… Çünkü onlar birbirine kalple bağlı, ruhla bağlı, zihinle bağlı. HDP vekilleri, genel başkanlarını tutukladığı, belediyelerine kayyum atadığı için sabah akşam eleştirdikleri AK Parti ile aynı masaya oturmaktan, zerre utanmadılar” dedi.
Akşener, TBMM’de İyi Parti grubundaki konuşmasında, 2 Kasım’da anayasa değişikliği gerekçesiyle Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş başkanlığındaki AKP heyetinin HDP yönetimiyle görüşmesini eleştirdi.
“Açılımcılar kumpanyası' yeniden seyircisiyle buluşuyor” diyen Akşener, AKP ile HDP arasında yürütülen Kürt sorunu çözüm süreci ve Oslo, Dolmabahçe gibi görüşme adımlarını hatırlattı. İyi Parti’nin de bulunduğu muhalefet cephesindeki CHP, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’ne yönelik HDP’yle iş birliği gerekçeli suçlamalarda bulunulduğunu da anımsatan Akşener, iktidar cephesindeki AKP ve MHP tarafından altılı masaya “terörizmle ilişki” iddiasıyla ilgili olarak yapılan suçlamalar ardından HDP’yle AKP’nin görüştüğüne vurgulayarak sert eleştirilerde bulundu.
Akşener, “Karşınızda; ‘Açılımcılar kumpanyası’ Ne diyelim, Allah bozmasın
Ve beklenen nihayet gerçekleşti! ‘Açılımcılar kumpanyası’ yeniden seyircisiyle buluşuyor! Kumpanyacılar en sonunda merdiven altlarında yürüttükleri sufle çalışmasını bırakıp kamuoyuna resim verme aşamasına geldiler. Kumpanya afişi ve basın bülteni, şöyle olmalı: ‘Cumhuriyete karşı, el ele, omuz omuza’. Yüz yıllık yıkım süreci olan, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı anayasa değişikliği kisvesiyle sokulacak yeni çomaklar kaşınacak yaralar ve verilecek yeni hasarların büyük tiyatrosuna, hepiniz hoş geldiniz. Başı sıkışınca, ‘vesayet’ diyenlerle, başı sıkışınca, ‘demokrasi’ diyenler, yine bir arada. Uzun bekleyiş artık sona erdi. Karşınızda; ‘Açılımcılar kumpanyası!' Zaten hiç ayrılmadılar ki… Zaten hiç küsmediler ki;çünkü onlar birbirine kalple bağlı, ruhla bağlı, zihinle bağlı. Dahası onlar birbirine omerta yasalarıyla bağlı. Onlar birbirine, uzattıkları kırmızı karanfillerle bağlı. Evet, belli ki, ‘Açılımcılar kumpanyası’ yeniden seyircisiyle buluşuyor. Ak Parti ve HDP milletvekilleri, Sayın Erdoğan’ın direktifleriyle başlayan, anayasa yapım süreci için, bir araya gelip oldukça mutlu, neşeli ve sevinçli, bir görüntü vermişler. Ne diyelim, Allah bozmasın” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “ilkesiz” ve “iki yüzlü” gibi ifadelerle hedef alan Akşener, “Biliyorsunuz Sayın Erdoğan bir süredir fellik fellik, bir arayış halindeydi. Arıyordu, tarıyordu, bir türlü bulamıyordu. Sonunda muradına ermiş. 6’lı masanın sağında, solunda, altında ararken; kendisi nihayet HDP’yi kendi bakan ve milletvekillerinin yanında bulmuş. Ama görüyorum ki, bu tablonun içinde barındırdığı çelişkileri, anlamakta zorluk çekenler, garipseyenler var. Hatta, Ak Parti’yi içine düştüğü tutarsızlıktan dolayı, eleştirenler de var. Ama açıkçası, biz bu durumu, hiç garipsemedik. Çünkü biz, Sayın Erdoğan’ı çok iyi tanıyoruz. Kendisinin, sadece koltuğu sallanana kadar var olan, vatanseverliğini, biz en başından beri biliyoruz. Hatırlayın; Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçebilmek için, PKK ile yürüttüğü, ‘Açılım Süreci’ni”, o başlatmıştı. Hatırlayın; Oslo’yu o planlamıştı. Habur’da konfetileri, o patlatmıştı. Hatta teröristlere, lahmacun partileri bile vermişti. Hatırlayın; İstanbul seçimini kazanabilmek için teröristbaşının mektubunu, devletin kanalında, yine o okutmuştu. Çünkü Sayın Erdoğan için PKK’yla masaya oturmakla, PKK’ya karşı mücadele etmek arasında, ideolojik bir fark yok. Çünkü onun tek bir ideolojisi var; o da, iktidarda kalmak. Eğer ki şimdiye kadar Sayın Erdoğan’a, iktidarı müjdeleyen şey, açılım süreci olsaydı, geçtim HDP’yi, bugün, PKK’yla müttefik olurdu. Bakın, Sayın Erdoğan, en başından beri ne demokrasiye, ne sivilleşmeye, ne çözüme, ne de terörle mücadeleye inandı. Çünkü onun ve çevresindekilerin, bu tür fikirlerle, ideallerle, siyasi programlarla ve tutarlılıkla, işi yoktur. Yeter ki, kendi işleri görülsün, her türlü kılığa girerler. Düzenleri sürsün diye, her şeyi mübah görürler” dedi.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!