
Günlük bir gazetemizde yer alan haberin başlığı her şeyi anlatıyor işin gerçeği.
Haberin başlığı şöyle.
KAPIKULE'DE YILBAŞI ALIŞVERİŞİ YOĞUNLUĞU
Bu yoğunluğu oluşturanlar Bulgarlar.
Araçlar dolusu geliyorlarmış Edirne'ye. Öyle uzun araba kuyruğu oluşturuyorlarmış ki gelen Bulgarlar, sınırda uzun zaman beklemek zorunda kalıyorlarmış Türkiye'ye girerken.
Sıkı durun salt alışveriş yapmak için de değil.
Yılbaşı’na Türkiye'deki otel ve lokantalarda eğlenerek girmek için de geliyorlarmış.
Otelleri ve lokantaları kapatıyorlarmış.
Neden yapmasınlar?
Ben, bu yazıyı yazarken 1 Bulgar Levası 9,5 Türk Lirasına eşitti.
1 Leva veren Bulgar, 9,5 Türk Lirası alıyor.
Neden yapmasın?
Bulgaristan’da yapacaklarının 9,5 katını yapma olanağını ve fırsatını yakalamış.
Ülkeyi bu duruma düşürenler utansınlar.
Ülkeyi uçurduklarını, gek gek bağırarak haykırsalar da, yiğidi kuru soğana muhtaç ettiler 20 yılda.
Türkiye'ye yılbaşı alışverişi için gelen bir Bulgar bakın ne demiş:
"Bulgarlar yoğun olarak baklava tüketiyor. Edirne'de alışveriş yapıyoruz. Peynir, tekstil, deterjan alacağız. Yılbaşı için baklava çok alıyoruz."
Ört ki, ölem...
Bir başkası;
"2023'e nasıl gireceğiz bilmiyorum, çok yoğun. Bulgaristan'dan geliyoruz. Edirne iyi şükür, memnunuz."
Ağlanacak bu durumumuzu kendimiz edip, kendimiz de bulmadık.
Bizi bu duruma kifayetsiz yöneticiler düşürdüler yirmi yıl içinde.
Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi;
"Balkanlardan gelecek olan yoğun bir misafir trafiğimiz var. Şu andaki rezervasyon yoğunluğumuz, Edirne'deki bütün otellerin toplamı, yüzde 70'ler civarında. Son geceye kadar bunun yüzde 80-85'lere kadar ulaşacağına inanıyoruz." derken ağzı kulaklarındadır.
Ona ne kuru soğana muhtaç olan yiğitten...
Tüm Balkanlardan, Yunanistan'dan akın akın geliyorlarmış Edirne'ye.
Edirne 2 bin kişinin üzerinde konuk bekliyormuş yaban ellerden.
Yılbaşı gecesi konuk edilenlerin yüzde yetmişi oralardan geleceklermiş. Yüzde otuz kadarı da yurt içinden.
„Yurt içinden“ dememe bakmayın, Edirne ve çevresindendir o yüzde otuz.
Otobüs bileti fiyatları uçak fiyatlarını yakalamış durumda yurt içinde. Yurtdışı konu dışı. Kim kalkacak da başka bir bölge ya da kentten Edirne'ye gelmeye cüret edecek.
Mutfağa para bulamıyorlar insanlar.
Büyük çoğunluğu insanlarımızın „Bugün karnımız doydu, yarına Allah kerim!“ durumundalar ne yazıktır ki...
Cumhura Başkan her ne denli sırtında seksen beş milyonu taşıyan küfeci bir hamala benzetse de kendini, işin gerçeği kendisi seksen beş milyonun sırtındaki küfedeki yüktür.
kaçAK SARAY'nın 2023 yılı bütçesi 6 600 000 000,00 (Altı milyar altı yüz milyon) TL.
Her gün 18 000 000,00 TL harcıyor devletin parasından sarayına.
En düşük işçi ücreti 8 506,00 TL olarak açıklandı.
18 000 000'u bölün 8 506'ya, bakın kaçAK SARAY bir günde, en düşük ücretle çalışanların bir ayda aldıkları paranın kaç katını harcıyor, görün.
Sırtında taşıdığı küfedeki yükmüş seksen beş milyon...
İnsan bunu söylerken bile utanır, azıcık ar duygusu taşısa, ar damarı çatlak olmasa...
Başlığa dönelim ve soralım:
Gülelim mi ağlanacak durumumuza?





Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!